İrfan Sarı

Berfo Ana

12 Mayıs 2012 Cumartesi 23:22

Hakkari dağlarından daha yeni kar çekilmeye başladı. Birkaç deme kalmaz yeşilden gözleri, şerbet sudan akarsularıyla hesapsız bir bahar açacak. Bulunduğu makama vicdanıyla oturacak, kar bir yandan, bir yandan yemyeşil çayırlar, otlaklar, orman bitkileri, bir yandan sararmaya başlamış erken bahar bitkileri, filize durmuş meyve dalları, döllenmiş toprağın sinisinde serpilecek ayaklarımıza. Dağlar yine heybetiyle, şahin bakışlarını esirgemeyecek bu siniye. Keklikler su yataklarına inecek, doğal olarak dağ keçileri oğlaklarını avcılardan koruyacak ana güdüsüyle…

Ellerinde bahar otoritesinin çiçekleri çocuklar; annelerinin ellerini öpmeye gidecek. Rengarenk çiçekler ile sarılınca annelerine bil ki senin annelik kokunu çekecekler ciğerlerine, ciğerlerine senin annelik kokun dolacak. Boş bırakılan kucağın oğullar ve kızlarınla dolacak. Derin derin çekeceksin kucağına o çocukların çiçeklerinin kokusunu, çocuklar sana bahar sinisinde hiçbir evladın ölemeyeceğini sunacaklar.

Sevdalanacaksın onlara, oğluna sevdalandığın gibi.

Hani senin kınalı kuzun Cemilini kaybeden korkaklar var ya işte o korkaklar mahkemelere de gelecek kadar cesur olamazlar. Onun için gönlünü ferah tut! Korkakların rüyaları olmaz, korkaklar korkakça yaşarlar…

Cemilin kayboluş hikayesi hazin değildir aslında o kadar çünkü Cemil korkakların yüzüne inmiş bir şamardır hem de ömrü billah atılamayacak bir şamar. Cemil Vicdansızların vicdanındaki dinamittir, patlamış ve tarumar etmiştir onları.

Tabi korkaklar hiç bitmedi. Kaygını anlıyorum. Ana yüreğinin önünde bir evladın en naif duruşuyla duruyor ve görüyorum o kimsesizliği, senin gibi kimsesiz bırakılmış diğer anaların yüreği önünde de duruyorum anlıyor ve tutuşup yanıyorum.

Çınar anam, Ceylanı bir havan topuyla vurdular. Annesi kızının parçalarını eteğine topladı ona makarna pişirecekti akşama dönebilseydi. Ama dönmedi son arzusu makarnaydı yerine getirilmedi. Çocuktu Ceylan ölümü sorsan bir oyun sancak kadar çocuk hem de. Vurdular yargısız, insafsız…

Uğur 13 yaşındaydı… 13 kurşunla infaz ettiler. Kara haber dağılınca dünyaya ağlar sandık diğer analar, ağlamadı, duymadı dünya…

Cüneyt’in kolunu kırdılar gün ortasında.

Enver’i alnın ortasından vurdular. Kıydılar ona. Pırıl pırıl sabahları ona haram ettiler kara kara topraklar aldı onu bağrına.

Hesap, insanı makam sahibi yapar belki Çınar Anam ama çocukları öldürmek onlar üzerinden hesap yapmak insanı makam ve mevki sahibi yapmaktan çok insan olmaktan eder.

Bir gün dünya Cihan’ın poşi taktığı için cezalandırılacağını duyacaktı elbette çünkü kurşuna dizilen çocukları gördü bu dünya. Poşi takmak yasak; çınar annem, asırlık annem, memleketimin merhemi, merhameti yok annem.

Dünya, Uludere’de bombalanan Kürt gençlerini de unuttu tıpkı Özalp ta General Muğlalı emriyle vurulan köylüleri unuttuğu gibi.

Ama Kürt anaları katır sırtında taşınan çocuklarının cenazelerini unutmayacak. Unutmak için doğurmadı o çocukları anneler. Yaşatmak için, ölüyken de yaşatmak için doğurdu. Çocuklarını sevmek, onları sevmek kadar masum ve dürüstçe ne olabilir ki?

Korkularını öfkeye dönüştürenlerin parçaladığı çocuklar nasıl unutulabilir. Hangi hukuk, hangi vicdan, hangi kitap buna icazet verir. Parçalanmış insan cesetleri gün yüzüne çıkanda ve traktör römorklarına doldurulanda vicdanı yetip tek kelime edemeyenler bilin ki analar çocuklarını ölü ya da diri asla unutmaz. Siz susabilir ve konuşmayabilirsiniz. Siz konuşmuyorsunuz diye analar unutmayacaktır olup bitenleri.

Berfo ana, bir asır geçmiş yaş hanenden, ne yokluklar, ne sürgünler, ne katliamlar ve ne zulümler gördü ömrün.

Konuşurken oğul acısı çıkıyor dilinin ucundan, konuşurken oğulsuzluğun kara gecelerinden oluşan ömrünün tamamı görünüyor.

Yüzünün haritasında okuduğum insanı tanımak için yürek ister, vicdan ister… Vicdansızlar bilemez ana!

Ama Çınar Anam, Berfo Anam bütün mevsimler ve bu açan bahar Hakkari dağlarından seni görüyor ve anlıyor.

Annelerin bir günü olamaz, senin şahsında bütün yüreği yangın annelerin dört mevsim, on iki ay, elli iki hafta, üç yüz altmış beş gün üç yüz almış beş kere ellerinden öperiz…

Bu yazı toplam 7674 defa okunmuştur
KÜRT'LERİN SUÇU
 // Neşet SÖNMEZTÜRK
Tarihe baktığımız zaman Kürdistan'da hep zindan,sürgün,ölüm,korku,suskunluk açlık,yoksulluk,sefalet Kürt'lere reva görülmüştür.Acaba başka coğrafyalarda bu kadar acıları yaşayan başka bir ulus yada uluslar varmıdır ?Hep merak ediyorum.Hamidiye alaylarını kurup başına miralay olarak Kürtleri getirerek Kürtlerin ölüm fermanını Kürdün elinden vermişlerdir.Kürdü Kürde kırdırmışlardır.PEKİ SORUYORUM ;BÜTÜN BUNLAR NEDEN KÜRT'LERE REVA GÖRÜLMÜŞTÜR ?KÜRT'LERİN GÜNAHI NEDİR ? BİLEN VARSA LÜTFEN AÇIKLASIN Kİ BİZ DE BİLELİM.NIZANIM GUNHÊ ME ÇİYE EY DINYAYÊ. Sayın İrfan SARI çok teşekkürler.Zor zor Spas....
19 Mayıs 2012 Cumartesi 17:08
BİZ HATIRLARSAK DÜNYA HATIRLAR....
 // AVA AZADİ.....
Biz unutmayacağız kırılan kulları, tekmelenen bedenleri, yerlerden süründürülen kadınları,alnından vurulan kınalı kuzuları....
Diğerleri sahip oldukları rahatı biz elde etmedikçe onlarıda rahat bırakmayacak, bizlere verdikleri eziyetin vaveylası ile kulaklarını sağır, uykularını kabus yapacağız.
Onların masum evladları bilmelidirler ki, sevdikleri valideynleri berfo anneleri bağrı yanık bıraktılar, bu yüzden asla safi bir kalble onlarıda sevmeyecekler....
Tüm mazlum bağrı yanık annelerin kalbine Allahtan sabır damlatılmasını diliyorum......
13 Mayıs 2012 Pazar 08:32
ahhhhhhhh ahhhhhhhh
 // tertip
ahhh, ahhhh, geverde,,hakkaride, şırnakta, uluderde, kürtlerin yaşadığı corafyada, ne berfo annalar var .. çoluk çocuk demeden yaşına cinsiyetine bakmadan.. kimleri öldürdüler. tek süçü kürt dili konuştukları.. dilli kürtür diye. kimler vuruldu daha hayatının baharında. sadece derin bir ağğğğğğğ çekiyor insan. ama yaradan yardır .. zalimler sanmasın yaptıkları yanında kardır. mazlumun ahhııı indirir şahı. berfo analrda bir gün güneşli günler görecektir.....
13 Mayıs 2012 Pazar 00:30