Bedri Çallı

Bu Adam Asılmalı

2005-01-10 21:06:51
Memlekete göre davranmayan ve üzerine farz olmayan işleri yapanlar asılmalı. Yani bu güne kadar hep böyle olmadı mı? Aslında hepsine üzüldüm fakat şimdi asılması gereken kişi çok genç, tecrübesiz ve temiz duygularla yola çıktığı için, inanın en fazla ona üzüldüm. Fakat cezasını çekmeli, yani Cumhuriyet meydanı denilen,  Atatürk heykelinin yanında asılmalı, İran da olduğu gibi Tedaş’ın Kurtarıcısında sallandırılmalı. Sahi inatla asılmasını istediğim kişi kim diye merak ediyorsunuz. Acaba bu adam kim, suçu ne diye sorduğunuzu his ediyorum. Fakat ipi kim çekmeli acaba bunu da düşünmek gerektiği aklıma geldi.  Bana göre bu ipi çekme hakkı sadece bir kişide olmamalı. Halka hizmet uğruna yola çıkmış, fakat halkın sorunu ile ilgisi olmayan seçilmiş ve atanmışların mutlaka bu görevi üstlenmesi gerekir. Ayrıca bu insanın, uğruna yola çıktığı engelli aileleri de ipin bir ucundan tutmalı. Mağdur insanların sorunları karşısında ilgisiz ve sessiz kalan, yani bana ne deyip geçen herkesin bulunması gerek. Hele hele bir anda para kazanılmasını bekleyen ve çocuğuna gerektiği kadar destek olmayan babası Sayın Yusuf DEMİR’de bu ipin ucundan tutmalı diye düşünüyorum. Evet bu genç adam İsmail DEMİR’dir. Aramızdan çıkmış, bizlerden biridir. Eğitimli ve saf duygularla memleketine bir şeyler kazandırma uğruna bir çok ideallerinden taviz vermiş bir gençtir. Bana neci değildir. Dernek olarak yıllardır engelli insanlarımız için mücadele etmekteyiz. Ancak bu hizmete girdiğimizden bu yana sürekli olarak Rehabilitasyon merkezinin eksiğini yaşadık. Bir çok iş adamına bu hizmeti önerdim. Ancak kimse parasını riske etmek istemiyor ve bu sorunlu kesime hizmet etmek istemiyordu. Evet bu insan gerçekten medeni cesaret göstermiş, kutsal bir görev için saf ve temiz duygularla yola çıkmıştır. İlk başlarda babası da çocuğuna yardımcı olmuş ve buraya servet harcamıştır. Ancak başında da kendilerine bunun meşakkatli bir yol olduğunu,  başta hemen para kazanılamayacağını söylemiştim. Oturması için zamana ihtiyaç olacağını söylemiştim. Fakat gelinen nokta çok acı verici. Henüz Rehabilitasyon merkezinde kaydı yapılan engellilerin sayıları 70 civarında, verdiği hizmetin bedelini bazı kurumlar zamanında ödemiyor. Hiçbir yetkili bu soruna el atmıyor. Belediye’de çalışan mevsimlik işçiler işten çıkarılınca, bu sayı daha da düştü. Durum böyle olunca personel ücretlerini ve diğer masrafları karşılama olanağı zorlaştı. Bu kurumda çalıştırdığı personeli hangi şartlarda bulup getirmiş ve çalıştırdığını kısmen biliyorum. Sürekli personel değişimi bu kurumu çökertecektir. Burada çalışan personelin ücretlerini zamanında alma hakları vardır. Onlar emekçi insanlardır. Onları eleştirmek zaten mümkün değildir. Onlar en zor mesleği seçmiş ve Türkiye’nin en sorunlu ilinde hizmet vermeye razı olmuştur. Onları kutlamaktan başka  bir şey söylemek imkansızdır. Engelli aileleri bu insana zaman vermiyor. Hiç kimse kendini bunun yerine bırakmıyor. Hangi şartlarda çalıştığını  veya personel temin ettiğini bilmek istemiyor. Kimsenin yapmak istemediği bu hizmeti yaptığı için taktir etmiyor. Sanki bunların elinde sihirli değnek varmış gibi yıllarca hastane hastane dolaştıkları halde sonuç alamadıkları halde, bundan bir anda çocuklarını iyileştirmeyi bekliyorlar. Babası Yusuf DEMİR haklı olarak sıkıntı çekmiştir. Fakat en dar zamanda genç oğlunu  bu kadar büyük sorunlarla tek başına bırakması doğru değildir. Tekrar desteğini sunacağını diliyorum. Evet bu memleket için kendi rahatından, yaşantısından ve geleceğinden taviz veren insanlar acaba asılmalı mı? Bunu bu ilde yıllardır yaşayan bir insan olarak sevgili kardeşim İsmail’i çok iyi anlıyorum. Fakat maalesef anlamak ona bir şey kazandırmıyor. 10.01.2005 bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 1861 defa okunmuştur