Ümit Yazıcıoğlu

Barzani'nin açıklamaları

2007-04-14 15:45:59

Dışişleri Bakanı Dr. Abdullah Gül, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ile yaptığı telefon görüşmesinde, Başkan Mesud Barzani'nin 7.Nisan.2007 tarihindeki "Türkiye Kerkük'e karışırsa biz de Diyarbakır'a karışırız" sözlerini hatırlatarak Barzani'nin uyarılmasını istedi. Dolayısıyla Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Washington temsilcisi Sayın Kubat Talabani de, Washington’da düzenlenen Kerkük konulu bir konferanstan sonra, Ankara’yla, Irak’taki yerel Kürt hükümeti arasındaki gerginliğin aşılması için tarafların birbirleriyle doğrudan görüşmesi gerektiğini belirtti, çünkü problemler diyalogla çözülmelidir inancı Kürtlerde hakim.

Ayrıca
Dr. Fuad Hüseyin Başkan Mesut Barzani’nin ''Türkler, Kerkük'e karışırsa biz de Diyarbakır'a karışırız''  açıklamasını el Arabiya televizyonuna 26 Şubat 2007 tarihinde yapmış olduğunu açıkladı. Yani bu açıklama ABD’nin, 01 Mart 2007 den itibaren Türkiye ile Kürt liderler arasında “karşılıklı sessizlik” için aracılığa başladığı süreçten önce, başka bir ortamda ve başka bir tarihte yapılmış.

Öyleyse,


Başkan Mesut Barzani’nin sözünü nasıl anlamak istiyorsanız öyle anlarsınız. Fakat kendi anlamak istediğiniz gibi anlatamazsınız.  Ayrıca Kürt ve Türk ilişkilerindeki tarihi realiteyi, uluslar arası ilişkilerdeki son gelişmeleri bundan böyle yok sayamazsınız. Türkiye ve Kürt yönetiminin ABD'nin de katılımıyla yapılan görüşmeleri sürdürmesi gerektiği her iki milletin çıkarları açısından yararlı olur. Dolayısıyla problemlerin çözüm, için kalıcı çözümler bulmak tarafların çıkarına. Ayrıca tek taraflı eylemlere başvurmaktansa Kürt sorununun müşterek bir yolla, karşılıklı iyi ilişkiler ve istişare içinde çözümüne taraflar odaklanmalıdır.  Türkiye'nin de sınır ötesi operasyonlara başvurmaması halklarımızın kardeşliği için zaruridir. Geçmişten gelen ve sürmekte olan yanlışı, olumsuzluğu düzeltme ve iyiye, olumluya dönüştürme çağrısında hepimizin bulunması gerekir, çünkü savaş, işgal ve akınlarla Kürt sorunu çözülemez. Kerkük’ünde coğrafyadaki ve tarih deki yeri bellidir.

Federal Kürdistan Yönetimi'nin Türkiye politikasına gelince.

Bilindiği gibi Federal Kürdistan Yönetimi şu anda Amerika’nın da desteği sayesinde Irak’ta etkili bir hakimiyet oluşturdu. Güçlü bir pozisyonda ve
fiilen bağımsızdır.  Bu yıl sonunda düzenlenecek referandumda, Kerkük’ün idaresinin Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne geçmesi durumunda, Kürtlerin bölgenin yerel kaynaklarına tek yanlı sahiplenmeyeceği  bilinen bir gerçek.

Federal Kürdistan Yönetimi'nin Türkiye politikası da Türkiye’yle ve  komşu devletlerle iyi ilişkiler kurmaktan ibaret. Ayrıca Federal Kürdistan Yönetimi Türkiye’ye  stratejik bir komşu olarak çok değer veriyor.  Dolayısıyla Kürtler Türklere karşı saldırgan bir ilişki ya da müdahaleci bir tutum izlememektedirler. "Kürdistan devletinin 10-15 yıl içerisinde kurulabileceğinin" tüm Kürtlerin lideri olarak kabul edilen Başkan Mesut Barzani tarafından söylenmesi,  halklar Hukuku incelendiğinde rahat anlaşılabilir bir cümle, çünkü  Halklar Hukukunda Kürtlerin de her ulus gibi bir devlet kurma hakları var.  Türkiye ise komşu Irak’ta ortaya çıkan bu gerçeği bir türlü kabullenemiyor.

Acaba Niçin?

Bu sorunun yanıtını ise tarafsız olan tarih belirleyecek.

Aslında,

Irak’taki Kürtlerin, Körfez Savaşından sonra kuzeyde oluşturulan uçuş yasağı bölgesi sayesinde güçlü bir konuma geldiğini ve onların devletleştiğini uluslar arası ilişkiler ela alındığında kabullenmek gerekir.

Bilindiği gibi
Irak'ta bir Kürt devletinin oluşumu 1990'ların başından beri yaşanıyor. Dolayısıyla Kuzey Irak’ta büyük ekonomik yatırımları bulunan Türkiye’nin Irak Kürdista  nın da kurulması mümkün olan bağımsız bir Kürt devletini potansiyel müttefik olarak görmesi Türkiye’nin iç ve dış güvenliği acısından  zaruridir, kanaatindeyim.

Zaten tarafsız Etnolog ve Tarihçilere göre, „Kürtler, Mezopotamya’nın yerlilerinden oluşan Zagros dağlarından, Toros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan 25-40 milyon kişiden oluşan etnik gruba mensup ve Hint-Avrupa dili konuşan halklardan biri olarak tanımlamaktadırlar. Yaşadıkları coğrafyanın adı 12. yüzyıldan beri Kürdistan diye adlandırılmıştır, halende birçok devlet tarafından Kürdistan adı bölgesel olarak kullanılmaktadır. Tarihi kaynaklar Kürtlerin tarihini 5000 yıl geriye götürmektedir”. Bu gerçeği inkar etmek çağımızda artık mümkün değil.

Bu yazı toplam 11865 defa okunmuştur
Milletlerin kendi kaderini kendilerinin idare etme
 // Ferzende Kaya
Hocam aşağıdaki metni siz ve okuyucularınızla paklaşmak istiyorum. ''...Milletlerin kendi kaderini kendilerinin idare etmeleri hakkı, bütün dünyada kabul olmuş bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmişizdir. Tahmin olunduğuna göre, Kürtlerin bu zamana kadar mahalli idareye ait teşkilatlarını tamamlamış reisler ve ileri gelenleri bu amaç adına bizim tarafımızdan kazanılmış olması ve reylerini açıkladıkları zaman kendi kaderlerine zaten sahip olduklarını Türkiye Büyük millet Meclisi idaresinde yaşamaya talip olduklarını ilan etmelidir. Kürdistan’daki bütün çalışmanın bu amaca dayanan siyasete yönelmesi Elcezire Cephesi Kumandanlığına aittir. Kürdistan’daki Kürtlerin Fransızlar ve özellikle İngilizlere karşı düşmanlığını silahlı çarpışmayla değiştirilemeyecek bir dereceye vardırmak ve yabancılarla Kürtlerin birleşmesine engel olmak, adım adım mahalli idareler kurulmasının sebeplerini açıklamak ve böylece bize yürekten bağlanmalarını sağlamak, Kürt reislerini mülki ve askeri makamlarla görevlendirerek bize bağlanmalarını sağlamalaştırmak için genel çizgiler kabul olunmuştur. TBMM Başkanı M. Kemal * Bu mektup 27 Haziran 1920 de TBMM Başkanı M. Kemal imzalı olarak, Elcezire Kumandanı Nihat Paşa’ya, TBMM’nin gizli oturumla aldığı 5 maddelik talimatnamesinden alınmıştır. Sayğılarımla ...
HASAN BEYE
 // MURAT ( GÜNEYLİ KÜRT )
DOHUK' tan hepinize bol selam Hocamın yazısını görünce okudum okuduğumdada HASAN isimli arkadaşımızın bir yorumuyla karşılaştım ve bir yorum yazma gereği duydum. Hocamın görüşlerine katılmıyor olabilirsiniz HASAN bey bizler hepimizin vatanı olan bu coğrafyada türk milleti olarak bir bayrak altında yaşamaktan bahsediyorsunuz ve coğrafyamızda oynanan oyunlar diyorsunuz hasan bey ben 42 yaşındayım kendimi bildim bileli dış güçler türklerin düşmanı oldu, oyunlar oynanıyor bize üç tarafımız denizlerle kaplı dört tarafımız düşmanlarla hep böyle büyütüldük en iyi niyetli insanlara bile kuşkuyla bakmak zorunda kaldık. sizin gibilerin sayesinde... bir milleti millet yapan unsurlardan bahsediyorsunuz sayarmısınız üç tanesini ve bu millet terimini neden kürtler için çok görüyorsunuz ? ayrımcılık diyorsunuz ayrımcılığı yapan bizmiyiz yoksa çocuklarımızı bir demokratik gösteride bile kurşunlayan zihniyetmi ? yazılarınızda sürekli Barzaniyi destekleyen yazılar diyorsun ne yani aşağılayalımmı? Barzani ve ailesi hatta babası rahmetli MOLLA MUSTAFA BARZANİ ve onun dedesi olan ŞEYH ABDULSELAM EFENDİ döneminden beri osmanlıya dahi boğun eğmemiştir ırak gibi kukla bir yönetimemi boğun eğecekti Barzaniler ve güney kürtleri 80 seksen yıldır özgürlükleri için savaşan ve 1000000 bir milyonu aşkın şehid veren bir hareket kuzey ıraktan yuvalanan PKK diyorsun sorarım sana HASAN BEY 30 otuz tane tamı tamına 30 tane operasyon yaptınızda neden PKK yi bitiremediniz her seferinde ?....................... ŞU SORUMA CEVAP VERMENİZİ İSTİYORUM BAŞKADA HİÇBİR ŞEY İSTEMİYORUM NEDEN BU GÜNE KADAR BİR MİLLETVEKİLİ YADA BAKANIN ÇOCUĞU BİR ÇATIŞMADA ÖLMEDİ yine şehit cenazeleri geliyor diyorsunuz şehit cenazelerinin gelmemesi için sen ne yaptın? PKK 5 beş yıl ateşkes ilan etti herkeste rahat etti bu beş yıl heba edildi neden ?yine bir gemiden bahsediyorsunuz su alırsa bilmem batarsa ne olur ne olur bana kalırsa siz artık bu tip masalları çocuklarınıza anlatın tabii onlarda bu masallarla uyumaz onuda belirteyim SAKARYADAN ÇANAKKALEDEN dem vurmuşsunuz evet doğrudur tüm savaşlarda biz kürtler sizin yanınızda yanıbaşınızda olduk peki ya siz? siz kürtlerin dilini kültürünü yasaklamadınızmı? ne oldu dağlarda binlerce insan binlerce şehid halada kürt çocukları olan PKKlileri öldürürken şu kadar terörist avladık şu kadar ermeni dölünü yok ettik demiyormusunuz ne yani yalanmı PKK LİLER İNGİLTEREDENMİ GELDİ ? AMERİKADANMI GELDİ BUNLARIN KÜRT OLDUKLARINI SİZDE BİLİYORSUNUZ AMA İŞİNİZE GELMİYOR siz gelin birlik olalım diyorsunuz AMERİKA IRAK ta aynı dili konuşan insanları birbirine düşürdü diyorsun (sünniler ve şiiler için) sen şiilerin SADDAM zaliminden ve onun yönetiminden neler çektiğini biliyormusun ? HAYIRR kardeşlikten bahsediyorsun eğer sahiden kardeşsek siz ülkenizdeki KÜRT SORUNUNU çözün o zaman gelin konuşuruz NEWROZ'da birtek türk bayrağı yok diyorsun newrozun tarihsel, kültürel olarak kürt bayramı olduğunu tüm dünya kabul ederken senin ülken bu bayramı yasaklamak için elinden geleni ardına koymuyor. Güney Kuzey Kürdistan diyorsun SELÇUKLU TÜRKLERİ nin tarihine inersen değerli kardeşim KÜRDİSTAN teriminin ne zamandan beri kürt toprakları için kullanıldığını görürsün SON OLARAK HAKKARİLİ VANLI MARDİNLİ GİDİP SİZİN İÇİN ÇANAKKALEDE SAKARYADA FEDAKARCA ŞEHİD OLMUŞTUR AMA BİRTEK TÜRK GELİPTE KÜRTLER İÇİN ŞEHİT OLMAMIŞTIR ben eski bir HAKKARİ Lİ olarak şimdi DOHUKTA oturuyorum birkaç gün önce genelkurmay başkanınız (kuzey ırak a ) KÜRDİSTANA bir operasyon yapmalıyız diyordu siz kürdistana gireceksinizde hakkaride oturan amcam dayım vs vs oturup sizimi izleyecek biraz mantıklı düşünün lütfen bu gün kürtlerin sizin desteğinize ihtiyacı belki yok ama sizin güzel bir atasözünüz var hani derler ya komşu komşunun külüne muhtaçtır yarın bizler birbirimize muhtaç olacağız ona göre bazı şeyleri söylerken yazarken ve demeç verirken daha dikkatli olmalısınız ben 10 yıldır DOHUKTA oturuyorum ama hala türkçe yazıp okuyorum ne dediğimi sanırım anladınız ASLEN HAKKARİLİ OLAN BEN HEPİNİZİ SAYGIYLA SELAMLIYORUM tora haskon, ez we pır hezdıkım jiyantı hezdıkıni lı seré başur bakur rojhelatu rojava pır saxbın gelo gelé mın ...
asıl TC'nin çözümlenmesi lazım
 // ehmed
Sevgili hocam ileri sürdüğünüz realiteden kaçılmaz artık. ancak türkiye bir türlü yaşanan süreci kabullenemiyor. sanırım burada kürtleri değil de TC ve resim ideolojisi ele bu süreçteki türklüğün oluşumunun derinliğine incelenmesi önemlidir. kanaatım o ki bu süreçte oluşturulan türklük anlayışı ve maneviyatı çözümlenmeden türk toplumunu bu realiteye ikna etmek zor olacaktır ki, bu da çatışmaların derinleşmesini kaçınılmaz kılacaktır. özcesi mevcut resmi ideoloji sadece kürtler için değil AB sürecine, global dünya oluşumuna, iktisadi ve kültürel yeniden yapılanmaya ve de siyasal ve hukuksal olarak reforma gidilmesi yönlü çabalar için bir engeldir, bir duvardır. ...