1. YAZARLAR

  2. İrfan Sarı

  3. Bazen şişiyor insan
İrfan Sarı

İrfan Sarı

Yazarın Tüm Yazıları >

Bazen şişiyor insan

A+A-

Duraksıyorum bazen, hiç düşünmeden boş boş bakıyorum olup bitenlere. Orada, yani yanı başımızda bir savaş sürmüyormuş gibi tavır takınanlara aklım bir türlü yetmiyor.

Bocalıyorum.

Ben mi göremiyorum yoksa onlar mı çok zeki?

Neredeyse haritanın bir bölümüne askeri elbise giydirilmiş, elinde MG3 (her ne karın ağrısıysa) piyade silahı diye tanınan işte. Kalkan inen helikopterlerin haddi var hesabı yok. Her Allahın günü genç yaşta canından olan insanlar. Ama onlar hala burada bir savaşın sürdüğüne inanmıyor.

Bunlara göre Kürtlerin yaşadığı harita parçasında boşaltılan, yakılan köyler yok. Herkes kendi evini kendi eliyle yaktı-yıktı ve göçtü. 30-40 bin insan ölmedi. Hepsi mutedil dalgalı havalarda hayatını kaybetti. Aşırı denebilecek hiçbir şey gerçekleşmeden hayat sürüyor.

Olup bitenler iki mahalle çocuklarının kavgası gibi gösteriliyor.

Bir mahallenin çocukları tek taraflı ateşkes veriyor. Diğer mahallenin çocukları savaş uçaklarıyla dağları dövüyor. Bu görmezden geliniyor.

Bazen şaşıyorum bu insanlara.

Yedikleri, içtikleri, konuştukları bir ırkın üstün çocukları oldukları şeklindedir.

Masumdurlar. Günahsızdırlar.

Diğer mahallenin çocukları ise günahkar, asi, hain ve bölücü.

Bunlara göre ölümlerin durması için diğer mahallenin çocuklarının kökü kazılmalı hepsi vurulmalı o zaman her yer güneş arifesi olur.

Barış sözcüğü onlar için mayın demektir. Barıştan söz etmek vatanı belinden kırmaktır. Barıştan beslenmek haramdır.

Sırf bu yüzden barış kelimesinden iğreniyorum.

Nasıl bir gözü dönmüşlüktür bu, insan ölümlerinden güzel günleri beklemek. Barışı sevmemek. Hakikaten daralıyor insan resmen şişiyor.

Son 30 yıldır hemen hemen her gün bir ayrı köyde, kasabada, şehirde Kürtler dövülüyor, sövülüyor, kemikleri kırılıyor, yurdundan sökülüyor ama uyuyan dev modundaki bu insanların kılı kıpırdamıyor.

Şimdi Uygurlu soydaşlarına karşı aldıkları pozisyon göz yaşartıyor.

Evet, Çinlilerin Uygurlara karşı uyguladığı metot bir vahşettir. Bunu tasvip etmek bu vahşeti görmemek insan düşmanlığıdır.

Ama on yıllardır Kürtlere karşı uygulanan metotlarında görülmemesi amiyane tabirle insan düşmanlığının ta kendisidir.

Onun için insan ölümlerine karşı demokratik bir tepki verilirken ya da duygusal bir tepki verilirken empati yapmayı öğrenmeyi telkin etmek lazım bu insanlara.

İnsanların ölmemesi için uzatılan bütün eller görülmeli ve cevap alabilmelidir.

Kalıcı bir barışın tesisi hem yurt hem de dünya için lazım gelmektedir.

Yüreklere çöreklenen pasın farkına varmak için başka sebepler beklemeyelim. Vahşet ve zülüm nerede olursa olsun kötüdür.

Kötü her şey üzer insanı.

İyi günlerin inşası barış sözcüğüne duyulan düşmanlığı öldürmekten geçer.

İyi ile kötü arasındaki tercihte oldukça kolay görünüyor.

Bir barış eli her şeye yetecektir.

Bu yazı toplam 3981 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
19 Yorum