Ümit Yazıcıoğlu

Başkan Celal Talabani

2006-09-27 22:40:06

Irak’taki gelişmeler takip edildiğinde ABD’nin bölgeye ilişkin projesinin başarılı olup olmayacağı gibi konuların gündemi işgal ettiği görülecektir. Bu genel çerçevede, Birleşmiş Milletler’de 19.09.2006 tarihinde Irak konulu oturumunda konuşan Kofi Annan, "Irak halkı ve liderleri bir dönüm noktasındadır. Eğer liderler tüm Irak halkının çıkarlarını gözetebilirse, barış ve refaha ulaşılabilir. Ancak mevcut durum daha da devam ederse, Irak’ın bir iç savaşla bölünmesi tehlikesi mevcuttur."düşüncesini vurguladı.

Bu konuşmadan takriben on gün önce değerli Başkan Mesut Barzani, uzun vadeli siyasi stratejisine uygun olarak Irak bayrağını Kuzey Irak bölgesinde yasakladı. Somut ve beklenen bir adım attı. Dolayısıyla Irak Devlet Başkanı Celal Talabani de, 22.09.2006 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada, haklı olarak, "Komşu ülkelerden sınırlarını teröristlerin Irak'a sızmasını önleyecek şekilde sıkı kontrol altına almalarını”istedi.

Genel çerçevede, Los Angeles Times gazetesi ve NPR radyosuda, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin Türkiye, İran ve Suriye’nin  tavırlarıyla ilğili görüşlerini, Amerika'da diplomatik bir dille açıkladığını belirtmektedir. Bu haberlerde değerli Kürt Lideri Talabani'nin "Eğer yabancı ülkeler Irak’ta şiddeti desteklemeye devam ederse, Irak halkı da aynı biçimde cevap verir. O ülkelerdeki muhalefeti destekler ve tıpkı bize yaptıkları gibi onlara sorun çıkartır. Irak komşu ülkelerdeki muhalif güçleri destekleyebilir."demiş. Amaç, komşu ülkelerin Irak'ın içişlerine karışmasına tolerans gösterilmeyeceğini dile getirmektir.

Bunun yanında Newsweek dergisine 25.09.2006 tarihinde demeç veren Başkan Talabani'nin “PKK,nin ateşkes ilan etmeye hazırlandığını belirtiği, PKK’nın saldırılarına son vermesi konusunda kendileri tarafından PKK'nin ikna edildiğini ve önümüzdeki günlerde PKK'nin resmen ateşkes ilan edeceğini” belirtmesi, sevindirici bir haber. En azından özel temsilcilerin bir şeyler yapıp yapmayacağını görene kadar, kirli savaş sona erecek, akan kan duracak ve barış olacak.

Belki, ateşkes PKK’yı silahsızlandırmanın ilk adımı olur..

Başkan Talabani, böylelikle Türkiye ve Irak ilişkilerinde yeni bir dönem açılacağını, Türkiye’deki Kürtlerin ılımlı olmalarını, mücadelelerini demokratik yöntemlerle yürütmelerinin doğru olacagını belirtmektedir. Aynı zamanda, Türkiye ile en iyi ilişkileri kurmak istediklerini anlatarak, Türkiye'nin, demokratik niteliğiyle Irak'ın yeniden kurulmasında, ticarette ekonomide önemli rol oynadığını ve Irak'ta halen 130 Türk şirketinin iş yaptığını belirtmiştir.

Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin, Irak’ın topraklarını hiçbir komşusunun aleyhine kullandırmayacağını, “PKK’nin saldırılarına son vermesi konusunda kendileri tarafından ikna edildiğini” açıklaması, Uluslar arası ilişkiler ele alınarak değerlendirildiğinde, Birleşmiş Milletler üyesi olan Irak Federal Cumhuriyetinin Devlet olarak PKK'yi taraf olarak kabulettiğinin işareti olarak değerlendirilebilir.

Sonuc olarak, tüm aktörlerin konuya bakışları düşünüldüğünde, eğer aradaki farklılıklar artarsa, hassas dengeler üzerine kurulu olan ilişkinin daha da kötüye gitmesi ihtimalinin de olduğuna dikkat çekilerek yeni bir stratejinin işaretleri 22.09.2006 verilmiştir.

Ramazan-i Serif'in tüm Islam alemine güzellikler getirmesi ve hayırlara vesile olmasi ümidiyle... Allah simdiden tutulan oruçları, kılınan namazları, yapılan duaları, kabul etsin (Amin).

Bu yazı toplam 7125 defa okunmuştur
YAŞAR KAYA
 // Memo AZIZ
Hocam, değerli kardeşimiz Yaşar Kaya bu konuda buğün KP da şunları belirtiyor. "Bugün ki Irak Devlet Başkanı Celal Talabani, peşmergelikten, gerilla liderliğinden geliyor. Kürt dışişleri bakanı Hoşyar Zebari, dünyada yılın en başarılı dışişleri bakanı. Kek Mesut Kürt Federe Devleti'nin Devlet Başkanı... Bir kriz döneminin yönetimi olarak ülkelerini yönetiyorlar. Kürttür diye Mam Celali Türkiye'ye davet etmemek bir gaflettir. O bugün Irak'ın cumhurbaşkanıdır. Kürt olur, Arap olur, Şii olur, Yezidi olur, Asuri olur herkes mecburdur bir cumhurbaşkanına saygı duymaya. Gerisi faşistçe bir düşmanlıktır. Kürt sorununun Kuzey Kürdistan'da layık olduğu siyasi ve örgütsel seviyeye ulaşmadığı ve bugün bir tıkanma yaşadığı bilinen bir gerçektir. Özgürlük ve hak talebi güçlü bir ulusal birlikten geçer. Bu konuda yeni kulvarlarda yeni birliktelikler için beyin jimnastiği yapmak gerekli. 14.4.2007 Hewler ...
Köklü değişiklikler
 // Mehmet PALOLU
Değerli Hocam, "Kürt siyasi kadroları, aydın ve mütefekkirleri bağımsız bir Kürdistan'ın bölge konjonktürü çerçevesinde mümkün olmadığını elbette biliyor. Ancak sınırlı da olsa ‘kendi kendini yönetme’ arzusundan da asla vazgeçmeyecektir. Son 15 yıllık tecrübenin ışığında, Irak Kürtleri için en makul çözüm ‘federal sistem’dir. Bu çözüm hem Irak'ın bölünmesini engeller, hem de Kürtleri tatmin eder", ...
Ateşkese cevap
 // Orgeneral İlker Başbuğ
Sayın Prof. Dr. Dr. Ümıt Yazıcıoğlu size ben bilgilenmeniz acısından Başbug Paşanın bir dergiye yaptığı açıklamadan bir cümle gönderiyorum. ''Terör örgütüyle mücadelede esas, terör eylemlerini asgari seviyeye indirerek, terör örgütünü etkisiz hale getirmektir. Bu nedenle güvenlik güçleri, terör örgütünün bulunduğu bütün bölgelerde terör örgütü etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlara devam edecektir. Bunun dışında öne sürülebilecek ve düşünülebileceklerin anlamı teröre taviz vermektir.''...