İrfan Sarı

Cizre dolaylarında çocuk ölümleri

17 Ocak 2015 Cumartesi 16:01

Cizre’de ölüm ve gerginlik durulmuyor. 

Yüksekova’da da denenen ve kısmen başarılı olan bu kışkırtan yaklaşım halkın ve sivil toplum kuruluşlarının duyarlılık yaratmasından sonra duruldu.

Hatırlayacaksınız, polis, zırhlı aracın ses cihazından halka küfür etmişti. 

Hakkında soruşturma açılıp açılmadığı netleşmedi. 

Sonra aynı araçlardan milliyetçi-şöven marşlar çalındı durup dururken. 

Hiçbir şey yokken ortada, işyerlerine, sağa sola su sıkılmıştı TOMA’lardan. 

Ve Rojhat’ı katlettiler. 

40 yıllık savaş sürecinde, Yüksekova çarşı merkezinden sayısız ağır silah sevkiyatları yani tanklar, uzun araçlar, asker taşıyan cemseler, tırlar, kamyonlar geçti bir tek taş atılmadı ama her ne hikmetse 2014 yılının son 2-3 ayı bu sevkiyatlar geçerken olaylara sahne oluyordu. 

İşin arkasında kolluk kuvvetlerinin işgüzarlığı yatıyordu. 

Tamda bu esnada iç güvenlik paketi adı altında kolluk kuvvetine ciddi anlamda yetki verilmesinden söz ediliyordu. 

Türkiye iktidarı polisin eline verdiği silahı kullansın diye yasal düzenlemeler yapıyordu yani. Sabah akşam yaptıkları beyanatlarla da bu yetkinin meşruluğuna göndermeler yapıyorlardı. Hatta 6-7 ekim Kobani olaylarında yaşamını yitiren 40 yurttaşı görmeyip kamu düzeni/otoritesinden dem vuruyorlardı. 

Böylesine aleni yapılan açıklamalardan beslenen kollukta elinin güçlenmesiyle zaten öfkeli olduğu Kürt halkına saldırmak için hazırdı. 

Nerede fırsatını yakaladıysa saldırıya geçti.

 Hatta bir gece yarısı, Yüksekova kent merkezinde gazeteci ve avukatlara saldırıp darp ettiler. 

Gerçi bu durum çokta yeni sayılmazdı çünkü evvelden de yine bu kolluk kuvvetleri JİTEM adı altında örgütlenip birkaç tane de düşürülmüş işbirlikçi ile Kürt halkına kan kusturmuştu. Faili belli cinayetlere imza atan bu şebeke bir türlü yargı önüne çıkartılmadı. Kısmen dokunulduysa da fıratın doğusu yani Kürdistan da işlenen bu cinayetler aydınlatılmak istenmedi. 

Hala da aydınlatılmadığını biliyoruz ve binlerce toplu mezar hala açılmadı. 

O toplu mezarları yaratan ruh şimdi yeniden hortladı. 

Ve Cizre’de dur durak bilmeyen çocuk cinayetleri işlenmeye devam ediyor. 

Cizre’de yaratılmak istenen şey, sıçrayarak başka yerlere de taşınabilir. Çünkü seçim öncesi iktidarın kendine nemalandığı bir masumiyet hafızası lazım ayrıca başlatılan çözüm sürecini de seçim sonrasına kadar böyle sürdürmenin peşindedir.

Hal böyle olunca yarası kaşınmaya müsait Cizre’de Kürtler arası bir kargaşa varmış süsüyle çocukları katlediyorlar. 

Adına provokasyon dedikleri bir gündem saptırması içindeler. Evet gündemi saptırmak için ortada bir provokasyon var babında demeçler veriliyor. 

Orada istihbaratından, ordusuna kadar binlerce devlet personeli var.

Ama bir şehirde olup bitenleri isimlendirmek yerine provokasyon diyerek karatma yapıyorlar. 

Madem provokasyondur o halde bu provokatörleri açıkla. 

Buna gücün var. 

Ama onu yapmak yerine daha yeni işlenmiş cinayetin arkasından “bizim polisimiz yapmadı” minvalinde açıklama yapma gereği duyabiliyor devlet erki. Bir soruşturma yapılmamış, otopsi yapılmamış ama açıklama hazır.

Utanılmazsa bu çocuk cinayetlerini halkın kendisi yapıyor şeklinde açıklama da yaparlar. 

Belki de yakın bir zamanda bu nevi bir açıklama da yapılır. 

Eğer kenti gezinen ve Kürt çocuklarının canını alan polislerin kullandığı araçlar plakasız dolaşıyorsa ve bu konuda bir açıklama yapılmıyorsa aleni bir biçimde birileri korunuyor ve bir şeylerin üstü örtülüyordur.

Örtmek istenmezse şayet zaten bu cinayetler ve bu kargaşa olmaz Cizre’de.

Kimse aklını peynir ekmekle yemedi, yani durup dururken halk kendi huzurunu bozmaz.

Ayrıca halk, huzurunu kaçıranları da biliyor.

Şimdi istese devlet, bu gerginliği bitirebilir. Elinde böylesi bir olanak var. Ama öyle görünüyor ki seçime kadar bu hava sürdürülecek. Seçim sonrası da müzakere, çözüm falan kalmadı der iktidarına sığınır. 

Sürekli Cizre’de kalmayabilir bu yüksek gerginlik. Diğer kentlere de sıçratılarak gündem saptırılabilir. Dokusunda kaşıma izi olan tüm kentler denenebilir. 

Fakat istense bu gerginlik ve yurttaş ölümleri durdurulabilir. Diğer bölgelere sıçraması da kesilmiş olur.

Bu yazı toplam 5872 defa okunmuştur