Necip Çapraz

Bir nefeste kırk yıl

17 Aralık 2008 Çarşamba

Geriye dönüp şöyle bir geçmişe doğru yolculuk yaptım. Bunu yaparken Yüksekova"da hayatı ilk maddi olarak hissettiğim yıllar aklıma geldi.

 

Tek ilkokullu Yüksekova!

 

Biz Yüksekova"nın tüm çocukları tek okulda kalabalık sınıflarda eğitim görüyoruz. Daha sonra ikinci sınıfta kışa doğru yapılan ikinci ilkokul 50.Yıl, bitirince yine tek ortaokul ve lise tüm Yüksekovalılar tekrar bir aradayız. Tek lise…

 

Tek meselesi o yıllardan çok evvel hayatımıza girmişti ya neyse… Hani “tek din tek dil ve tek devlet”

 

Daha sonra üniversite yılları, yaz tatilleri, ilk aşklar, sosyal yaşam vs.

 

40 yılın 20 yılı gazetecilik, televizyonculuk, radyoculuk, ajans muhabirliği, köşe yazarlığı, gazete sahibi, gazeteciliğin bitmeyen heyecanı…

 

İçinde yaşadığımız, ilçenin, ilin, bölgenin ve ülke genelinin sorunları, değişenleri, sabit kalanları, sabit kafalıları...

 

Ülkenin siyasi entrikaları, çeteleri, derini, sığı, silahı, topu, uçağı, keleşi…

 

Kan, gözyaşı, anne, evlat, cellât vs. insan tipleri…

 

Eğitimsizlik, okulsuzluk, öğretmensizlik, hastane yokluğu, doktorsuzluk, Hakkâri –Van yolunda doktora giderken duran kalpler ve biten yaşamlar…

 

Köyünü, evini-barkını terk eden çilekeş insanlar, köleleşen, dilenci durumuna gelen kişilikler, utanan yüzler…

 

Uyuşturucu illetiyle kaybolan yaşamlar…

 

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi çığ, sel, kar, tipi, soğuk gibi doğal afet nedeniyle yok olan canlar…

 

Evet, kırk yıl bu kadar olumsuzluğu veya zaman zaman güzelliği hep gördüm, bunlarla yaşadım. Bunlarla yoğruldum, bunlarla bütünleştim…

 

Zap"ın asi çocuğu olarak gazetecilik ve buna bağlı olarak memleketi sevme aşkı, sorunlara karşı duyarlılık vs. heyecanlı dolu dolu bir kırk yıl...

 

Bir gün yeni açılan Hastaneye soğuk algınlığı nedeniyle gittim. Tabi nefes darlığı yıllar önce arada bir çektiğim bir sıkıntı olmasına rağmen ilk defa benim uykularımı kaçıran bir hal almıştı. Bu nedenle yeni baştabip Kardiyolog Vecih Oduncu"nun hastanede tesadüfen acildeki hastaları muayene ederken beni görmesi ile başlayan yeni filmin başı mı desem, son mu desem… Zamanla belli olacak hayatımın yeni “kalp kapakçığı darlığı” varlığının anlaşılması zamanın başlangıcına vesile oldu. Yani yeni bir hayat için umut. Bu umut için de en kısa zamanda ameliyat…

 

Çok samimi ve dürüst insanın yaşamımı yeniden keşfetmeme vesile olmasından çok mutluyum bunu okuyucularımla paylaşmak istedim. Ayrıca Yüksekova"da kurulan devlet hastanesi sağlığımızı tanımamızda bir nimettir buna emeği geçen her kese teşekkür ederiz. Bunun için siz de benim gibi kırk yıl beklemeyin, baştan sona kadar muayene olun diyorum.

 

Evet, bir nefeste kırk yıl, dilekolay neler sığdırdım bir bilseniz bu kırk yıla… Ama şimdi hesabını yapıyorum. Kazandıklarım sevdiklerim, kaybettiklerim ise kalbini kırdıklarım. En çok kırdığım insanlar için üzgünüm.

 

Üzgünüm çünkü nefesimi aldığım bu şehrin daha koridorlarına olan borcumu vermedim.

 

Bu şehrin insanlarına karşı olan bütün sorumluluklarımı yerine getiremedim. 40 yıl dediğiniz öyle boş yaşamakla geçmiyor ama ben hala çok dolu geçtiğine de inanmıyorum.

 

Sakın bu yazdıklarımın bir veda olduğunu algılamayın, bir zaman insanın duygusal dalgalanmasından geçişine yorun. Yani benim bu kente ve bu kentin insanlarına olan aşkıma sayın.

 

Bilirsiniz bizim aşklarımız ramazan ayı gibi bağlı ama koşmak kadar heyecanlıdır.

 

Ben bu koşuda galiba ısınma turları yapmadan koştum. Onun için kaslarım bedenime acı verdi. Ben acıyı da severim çünkü acı yaşamın güzelleşmesi için bir tutam enerjidir.  

 

Bu enerji için galiba biraz acı çekeceğim.

 

Ama ben sizinleyim bir yere de gitmiyorum.

 

Bu şehir ve bu şehrin güzel insanlarıyla gülen bir ülke yaratana kadar da buradayım.

 

Bir sayfalık kırk yıl, bir kelime ile başladı. Bir cümle oldu.

 

Bir cümle olan yaşam bir kelime ile son bulur.

 

Sonu durduran enerji de benim kalbimin dar kapağının altındadır. Onu açıp döneceğim.

 

Sakın bir yere gitmeyin..!

 

---

Yüksekova Haber'den:

Biz seninle güzel yaşamayı vaad ettik halkımıza... Hepimiz buradayız hadi çık gel...

Bu yazı toplam 17218 defa okunmuştur
allahtan acil şifalar diliyorum
 // m.nezir ekinci(nezir hoca diyarbakır)
değerli abim...yazını zevkle okudum ve bir o kadarda duygulandım.çünkü sen,gerçekten hayatını yüksekovaya adadın.ben orada çalıştığım sürede hep şahit oldum.dar imkanlara rağmen hiç ödün vermedin.bu vesileyle allahtan acil şifalar dilerim ve yeni yilinizi en iyi dileklerimle kutlarım....
31 Aralık 2008 Çarşamba 12:54
geçmişler olsun
 // cemal
allah acıl şifalar gündersın......
27 Aralık 2008 Cumartesi 19:07
GEÇMİŞ OLSUN
 // A.Mecit YILMAZ
Çok çok geçmiş olsun.ALLAH şifa versin....
26 Aralık 2008 Cuma 21:01