Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Burada savaş war!

05 Ağustos 2012 Pazar 16:37

Şemdinli uzun bir süreden sonra tekrar Türkiye gündemine roket gibi düştü.

En son “iyi çocuklar”ın rollerini oynayıp sahneden çekildiği Şemdinli’de şu sıralar savaş var.

Abartmıyorum, gerçekten savaş var.

Savaş uçakları, savaş helikopterleri, tanklar, toplar konuşuyor.

PKK, cephe savaşına girişiyor.

Siper siper, göğüs göğse çatışmalar devam ediyor.

İftar sonrası onlarca PKK’li şehir merkezine kadar inip saldırı yapıyor.

Ve Türk medyası ‘PKK’liler çembere alındı, kıskaca alındı, kökleri kurutuldu’ gibi manşetlerle Türkiye kamuoyunu yanıltmaya ve kandırmaya devam ediyor.

Kimin ne kadar öldüğünü sorgulamak mühim değil.

Mühim olan şu; bir ülke şuan kendi topraklarını sabahtan akşama kadar bombalıyor.

Kendi topraklarını sanki tekrardan ele geçirmeye çalışıyor.

Burada savaş war.

Siz buna savaş demezseniz bunun adı ‘iç savaş’ olur.

Malatya’da, İstanbul’da, Diyarbakır’da, Şırnak’ta…

Kontra, Psikolojik harp, kirli medya, kirli iktidar.

10 yıldır iktidarda olan AKP, iktidarını giriştiği hayalperest Ortadoğu maceralarında kan, gözyaşı ve hayal kırıklığı ile sürdürüyor.

Ustalık dönemi, tam bir fiyasko. Her şeyiyle bir fiyasko.

Ekonomisi başkasının elinde olan bir ülke yarattılar. Aşırı ısınmış bir ekonomi patlamayı bekleyen bir bomba gibi elimizde duruyor. Her şeyi değiştirdiler. Her şeyi ele geçirdiler. İhalelerle kendi muhafazakâr tabanlarını dolar milyoneri yaptılar.

Hükümetin ülkeyi kaosa sürükleyen politikaları devam ederken PKK de yeni stratejiler geliştirmeye başladı.

Değişen Ortadoğu’da herkes yeni bir plan üzerinde çalışırken PKK’nin de boş durması beklenemezdi.

Yüz yıldır farklı despot iktidarlar tarafından yönetilen Kürtler ilk defa bu kadar güçlü bir ulus bilinci kazanıp varlıklarını koruma gayreti içerisine girdiler. Türkiye’de yaşayan milyonlarca insan Irak Kürdistan’ından sonra Suriye’deki Kürtlerin de harekete geçmesi ile ‘Kürt varlığının’ sarsıcı gerçeği ile yüz yüze geldiler.

Ve bunun ilk etkisi korku oldu.

Bu korkunun sebebi daha düne kadar varlığı kabul edilmeyen kart-kurt denilen bir halkın birden bire Ortadoğu coğrafyasında ‘ben buradayım, ölmedim’ diyerek başkaldırması oldu.

Lozan’ın yıkılışı, despotların yıkılışı, yeni çıkar hesapları, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Kürtlere duyulan akıl almaz ırkçılık hareketleri…

Ortalık kan gölü.

Eskiden Ramazan öncesi PKK de devlet de gizli kapılar ardında ateşkes anlaşmaları yapardı. En azından Ramazan’lar Ramazan gibi, bayramlar bayram gibi kutlanırdı. Ama ne yazık ki son 5-6 yıldır Kürtlerin yaşadığı coğrafyada kara bayramlar eksik olmadı.

2-3 haftadır Hakkari, Şemdinli, Yüksekova kırsalında süren, hatta Siirt, Şırnak ve çevre illerinde halen de devam eden büyük kapsamlı çatışmaların dinmesi ile beraber gerilla ve asker cenazeleri ülkenin her tarafına gidecek.

Ve bu bayram da en büyük kara bayramlardan birisine aday.

Erdoğan bu büyük, acımasız kardeş katliamını durdurmak için hiçbir şey yapmıyor. Hatta Barzani’ye gidiyor, Obama’ya gidiyor, elinden gelse tekrar Ahmedinejad’a gidecek ve PKK’yi önceden tasarladığı ve başarısızlıkla sonuçlanan, hayalperest danışmanlarının hazırladığı ‘Tamil harekatına’ benzer bir yolla tekrar ikna etmeye çalışacak.

Aklının bir ucundan barış fikri, demokrasi içinde çözüm projeleri hiç geçmiyor gibi.

Önceki zamanlarda ‘PKK’nin siyasi uzantısı olan BDP ile müzakere ederiz’ diyen iktidar Diyarbakır’da BDP’ye de adeta savaş açtı.

İşin özü artık ne Kürtler devlete güveniyor, ne de devlet Kürtlere güveniyor.

Herhalde bu kan davasını bitirmesi için ya Mesih’i bekleyecekler ya da Abdullah Gül ve Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi birileri dışarıdan bu sorunu çok fena çözecek.

Üç büyük dine göre, Mehdi-Mesih Şam’ın doğusunda bulunan beyaz minareye inecek ve orada Deccalla savaşacak. Savaştan sonra Deccal yenilecek ve uzun sürecek bir barış dönemi başlayacaktır.

Şam’da şu sıralar ortalık fena karıştı.

Ortadoğu kaynıyor.

Mehdi-Mesih’in bir gün geleceği kesin. Şu sıralar tam zamanı olabilir.

Hem zaman iyi, mübarek bir aydayız, hem de Deccallar çoğaldı. Günü birlik Ortadoğu turlarındalar.

Benim merak ettiğim, Mehdi-Mesih o zaman Kürtlerin yanında yer alsa Türklerin alacağı tutum ne olurdu?

Türk tanklarının namluları yine Suriye’ye çevrilirdi kesin.

Bu yazı toplam 32252 defa okunmuştur
yeni modal ninni mi
 // a
şemdin sakık tanık olmuş....... ve kendini gizlemedi niye..... neler oluyor gerçekte..... yeni bir şeyler yazmanın zamanı gelmedi mi.... diğer gizli tanıklar da ................. olabilir...... neler oluyor..... bi söyleyin..... artık anlamakta güçlük çekiyorum............. kim kiminle çalışıyor.................... kim kimin adamı.......... yeni bir dönememi girildi............ bizleri sadece oyalıyorlarmı .......... neler oluyor........ bi söyleyiverin.................. bi söyleyiverin........... bize masal mı söylüyorlar............... yoksa ninni mi........uyuyalım ve hiç uyanmayalım diye...........................neler oluyor..........bi söyleyiverin.......... görüenlerin ötesinde.........neler oluyor.......bi söyleyiverin....uyuyalım.....
07 Kasım 2012 Çarşamba 00:38
duygu
 // mAHo
Çığlıkta Büyür Gece


bir adam
yüzünde gerilmiş kaslar
sıkılmış yumruklarıyla sabah
çıktığı eve akşam dönerdi anca
hiç güldüğünü görmedim
kahkaha atmadı bile otuz yıl boyunca
ben de bir mağarada sakladığım ruhumun
nerde olduğunu hiç kimseye
söylemedim
-inatla-
*
öfkesiyle adam yerinden kalktığında
kızılderili topraklarında vahşi atların
firari kişnemeleri düşüyordu nefesinden
biraz endişe, biraz korku
biraz da ölüm taşıyordu cebinde
ne zaman bir karga
ölse babama benziyordu.
ve kardeşlerinden korkuyordu.
*
ukraynalı bir kadının öptüğü yaramdan
biraz utangaç akıyordu
kan
ilk gönüllü hemşiresi annem
üçüncü dünya savaşının
yaramda ölen martıya dokunuyordu
yaralarım kabuk bağlıyordu
esme...
16 Ekim 2012 Salı 15:53
Sevginin Gücü
 // S.G.K.
Kalpler silahla değil, sevgi ve yüksek gönüllülükle yenilirler – Baruch Spinoza...
06 Ekim 2012 Cumartesi 21:47