Ümit Yazıcıoğlu

Başbakan Erdoğan’a – Notlar

27 Nisan 2011 Çarşamba 12:17

1- BDP tarafının ciddi ilerleme kaydettiği her gelişmenin ardından, bu durumu telafi edecek bir ‘dengeleme’ operasyonuna Ankara’nın kendini zorunlu hissetmesi yanlış bir siyasi uygulamadır. BDP’nin başlattığı demokratik sivil itaatsizlik eylemleri, savaşın dışında çözüm yollarının olduğunu gösteriyor. Bu durumunun AKP’yi, Fettullah Gülen cemaatini ve sistemi rahatsız etmemesi gerekir. Kurulan ‘demokratik çözüm çadırlarınaoperasyonla cevap verilmesi, yanlış bir tavır, çünkü bu tip demokratik eylemlere karşı yapılan operasyonlar Türkiye’yi anarşiye sürükler.

2- Belirtmek istediğim yasaklarla Kürt sorununu çözemezsiniz. Eğer yasaklarla bu sorunu çözmeye kalkarsanız, Cizre’de çadırın kurulacağı alana kadar yürüyüş halinde giden on bini aşkın kişinin “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganıyla karşı karşıya kalırsınız. Eski sap ve samanı sürdürmekle ülkeyi içine düşmüş olduğu bu çıkmazdan kurtaramazsınız.

3- Sorunun çözümü için anayasada her iki tarafında kabul edebileceği değişiklikleri yapmanız zaruridir. Aksi, Libya’da, Mısır'da, Tunus'da ve Suriye’deki olayların Türkiye’ye sıçrayacağının işaretidir. O zaman NATO üyesi olsanız bile ecnebiler bir yolunu bulup Yugoslavya’ya yaptıkları müdahaleyi ülkemizde uygulayabilirler. Dolayısıyla Avrupa Birliğinin sorunun çözümüyle ilgili bir C planı var. Bu bağlamda ne Erdoğan Hükümeti ne de Dışişleri bakanlığı yetkilileri bu planının varlığını inkâr edemez ve bu planın varlığına göz yumamaz. Aslında Türkiye için tehlikeli olan BDP’nin başlattığı demokratik sivil itaatsizlik eylemleri değil, ecnebilerin uygulamak istediği C-Planıdır. 

4- YSK’nın BDP tarafından desteklenen 7 bağımsız milletvekili adayını ‘veto’ etmesi ve ardından objektif olarak sokağın baskısıyla 6’sına tekrar ‘vize’ vermesinin ardından yaşanan gelişme, 2009 yerel seçimlerinin hemen sonrasında 99 belediyelik kazanan o zamanki DTP’nin seçilmiş üyeleri de dahil olmak üzere geniş kapsamlı tutuklamalarla kendini gösteren KCK operasyonlarını hatırlatıyor.’’ Dolayısıyla Hükümete sormak gerekiyor, KCK operasyonlarıyla sorunu çözebildiniz mi? Bence hayır. YSK operasyonuyla sorunu çözebildiniz mi? Hayır. Ama sokağın dayatmasıyla YSK geri adım attı, bu da YSK gibi kurumların yanlış karar aldığını, halk bu yanlış kara karşı çıktığında YSK’nın karar değiştirdiğini gösteriyor. Yani halkın gür sesini duyduğunuzda doğru karar almaya çalışıyorsunuz, yoksa eski sap ve samanı sürdürmek istiyorsunuz. Önemli olan doğru kararları halkın sokağa çıkmasından önce verebilmektir. Halk soka çıktıktan sonra verilen kararlar, karar değildir, halk tarafından alınan haklardır.

5- Milyonlarca Tunuslu, Mısırlı, Yemenli ve Libyalı, rejimlerine karşı protesto gösterileri düzenlerken ve reform çağrıları yaparken, birçok analist sırada Suriye’nin olmasının pek muhtemel görünmediğini iddia ediyordu. Ortadoğu ve Kuzey Afrika Diktatörleri kağıttan kaplan gibi tek tek giderken, sırada şimdi ülkemizde uygulanmak istenen C-Planı var. Bu planın uygulanmasına fırsat verilmeden, Kürtlerle masaya oturup, sorun kardeşçe çözülmelidir, çünkü "bugün dünyayı en çok uğraştıran Arap-İsrail sorunundan hem kapsam, hem biçim olarak Kürt sorunu daha ağırlıklı ve derinlik arz eden bir konumdadır." Bu sorun demokratikleşmenin temel olgusu olarak ele alınmalı, Kürt kimliği ve dili yasal ve anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır, kanaatindeyim.

Bu yazı toplam 8286 defa okunmuştur
kürt halkını kandıramayacaksınız yahudi uşakları
 // ahmet
olayları çarpıtıyosunuz fakat bunun böyle olmadığını siz de gayet iyi biliyorsunuz. neymiş ysk bi karar almış da direnince bundan dönülmüş de, cemaatlar burada burada asimilasyon yapıyormuş da vs. vs. bunların böyle olmadığını sizde biliyorsunuz. o zaman insanları kandırır ve yönlendirirken biraz vicdanınıza dönseniz diyorum, eğer varsa...
16 Mayıs 2011 Pazartesi 17:39
Sayın Hocam
 // Fermani kevs
Bence C planında ankara da vardır.Bu plan özetle ülkeyi bolüp ırak kurdistanyla birlestirmek.Egitim sevyesi nispeten duşuk olan bolgede degısık unsurlar.. ki cok var (degişik,mehzepler,diller, zazalar, bir cok ayrı aşiret vs) hemen guc ıcın birbirine düşürülecektir/düşeceklerdir.Olmaz demeyin etrafa bakın cok kolayBakın komsu ulkelere irak iran suriye libya ya bir aile veya mehzep vs gider öbürü gelir.Her zaman isyan etmek kolaydırda başa devlet olma geldimi asıl zorlu realite ortaya cıkar bence.Ondan sonra Dıs guclerle petrolu sömürmek kalacaktır ki zaten dünyada bu isi hep yapan atrık ezberlemıs olan belli guclu ukleler var burda bence isin ucuna ankara da kendini ekleme planı yapııyordur....
03 Mayıs 2011 Salı 15:17
Sırada Türkiye var
 // Kerem Kerimoğlu
23 yıl önce Irak’ta sahnelenen senaryo, şimdi Suriye’de...
Çekiç Güç’le bölünen Irak’ı Suriye izledi. Plana göre sırada İran ve Türkiye var. Hocam Adım adım 90 yıllık plan Türkiye, Irak, Suriye ve İran’dan toprak kopararak ’Büyük Kürdistan’ı kurmayı amaçlayan ABD, Irak’ta attığı temelin ardından Suriye etabını başlattı....
02 Mayıs 2011 Pazartesi 22:15