Bedri Çallı

Çevre paneli üzerine

2006-01-08 16:19:01

Kültür Merkezinde bir toplantı yapılacağı ve bu toplantıya katılmam yönünde Belediye Başkanlığından arandım. Cuma günü saat 02.00 de bu toplantıya iştirak ettiğimde, Cilo Doğa Derneği tarafından organize edilen Çevre ile ilgili bir toplantı olduğunu gördüm. Kendimi bir çevreci olarak gördüğümden bu faaliyetten memnunluk doydum.

Açılış konuşmasını, Cilo Doğa Derneği Başkanı Halit SOYDAN yaptı ve ardından Belediye Başkanı Metin TEKÇE Kürsüye çıktı. Bu konuşmaların ardından Doç.Dr. Tahir YAŞAR’ın başkanlığında Panelistler yerlerini aldı.

Bu tür bilgilendirme çalışmalarını her zaman destekliyorum ve aynı şekilde bu panelin de mutlaka yararları vardır, bundan dolayı Cilo Doğa Derneğinin, başkan, yönetici ve tüm üyelerini tebrik ediyorum. Çalışmalarını her zaman destekleyeceğimin bilinmesini burada belirtiyorum.

Ancak bir çok konuşmacının Hakkari’de ilk çevre toplantısı demelerine katılmadığımı belirtmek istiyorum. Bundan önce benim de içinde yer aldığım ve hatta bir çoğundan sayın Tahir YAŞAR’ın da içinde yer aldığı bir çok etkinliğimiz olmuştur. Bu nedenle bu tür faaliyetlere yeni katılmış insanların ilk demelerini anlarım da, fakat sayın Tahir YAŞAR’ın buna ilk demesini yadırgadım. Bundan önce yapılan bu tür toplantılara katılma gereği doymamış veya bilgi sahibi olamamış insanların bunu bir ilk olarak lanse etmeleri doğru değildi. Siz bu güne kadar bu tür faaliyetlere destek olmamış ve ilgi göstermemiş iseniz bu eksik sizindir.

Tabi Hakkari’de yapılan her şeye ilk deme hastalığını eski valimiz Sayın Erdoğan GÜRBÜZ yaydı. Ne yazık ki bulaşıcı bir hastalık gibi yayıldı ve o gittikten sonra da devam ediyor. Lütfen artık her yaptığımız faaliyete bir ilk demekten kaçınalım. Bundan vaz geçelim, Erdoğan GÜRBÜZ’ü nasıl hafızalarımızdan silmeye çalışıyorsak, şu ilki de hafızalarımızdan silelim.

Cilo Doğa Derneği Başkanı Halit SOYDAN’ın açılış konuşmasında çevre ile ilgili doyduğu rahatsızlıkları ve bunlara çözüm getirilmesi gerektiği ve bu çözüm için her kesin bir şeyler yapması gerektiği yönündeki düşüncelerini destekliyorum. Bu güne kadar olduğu gibi bundan böyle de Hakkari için bu alanda bana düşen bir şey olursa yapmaya devam edeceğim.

Sayın Belediye Başkanımız Metin TEKÇE’nin kanalizasyon ile ilgili verdiği bilgi, eğer düşünce olarak kalmazsa, yani hayata geçerse çok önemli bir hizmet olacak ve buna ziyadesiyle ilk önce ben mutluluk duyacağım. Ancak konuşmasının diğer kısmında imkansızlık ve parasızlığın arkasına sığınması hoş değildi.

Çevre çok geniş boyutlu bir kavramdır. Sayın Belediye Başkanımız bir çok defa sivil toplum örgütlerini dinledi. Eksiksiz olarak notlarını da aldı. Galiba notlara bakmaya henüz fırsat bulamamış. Şehri dolaştığında çevresine bakarsa, çevrenin sadece kanalizasyondan ibaret olmadığını ve fazla parasal kaynağa gerek olmadan da yapılabilir hizmetleri görecektir. Bence Çevre ile ilgili sorunlar nedeniyle en son konuşması gereken Hakkari’yi yönetici sıfatıyla idare edenlerdir.

Toplantıda bunu farklı yönleri ile en güzel dile getiren Mimar ve Mühendisler Odası Başkanı Mehmet SEVMİŞ oldu. Çevre açısından farklı birkaç sorunu örnekleyerek açıkladı.

Panelistlerden Sayın Tahir YAŞAR önemli çevre sorunlarından söz etti. Bunların tamamına katılıyorum. Yani aklın yolu birdir. Zap vadisi üzerinde yapılacak barajlarla ilgili düşüncelerimi bir çok ortamda açıklamıştım. Bir çevrecinin çevre tahribatını savunması düşünülemez. Hidro elektrik santralarının yararlı, kalıcı ve doğaya zarar vermeyeceğini bende söylüyorum.
Ancak daha önceleri de belirttiğim gibi eğer bu vadi üzerinde, ille ki baraj yapılacaksa, o halde bundan önce yapılan barajlarda yapılan hatalardan neden kaçınılmıyor. Zap vadisinin tabanından yamaçların doruklarına kadar bazı yerlerde iki veya üç bin metre yamaçlar vardır. Yağacak yağışlar bu yamaçlardan topladıklarını bu vadiye taşıyacaktır. Bu durumda yapılacak barajların ömürleri hesap edilmeli.

Ömürlerinin uzatılması için önce bitkilendirme ve ardından ağaçlandırma yapılmalıdır. Bunların yapılması, baraja başlanmadan en az 5- 10 yıl önce bitirilmesi gerekir. ki böyle bir çalışmayı da görmüyoruz. Barıj yapılsın yada yapılmasın. Bu tür bitkilendirme ve ağaçlandırma projesi en yakın zamanda hayata geçirilmelidir.

Tarihi eserler ile ilgili eğitimci Sayın Sıtkı ZEREK’in anlatımlarının eleştirilecek bir yönü yoktur. Ben sözlerine aynen katılıyorum.

Ziraat Mühendisi Sayın Necip OY’un anlattıkları ha keza, özellikle Nehil sazlığı ile ilgili söylediklerinin canlı şahidiyim. 1960’lı yallarda çocukluğumu Bajirge köyünde geçiren ve orada manda bakıcılığı yapan bir insan olarak Vezirava, Gagevran, kertenis ve şakitan’a kadar, bütün her tarafı çok iyi biliyorum. Nehil’de sazları biçerdik. Yine nehil de ağaç dallarını keserdik. Bunları toprak evlerde kullanırdık. DSİ.nin son müdahaleleri de aslında nehil’e çok zarar verdiğini düşünüyorum.

Leylek’lerin, halen Yüksekova’ya gelip gelmediklerini bilmiyorum. O zamanlar leyleklere yuva yapmak için insanlar adeta yarışıyordu. Nehilde yaban ördeği çok vardı. Şu an bilmiyorum, halen var mı? O zamanlar nehil’de balık tutuyorduk. Fakat sakın siz yapmayın. Çünkü dünyada kendi halkının sağlığı ile alay eden iki tane Belediye var. Bunlardan bir tanesi Hakkari diğeri Yüksekova Belediyeleridir.

Farklı bir yönüyle olaya baktığımızda ise, hiçbir Belediye kimsenin evinden çöp almak zorunda değildir. Bu nedenle çöpleri gelişi güzel atanlara her kesin müdahale etmesi gerekir. insanlar çöpleri gelişi güzel atma saygısızlığını artık terk etmelidir. Ancak Belediyelerin çöpleri alma saatleri çok net olmalıdır. Çöp alma konusunda Belediye personelleri düzensizlik yaparsa, bu zaaf birilerinin işine gelecektir.

Diyeceksiniz ki, bu düşüncelerinizi neden Panelde söz alarak açıklamadınız. İşte bu noktada benim de bir eleştirim olacak. Katılımcılara söz vermeyi düşünüyorsanız, o halde Panelistlerin konuşmalarını sınırlandırması gerekir. panelistlerin konuşmaları bittiğinde, sayın YAŞAR konuşmak isteyen var mı deme yerine sorusu olan var mı demeyi tercih etti ve bu soru’nun da 2 dakika ile sınırlandırıldığını belirtince ben notlarımı yavaşça cebime indirdim. Çünkü benim sorum yoktu, ben fikirlerimi paylaşmak istemiştim.

Her şeye rağmen bu panele katkı sunan her kesi kotluyorum. Ancak katılım çok azdı. Katılmayanların bir süre sonra bu tür her hangi bir faaliyete katıldığında Hakkari’de bir ilk demelerine sakın şaşırmayın. Ne kadar ilk ile karşılaşırsanız, o kadar katkı eksiğinizi görün. Bir başka yazıda veya temiz bir çevrede buluşmak üzere 08.01.2005

Bedri ÇALLI
bedricalli@mynet.com
bedricalli@hotmail.com

Bu yazı toplam 1951 defa okunmuştur