İrfan Sarı

BDP kongresinden sonra

16 Ekim 2012 Salı 14:45

Geldik bir başka iklime.

Kürtler için legal alanda siyaset yapan siyasi parti konumundaki BDP olağanüstü bir kongreyle, (cezaevine atıldığı için) boşalan parti meclisini yeniledi. Kongrede Abdullah ÖCALAN’IN posteri de asılıydı yasal prosedürlerin haricinde.

Aradan sadece sekiz saat geçtikten sonra ilk mesai BDP siyasetine bir soruşturma ile başladı.

Eee Kürtlerin bu partisi çok uzun ömürlü oldu galiba!

34 yoksul Kürt köylüsünü katleden bir atmosferde bu kadar aktif davranmayan yargının neden bu hassasiyet içinde olduğunu anlamak elbette zor.

Bu gün bir Kürt annede düşen top mermisiyle hayatını kaybetti Çukurca’da. Muhtemelen onun için bir soruşturma görülmeyecektir. Ancak bunu da anlamak çok zor görünüyor.

Azize, bir anneydi. Altı çocuğu öksüz kaldı.

Bomba onu evinde yakaladı. Bakalım yargı onu katledenleri hangi zaman aralığına erteleyecek. Ben bu yazıyı yazarken olayın üzerinden neredeyse 24 saat geçmişti.

Yani ölümün ötesinde bişey yok. Eğer burada anlamlı olan caydırıcılık ve adalet işletilemiyorsa bir partinin düşünen adamları hakkında soruşturma açılması komik kalıyor.

Demokrasilerde bir poster açmak, konuşmak, eleştirmek son derece doğal işlerdir. Ama insan öldürmek kabul edilir bir şey değildir.

Akan kanın durmasına vesile olabilecek her türlü girişim, etkinlik, demokratik tutum; desteklenmeli ve arkasında durulmalı.

Şiddeti, gerilimi ayaklandıracak duruşlardan da vazgeçilmelidir.

Şimdi bu soruşturma BDP’nin kapanmasına vesile olursa, bir siyasi parti daha Türkiye demokrasisinin üzerine enkaz olup düşecektir. Zaten ağır aksak ilerleyen Türkiye demokrasisi, onca insan hakları ihlali enkazı altında ezildikçe ezilmişken; bir kanal bulup, bir koridor açıp nefes aldırmalı diye düşünüyorum.

Ayrıca Kürt meselesinde, yaraya tuz basmak olur.

Demokrasi denilen şey eğer parti kapatmayla ya da siyasi partilere bakış hızıyla fezleke hazırlamakla olmuş olsaydı, Türkiye şimdi demokrasinin nirvanasında olurdu. Kim bilir şimdi model olan bir demokrasiyle, dünya arenasında kendinden söz ettiriyor olacaktı.

Şüphesiz ki bu günde kendinden söz ettiriyor.

Ama raporlara aktarılan görüler, hiçte iç açıcı değil. Bu anlamıyla kendinden söz ettiriyor.

Eğer insanlar Öcalan’ı seviyorsa ve posterini asıyorlarsa siz bu sevgiyi söküp atmak için ne kadar çaba sarf ederseniz edin beyhude bir çaba olur.

İnsanlar düşünceleri, arzuları, hisleri ile şiddet pergelinden taşmamışsa, bırakın düşünsünler.

Yoksa evvelden giydikleriyle mağdur olan insanlara yapılan zulümden, farkı kalmaz bu yaptıklarınızın.

İşte o zaman iklim değişiyor.

Bütün engellemelere rağmen, hala legal siyaset atmosferinde kalmaya mücadele eden ve bunun için tutuklu siyasetçilerinin yerine yenilerini getirmeyle uğraşan BDP siyasetini yasaklamak, ona gözdağı vermek kural ve kuram haricidir.

Sevabı ve günahıyla siyaset yapan, siyasetçileri ve siyaset alanlarını geçmişte de, yasaklar listesine alarak, onları on yıllarca zindana atarak yapılmak istenen ve sonuçlarını bu ülke biliyor. Bu anlamıyla bilinmedik bir şey denenmiyor şimdi.

Ayrıca BDP salt Kürtler için önem arz etmiyor. Düşünülürse şayet; Türkiye siyasetinin demokrasi yürüyüşünde önemli bir aktördür. Türkiye için de şanstır.

Bu yazı toplam 7154 defa okunmuştur
biz
 // geweri
yüreğine sağlık irfan bey dilimize tercüman oldunuz....
20 Ekim 2012 Cumartesi 12:23
mücadele
 // kürt murat
ellerine sağlık irfan abi.hepimizin yüreğindeki şiiiri okumuşsun.hergün onlarca kez içimizden tekrarladığımız sıkıntılarımızı cok iyi ifade etmişsin. eşit olmayan koşullarda seçime giriyor ve bir şekilde halkının özverisiyle ayakta durmaya calışan partimiz meclise giriyor tüm barış çabalarına rağmen söylenen şeyler hep aynı. terör olarak görüyor musun? ülkeyi böldürmeyiz gibi bayatlamış şeyler.harita üzerinde bölmeyi kastediyorlar ama gercek ayrılmak o değil duygusal anlamda bölünmek kötüsü bunu bilmiyorlar.vallahi BDP olmadan hiçbir yol alamazlar. kürtlerin kendilerine irade kabul ettiklerini de görmezden geliyorlar.bizi biz yapan onlar halk tabanına hitap eden hiçbir örgüt terör değil gercek bu. biz mücadeleye devam edeceğiz...
18 Ekim 2012 Perşembe 20:29
siyaset anlayışı..
 // berrin yılmaz
siz sayın iskender bey sanırım ülkenin içinde olduğu uçurumu gömüyosunuz biri din üzerinden siyaset yapar öbürü diğerinin açıklarını yakalayıp siyaset yapar insanlık hak hukuk unutulmuş burda hapisnelerde canı pahasına direnen mücadele eden gençlerimiz var siz kalkıp bunun boş bir şey olduğunu ima ediyosunuz siyaset anlayışınızın hangi zihniyetten geldiği belli oluyo....
18 Ekim 2012 Perşembe 14:40