Erkan Çapraz / Gerçeklerle Yolculuk

Biraz dertli yazı

19 Temmuz 2008 Cumartesi

Yazabildiğim en zor yazılarımdan biri olacak sanırım…

 

Zira doğru bildiğim gerçeklerden söz ettim diye yargıya intikal ettirilen yazımın 301. maddeden yargılanmasına vesile olabilecek bir suç duyurusunun etkisindeyim daha.

 

Korktuğumdan değil!

 

Ülkede bu kadar aleni olumsuzluklara karşın eli kolu bağlanmış sistem neden harekete geçmiyor da bizim gibi kamu görevi yapanlara göz açtırmıyor düşüncesiyle belki...

 

Ayrıca, bölge gündemindeki yoğunluk insanı yazmak istediği şeyleri seçmede zorluyor…

 

Bir yandan her an diline vurulabilecek bir kilit!

 

Bir yandan seni imha etmek için hazırda bulunan karanlık güçler!

 

Sağ yanım uçurum, sol yanım isyan misali!

 

Bölgenin derinliklerinde yürütülen kirli oyunlar gün geçtikçe artıyor. Avlanmamak için bulanık suda oradan oraya yüzen masum balıklar misaliyken geçtiğimiz günlerde bölgedeki feodal kalıntıların eseri olan kan davalarının güzel barış törenlerine şahit olduk.

 

Operasyonlar sürüyor, baskılar her zamanki gibi…

 

İnsanlar ölüp, insansızlaştırılıp, ihanete itilip, yok edilirken bir yandan da sevdası için hayatına son verenlere şahit oluyoruz bu halimizle.

 

Yaylalarda çobanlar buz gibi sularda soğuttukları ayranlarını dağların doruklarında yudumlarken aynı doruklarda yaşamı son bulanları duyduk yine…

 

Barış çığlıklarını ve çığlık sahiplerini bastıranlara şahit oluyoruz.

 

Su durur kan durmaz, sevda durur ihanet durmaz derken yazabildiklerimin yazamadıklarımın milyonda biri gibi karşımda durduğunu fark ediyorum.

 

Ah bir yazabilsem, ah…

 

Biz aslında yazılamayan gerçekleri görebiliyoruz hep. “Vardır” diyemediğin gerçekler.

 

Zira, doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlardı ya, daha kolayı bulunmuş; dokuz candan kovarlar artık.

 

En son “bölücü yayın” yaptığı gerekçesiyle ekranı karartılan Hayat Televizyonu örneği karşımızda dururken BİA Medya Gözlem Raporuna göre:

 

“Türkiye'de son üç ayda ifade özgürlüğü alanında ihlal ve baskılar arttı. Karikatürden, edebiyata, gazetecilikten, hitabete bütün ifade alanları ihlal ve baskılardan paylarına düşeni aldı.” Ben de payıma düşeni aldım.

 

Susturuluyoruz bir bir. Sesimiz bastırılıyor, daraltılıyor görev alanlarımız.

 

Bu yürek paralayan gündemlerin arasından kalemime gelip oturan ruhsuz yazıdan umutsuzluk çıkarmayın.

 

Elbetteki bu Yüksekova Haber ailesi o kadar yoktan var oldu ki, bugün kazandığı değerlere sahip çıkma noktasında cansiperane bir şekilde yoluna devam ediyor.

 

Gündemin okuyucuya taşınmasından da sorumluluk duyduğumuz oranın sahibi olarak var olacağız.

 

Sorumluluk bizim vazgeçilmezimiz!

Bu yazı toplam 9501 defa okunmuştur
VAY BE
 // Nüpel
erkan çapraz muhteşem yazıların var yüreğine sağlık ellerin dert görmesin :=)...
08 Aralık 2008 Pazartesi 15:54