İbrahim Genç

Ceylan'lar ölmesin, Serap'lar da!

08 Aralık 2009 Salı 09:46

Ülke olarak son zamanlarda yüceltilmeye çalışılan “barış” sözcüğü birkaç gündür ağır darbeler alıyor. Bunun sonucunda da ister istemez “barış” sözcüğü büzülüyor, ürküyor ve kuytulara çekiliyor. Bu sözcüğün karşıtı olan “savaş” sözcüğünü telafuz bile etmek istemiyorum. Ama günlerdir birçok şehirden “şiddet” görüntülerini izliyoruz.

Sanırım öncelikle “barış”ı konuşmak yerine “savaş” ve “şiddet” sözcüklerinin yayılmasını engellemeliyiz. Bu mümkün! Çünkü “vicdan”, bizi buna çağırıyor.

Bütün ülkelerin sosyo-politik dönüşümleri sancılı olmuştur. Bu gün çok gelişmiş ülkelerin geçmişte büyük toplumsal travmalar, olaylar yaşadıklarını biliyoruz. Ülkemizde de bir dönüşümün işaretleri var. Bu sebeple her ne olursa olsun “barış” ülkemizin bütün toprağında yeşerecektir.

Ama birileri yeterince acı çekmediğimizi mi düşünüyor acaba?

Yıllardır nice güzellikleri ölümlere veriyoruz. Yıllardır çocuklar, kadınlar ve gencecik insanlar ölüyor. Her kesimden! Bu acıyı doğrudan tatmasak bile ölümün soğukluğu yayılıyor yüreğimize.

Hem nasıl yayılmasın?

Serap daha 16 yaşında ölümü tadarken, Ceylan’ın bedeni daha 14 yaşında parçalanırken ve Uğur’un bedeni 12 yaşında delik deşik edilirken hangi vicdan bundan etkilenmez?

Biliyoruz ve inanıyoruz ki bu çocukları bulan ölüm, her nereden gelmişse ve de gelecekse alçakçadır, insanî duygulardan yoksunluktur.

İnsanların içinde bulunduğu bir İETT otobüsüne molotof  atmanın mantığı olabilir mi? Amaç insanları mı yakmak? Sanmıyorum. Ama bu yüzden 16 yaşındaki Serap Eser ölüyorsa, bunun açıklanacak bir tarafı olamaz.

Gencecik bir kız çocuğunun, geleceğe dair umutlarıyla birlikte toprağa düşmesinin ağırlığını hissedebiliyor muyuz acaba?

Çok iyi biliyorum ki 14 yaşındaki Ceylan’ın bedeni parçalandığında ve 12 yaşındaki Uğur’un bedeni delik deşik edildiğinde ölümün acı ağırlığını hissedenler, Serap için de bu acıyı yaşıyorlardır.

Ve hayatının baharında solan bir üniversiteli genç. Daha 23 yaşındaydı Aydın Erdem. Elbette onun da hayalleri vardı. Şimdi bir kurşun geliyor ve onu yüreğinden buluyor. Devletimiz Aydın’ı bulan bu kurşunun nereden ve nasıl geldiğini niçin açıklamıyor? Kolay mı gencecik bedenleri ölümlere teslim etmek.

İster suçlu olsun, taş atmış olsun. Bu gencecik yaşamların ölümü kabul edilemez. Birçok ülkede toplumsal hareketlilikler oluyor, olabilir de. Ama orada çocuklar ölmüyor. En son Yunanistan’da polis kurşunuyla 16 yaşındaki bir genç öldüğünde, hükümet istifa etmenin eşiğine gelmişti. Bugünlerde de Yunanistan’da polisle çatışmalar oluyor bunun için ama orada çocuklar ölmüyor.

AKP VE DTP NE YAPMALI?

Sonuç olarak her ölüm erken ölümdür ve söz konusu olan çocukların ve gençlerin ölmesi olunca söz biter, yürek kanar. Hiçbir ideoloji, iktidar, ülke ve diğer kutsallar; çocukların yaşamasından daha önemli olamaz. Bu sebeple de tüm Türkiye olarak karşılıklı empati kurmalıyız. Çünkü her şeyden önce Batı ile Doğu arasındaki algı farklılığını kapatmalıyız. Bu da insanların birbirilerinin kutsallarına ve ölümlere duyarlılıkla mümkündür. Yoksa aynı evin içindeki kardeşlerin birbirini suçlamalarındaki anlamsızlıktan öteye gidemeyiz.

Bunun için de AKP ve DTP, toplumun her kesiminin hassasiyetlerine yönelik politikalar geliştirmeli. Bunu yapmak yerine, toplumsal dinamikleri körükleyip iktidar kapma yarışı başlarsa işte o zaman kaybeden Türkiye olur. AKP, açılım yapacaksa adam akıllı bir açılım yapmalıdır. Kürtler için çok önemli olan bazı hassasiyetler gözetilmelidir. Yoksa Kürtleri birbirinden uzaklaştırma ve koparma amacı taşımamalıdır bu açılım. Çünkü bu açılım sürecinde AKP’nin tutarsızlıkları ve sebep olduğu belirsizlik, toplumsal hareketlenmelere neden oluyor.

Bu süreçte DTP de üzerine düşeni yapmalı. Bunu yaparken o da her kesimin hassasiyetlerini gözetmeli. Emine Ayna’nın ağzından açılımı bitirmemeli. Daha önceki yazılarımda da savunduğum gibi Kürtler strateji geliştirmeli ve açılıma karşı çıkanların elini güçlendirmemeye dikkat etmeli. Bu bağlamda son günlerde sokaklarda meydana gelen olaylar için DTP’nin sağduyuya davetini duymak istiyor Türkiye. Zaten Kürtler adına mecliste olan DTP, var olan bir hukuksuzluğa karşı direnç gösteremiyor mu diplomatik yollarla? Bu sebeple halk bir insiyatif mi aldı? Bunları bilemiyoruz ama gün herkesin sağduyulu davranması günüdür. Bu anlamda DTP’nin ağzından çıkacak her sözcük çok önemlidir.

Bu yazı toplam 7032 defa okunmuştur
ERDOĞANIN PSİKİYATRİYE GİTMESİ TEDAVİ GÜRMESİ GEREK
 // ZAGROS ASLANI
ERDOĞAN HER HAFTA SONU AY SONU ULUSA SESLENİYOR HEP ..ATIYOR HANİ İNSAN BİRAZDA DOĞRU PAYI KATMAK İÇİNDE SÖYLEDİKLERİNDEN BAZILARINI YAPAR VERDİĞİ SÖZÜ TUTAR AMA YOK TUTARSIZ İŞTE TEK TUTARLI OLDUĞU KONU KÜRTLERİN HÇ BİR HAKKI YOKTUR KONUSUDUR O KONUDA TAM NET BİR DÜŞMAN GÜZÜYLE KÜRTLERE BAKMAKTA KENDİSİYLE BİRLİKTE SEÇİLEN KÜRD POLİTİKACILARI AKP NİN VEKİLLERİ YANİ ONLARA BİLE BAKIŞ AÇISI NET DEĞİL ONLARIN GÜNÜ GELDİĞİNDE GİTMESİ GEREKTİĞİNİ ÇOK İİ BİLİYR FAKAT ŞİMDİ ONLARI KULLANARAK POLİTİKA YAPIYOR AM OO KÜRD VEKİLLER VARYA AKPLİ VEKİLLER BİR DEFA ÇIKIPTA BUNE DİR DEMİYORLAR BİR İNSAN BU KADARMI KENDİSİNİ PARA İÇİN KAYBEDER ÖLEN SİZİN ÇOCUKLARINI BE KARDEŞLERİNİZ HALKINIZ NEDEN ERDOĞANA DUR DEMİYORSUN UZ SİZ 75 VEKİL ......
09 Aralık 2009 Çarşamba 00:31
DEVLET CİNNET GEÇİRİYOR ERDOĞANDA
 // ZAGROS ASLANI
bakın serabın ailesi diyorki kzımız sağlamdı ama dokturlar ameliyaa aldılar bize öldü demediler bizden yarım saat önce gaztecilere öldü dediler bunda bir iş var diyor abisi kız kardeşimi bilinçli öldürmelerini istediler demeye getiriyor sözünü bencede doğru birileri dokturlara sağ çıkmasın yoksa dedi nedenmi kürtlerin herkesi öldüreceklerini beyan etmek için bunu bir ulus savaşına dönüştürmek için yani siz türk halkı bilin işte bakın kürdler devletle değil sizin canınızlada oğraşıyor deme noktasına getirtiyor bence serap ameliyatta infaz edildi araştılsın araştırılmaya mahkum bir konu ama erdoğan ekranlarda kükrüyordu serabın ölümünden dolay peki ya bizim gençler için neden kükremiyorsun hani herkesin başbakanıydın hani ayrım yoktuKARDEŞTİK...
09 Aralık 2009 Çarşamba 00:26
zuo...
 // b.gı
ya benim zoruma giden bişi var.Bi münevver karabulut olayı aylarca hatta yıllarca gündemde kaldı veya serap hala konuşuluyor. tabi bunlar batılı bide bizim doğudaki meçhul kardeşlerimiz roketle parçalanan ceylan bigün bile gündemde kalmadı nerde bunun failleri yada d.bakırda bi kurşunla ölen genç ku bu.rşunun nerden geldiği belli değilmiş o kadar basitmi insan hayatı bu kadar basitmi ve buna benzer faili meçhul bi sürü insan isteseniz yılanı deliğinden çıkarırsınız ama işinize gelmiyor bence yılan deliktende çıkarılmış ama insan dostuna zarar veremez işte bütün mesele...
08 Aralık 2009 Salı 23:45