İbrahim Genç

Araf'ta bir kent: Kerkük

20 Haziran 2014 Cuma 13:49

Irak’ta Musul’un bir günde IŞİD tarafından ele geçirilmesi dünya kamuoyunun gözünü Musul ve Kerkük’e çevirdi. İki bölge de sahip olduğu petrol zenginliği açısından herkesin iştahını kabartıyor. Bu sebeple de Musul ve Kerkük; yaklaşık olarak yüz yıldır Arap, Türkmen ve Kürtler arasındaki çelişkilerin başlıca nedenidir. Özellikle Kerkük, pekişmiş Kürt varlığından dolayı her an Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY)’ne bağlanabileceği ihtimali, Türkmen ve Arapları korkutuyor. Aslında bu durum, 30 Nisan Irak seçimlerinde Kürtlerin Kerkük’teki tartışılmaz başarısı ve Türkiye’nin KBY ile ilişkilerden dolayı paradigma değişikliğine gitmesi Kerkük Türkmenlerinde de yumuşamaya yol açtı.
30 Nisan seçimlerinde 12 sandalyeli Kerkük’te Talabani’nin partisi KYB 209 bin oyla 6 vekil, Barzani’nin KDP’si 63 bin oyla 2 vekil, Kerkük Türkmen Cephesi 70 bin oyla 2 vekil ve Araplar da 2 vekil çıkarmışlardı. Bu tabloyla birlikte Kürt partileriyle görüşmeler yapan Türkmenlerin başlangıçta Kerkük’ün özerk olmasını ve sonrasında da referandumla Kürdistan Bölgesi’ne bağlanabileceğini kabul ettiklerini yerel kaynaklar aktardı. Bugün de IŞİD saldırılarıyla birlikte Irak ordusu Kerkük’ten çekilirken Kürt Peşmergeler şehrin kontrolünü ele geçirdi. Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih Feyaz da Peşmergelerin bulundukları yerlerde geri çekilmemesi konusunda Bağdat ve Erbil’in anlaştığını belirtti. KDP vekilleri de sembolik değer taşıması açısında Kürdistan parlamentosu toplantısının Kerkük’te yapılmasını teklif ediyorlar.

Kerkük’ün durumunun Irak anayasasının 140. Maddesine göre 2007’de referandumla belirlenmesi gerekiyordu. Eğer bugün Kerkük, KBY’ye bağlanırsa KBY dünya petrol üreten ülkeler içinde ilk üçe girecek. Kerkük’te çıkan petrol; maliyeti ucuz ama kalitesi en yüksek petrol olarak değerlendiriliyor. Türkiye’nin Amerikan Exxon Mobil ile anlaşarak petrol çıkardığı bazı bölgelerin Musul ve Kerkük’e bağlı tartışmalı bölgeler olması, Türkiye’nin Kerkük’ün KBY’ye bağlanmasına yeşil ışık yaktığı şeklinde de yorumlanabilir. Bu durumda eğer Türkiye, Kerkük Türkmenlerini ikna etmeye çalışacaktır. Çünkü şu durumda Türkmenler, Kerkük’ün KBY’ye bağlanmasını istemediklerini dile getirirken aynı zamanda silahlanmaya başladırlar. Bu durumda ben de önce transkiribe ettiğim ve sonra Osmanlıcadan çevirdiğim Kerkük’le ilgili şu tarihi anekdotu sizinle paylaşmak istiyorum.
KERKUK: Kürdistan’ın Musul vilayetinde ve Musul’un 160 km güneydoğusunda sıra tepelerin altında, geniş bir ovanın kenarında Edhem deresi denilen yerde kurulmuştur. Şehrezor sancağının merkezi bir şehir olup 30.000 nüfusu, kalesi, 36 cami ve mescidi, 7 medresesi, 15 tekke ve zaviyesi, 12 hanı, 1282 mağaza ve dükkanı, bedesteni, 8 hamamı, nehrin üzerinde bir köprüsü, 1 lise ve 18 ilkokulu, 3 kilisesi ve 1 havrası vardır.

Bir tepenin üzerinde kale içi ile kalenin altındaki mahallerden ve sağ tarafındaki bölümden oluşurken nüfusunun 4’te 3’ü ( 4/3) Kürt ve artan diğer kısmı Türk ve Arap’tır. Ayrıca 760 İsrailli ve 460 Keldani de vardır. Birkaç kervan yoluna sahip olmakla birlikte işlek ticareti, akarsuları çok olup etrafında bağ ve bahçeleri, portakal, limon, nar, hurma vb. meyve mahsulü vardır. Etrafında tuzlu sularıyla, akarsu madenleri ve petrolü çoktur. Şehirde bez ve kumaş yapılırken 20 tezgah bulunmaktadır. Sepicilik, deri işleme işleri ve kenevirden ipler de yapılır. Portakal çiçeğinden özsu çıkarılır. Havası yazın çok sıcak olsa da yumuşaktır.

Şehirde enbiyadan Danyal ve Üzeyir’in makamları ile Ehl-i Beyt’ten birkaç kişinin ve bazı büyük şeyhlerin türbeleri ziyaretgahtır. Kerkük eski bir şehir olup eski ismi “Kurkure”dir. Kerkük, Şehrezor sancağının merkezi olup doğudan Süleymaniye sancağı, kuzeyden Koysancak ve Erbil ilçeleri, batıdan Musul sancağı, güneybatıdan Bağdat ili Merkez ilçenin kuzeyinde çok zengin petrol kuyuları vardır, halk bunu gaz gibi yakmak için kullanır. Babagurgur adında bir yerde, yerden mavimsi bir alev çıkar. ve güneydoğudan Selahiye ilçesiyle çevrilidir. Mehle, Tuzhurmatu, Kil ve Şivan isimleriyle 5 nahiye ve toplamda 352 köyü kapsayıp; Dicle’ye tabii olan Edhem ve Aşağı Zap nehirleriyle ve ya bunlara ya da doğrudan Dicle’ye dökülen birçok çay ilçeyi parçalara ayırır.
Arazisi az engebeli ve büyük oranda geniş düzlüklerden ibaret olup toprağı çok verimlidir. Başlıca mahsulleri buğday, arpa, pirinç, tütün, üzüm vb. meyvalardan ve özellikle limondan oluşur. Birçok hastalığa iyi gelen maden sularının yanında tuzlu sular da çoktur. Merkez ilçenin güneybatısında bazı kuyular tuzlanmış olup çok tuz çıkarılmaktadır. Koyun, keçi, deve, at vb. hayvanları çok olmakla birlikte yapağı ve keçi birçok yerde kilim, aba vb. yapımında kullanılır.

Şemsettin Sami, Kâmûsu’l-Âlâm, cilt 5, Sayfa 3846, Kaşgar Neşriyat, Ankara 1996

Bu yazı toplam 8645 defa okunmuştur
yüksek ticaret anlaşması olduktan sonra
 // peşmerge de zaten türkmen alayları var
çok önemli.Barzani ile ilk anlaşmayı türkiye yaptı.maliki barzaniyi boğmak istedi. türkiye ayrı bir devletle anlaşma yapar gibi anlaştı ve barzaninin petrol sevkiyatının önünü açtı.musul ve kerkürk misaki milli.buralar kürdistanın olacak..kürdistnın olan her şey aynı zamanda türkiyenin..kürdistan bağımsız bir devlet olacak.türkiye ile kürdistan ise avusturalya ile ingiltere gibi ayrı ayrı devletler ama aslında aynı devlet gibi...çok zayıf bir ihtimal de olsa barzaniyi şiiler veya başkaları sıkıştırır barzani de kendilerini koruyamaz olursa eski çekoslavakya gibi türkiye ile birleşir..türkiyedeki türk ve kürt ırkcıları ortalığı kızıştırsa da gerçekteki kürt türk dostluğunu bozamazlar..yüksek ticaret anlaşması olduğu için her şey çok güzel...
20 Haziran 2014 Cuma 17:31