Bedri Çallı

Çöpler + insan atıkları ve sağlığımız

2007-03-14 01:23:34

Çevre denince Hakkari dışında her yerde ekolojik denge ve eko sistemde bulunan tüm güzellikler akla gelir, ama ne yazık ki ilimizde Hakkari ve Y.ova Belediyelerinin Kanalizasyon atıklarını arıtılmadan Zap suyuna akıtılması, yine bu iki Belediye’nin Çöplerini aynı şekilde bir kısmını Zap suyuna, diğer bir kısmını ise görüntü ve kokusuyla sağlıksız bir ortama bırakılması akla gelir.

Hatta 70 bin nüfuslu Yüksekova ilçesinde halen kanalizasyon olmadığı için çağ dışı bir sistem olan septik çukurları ile kanalizasyon görevi giderilmeye çalışılıyor. Bu işte en enteresan durum ise toprak altına verilen bu kadar pislik’e rağmen Yüksekova içme suyunun büyük bir kısmı halen artezyen koyuları ile gideriliyor.

Ve yine en enteresanı da birileri atanmış olarak, birileri de seçilmiş olarak Hakkari’yi yada Yüksekova’yı yönettiğini zan ediyor ve bununla övünüyor.

Hakkari’de Şehrin içinden Katramas ve serink adında iki tane doğal dere geçer, aynı şekilde Yüksekova ve Şemdinli ilçeleri de aynı durumdadır. Tartışmasız tüm bu derelerin iki tarafında iskan eden vatandaşlar, kanalizasyonlarını ve çöplerini bu derelere akıtır ve atarlar. Velhasıl görevini yapmayanlar olunca her kes kendine kural koyar.

Mersin’de bu derelerin bir benzerini gördüm, derenin içine tabanın tamamına demirli grobeton ve iki tarafı aynı şekilde perde beton, üzerine tabliye ve bu tabliyenin üzerinde Pazar kurulduğu, işportacıların mekan kurduğu, caddelerin geçtiği ve daha bir çok şekilde kullanıldığını gördüm.

Bu derelerin her biri ayrı ayrı bir bütün olarak projelendirilmeli ve imkanlar ölçüsünde bir noktadan başlayarak yıllara bölerek yapılmalı. Bu dereleri ıslah etmede asli görevi olan DSİ, Belediye yada İl Özel İdaresinden bu konuda çıt yok.

Yerel yönetimler ehil olmayan insanların ellerinde kötü yönetime dönüşür ve siz de çekersiniz. Bir siyasetçimizin güzel bir sözü vardı. Liderlik aslında doğuştandır, insanların benliğinde ve kişiliğinde doğal olarak vardır. İnsanlar daha sonra eğitim alır ve bu kişiliği bilgi ile donatırlar, derdi. Yani her insan birinci insan olarak doğmaz. Siz bu tezin aksine birini yöneticiliğe yani birinci adam olarak bir yerlere getirirseniz bunun cefasını da çekersiniz.

İl ve ilçelerimizin kanalizasyon ve evsel atıkları ilkel yollarla hiçbir arıtma, ıslah yada ayrışmaya ihtiyaç duyulmadan akarsulara bırakılmaktadır. Bu nedenle bilinen bu akarsuların etrafındaki köylerde yaşamlarını sürdüren ve bu akarsudan yararlanan insanlar ve doğal varlıklar her geçen gün zarar görmekte, kirlilik her kesin gözü önünde hayatı yaşanmaz hale getirmektedir.

Çevre ve Orman Bakanlığının çöpleri ayrıştırma ve geri dönüşüm ile ilgili projesinin varlığını biliyorum. Hatta bundan önce Erziki’de bu işlemin yapılacağı belirtilmişti. Aradan iki yıl geçtikten sonra, şimdi ise ikinci bir yer tespiti çalışması olduğunu biliyorum. Bu kadar hantal bir çalışma ve samimi olmayan bir çalışma yoktur.

Ben bir yıl önce yine ilgili yetkililerimizin bulunduğu bir ortamda bu projenin hemen hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını, bu uzun vadeli bir projedir, kısa vadede neler yapılması mümkün, bunun üzerinde durulması gerektiğini ifade ettim. Ama nafile, onları dürtecek bir güç olmalı ki, burada böyle duyarlı ve etkili bir güç yok.

Bilindiği gibi daha önce Yüksekova Belediyesi evsel ve tıbbi atıklarını Mehmet ağa köprüsünün bir km. ilerisinde Nehil akarsuyuna bırakırdı. Vali Orhan IŞIN zamanında benim çabalarım sonucu Yüksekova Belediyesine onyedimilyar ceza vermesinden sonra, sözünü ettiğim noktadan bir km. aşağısında (mevcut çöp merkezi) köy muhtarına dörtmilyar ödeme yapılarak çöp merkezi haline getirdiler. Ben o zamanlar bile yeni tespit edilen bu merkezin sadece bir formaliteyi yerine getirdiğini ifade ettim. Buranın uygun olmadığını sürekli dile getirdim ve söylemeye devam edeceğim.

O zamanlar bu tür bir cezanın Hakkari Belediye’sine verilmesine de vesile oldum. Kimse kusura bakmasın ben bunu açık bir şekilde yaptım. Benim Belediye’min, çocuğumun sağlığı ile alay etmeye hakkı yoktur.

Özellikle Zap vadisinde bulunan canlılar ve bunların halk tarafından sofralarda tüketildiğini göz önünde bulundurursak, Tıbbi ve benzeri atıkların ne denli tehlikeli sonuçlar ortaya çıkardığını düşünmek gerek. ayrıca kesici demir ve cam gibi atıklarında Zap suyunda serinlemeye çalışan gençlere ne kadar zarar verdiğini, belki Zap suyunda boğulan bir çok insanın ölüm nedenlerinden bir tanesidir.

Hakkari halkının yaşadığı hastalıkların %50’si sağlıksız ortam ve sağlıksız gıdadır. İnsanlar çöp yemiyor, amma inekler çöpü yedikten sonra, o çöpün ürünü olan süt ve yoğurdu yer. Evet inansalar çöp yemiyor, amma Zap’a saldığımız o her türlü çöple beslenen balıkları yer. Sağlığımız Allah’a emanet

İl ve ilçe yerel yönetimlerimizin bir şansı var. Eğer Irak devleti gibi gelişmemiş ve düzensiz bir devlet yerine, güney sınırımızda Avrupa’nın herhangi bir ülkesi olsaydı, şimdi elli defa uluslar arası mahkemelerde yargılanmış olacaktı. Çünkü neticede bu kirli suyu o ülkeye akıtıyoruz. 13.03.2007

Bu yazı toplam 10720 defa okunmuştur