Özgür Amed

Aloo, orası emniyet mi?

04 Ekim 2011 Salı 12:15

**Erdoğan, toprak-vicdan-insan temalı geleneksel parti üyelerini ağlatma ve yaşatma derneği konuşmasında yine medyanın kör gözüne ve lenslerine seslendi. “Ciğerim yanıyor ciğerimmm”…

Kediler isyanda!

Yani tanıdığım birkaç kedi dostum var. Minoş, Pamuk, Itırcık. Çok büyük üzüntü duyduklarını ve ‘Kedi Açılımı’na dair bir ipucu olmasından korktuklarını da ifade ettiler.

Asıl büyük üzüntü ise Amed’in yüksek sosyetesine kadar da ilerlemiş emekçi yemeği Ciğer’in artık bir tadının da kalmadığı gerçeğidir.

Halkın nabzını tuttuğumuzda iki görüş ön plana çıkıyor. Birincisi AKP’lilerin olaya bakışı: “Bize artık ciğer haram! Her şeyimiz başbakanımızın ciğeri yanıyorken, ülke derbeder iken biz nasıl olurda ciğer yeriz, biz nasıl olurda mezeleri götürürüz? Bu kadar akılsız mıyız? Aç mıyız?”

Diğer kesim ise, ciğeri bir felsefe olarak belleyen ve kentin kimliğine şişleri dokuyan kadir kıymet bilen dostların meseleye dair görüşleri. Sözcüleri Seydîxan şöyle özetliyor: “Abê bir zevkimiz vardı! Oda gitti. Sabah kahvaltıyı ciğersiz yapamayan biriyim, ama artık sabah 7’de kellepaça yerim fakat ciğer yiyemem. Erdoğan’ın ciğer lafını ağzına alması bizce politik bir hamledir. Kürdün şah damardan vurulmasıdır. En sanatsal ve estetik alanına tecavüzdür. Bu aynı zamanda yemeksel bir cinayettir. Onlarca insan ciğer yemeyecek artık. Ciğer Yürüyüşü’de düzenlemeyi düşünüyoruz, ciğerseverleri buluşturmak zorundayız.

Kürdü Kürde kırdırttılar yetmedi.

Kesmedi iğrençliğin dayanılmaz hafifliği. Düşünce ishalı olan hükümetin Kürdomaniac teorisyenleri, yeni yeni projeler ile sınırları da Hollywood filmlerine çekiyor. Artık herkes ajan, herkes şüpheli, herkes ‘terörist’…

Ajanslara düşen şu haberden bahsetmeye çalışıyorum: “İçişleri Bakanlığı, terör eylemlerine katılanları yakalatan ya da kimliklerini ortaya çıkaranlara para ödülü verecek.”

İşsizliğe de mükemmel çözüm değil mi? Evde otur ve al eline teli, sokaktan geçen her esmer yüzü ihbar et.

Bence katlı otopark gibi artık hapisler yapılsın. Düşünsenize her gün gelen “Aloo! Bizim alt komşu Kürtçe müzik dinliyor, bence terör bağlantıları var. Lütfen baskın yapın!”, “Aloo! Ya bir adam var bizim mahallede, kaşları Kürde benziyor. Yani bence terörist, ve ülkeyi bölecek gibi bakıyor. Lütfen tutuklayın, inanın mahallede huzur kalmadı” telefonlarını.
 
**Dini yaşayış biçimleri imansızlığın gölgesinde, Balkanlar’dan gelen soğuk havanın basınç eğrileri ile eşdeğer olan Vakit/Akit tayfası için Kürtler ne anlam ifade ediyor, hepiniz az çok biliyorsunuz. Bu cenahın zevkini “Kürtler Kral Süleyman’ın kölelerinin ve şeytanın çocuklarıdır.

Uzak dağlarda sürgün edilmiş ve tanrı tanımaz çift şeytana kanıp evlenmiş ve de Kürt ırkı bunlardan türemiştir" diyen Arap tarihçi Mesudî paklar. Yine ihtimaldir ki, her gün Yavuz Sultan Selim’in bir çeşmeye yazdırdığı rivayet edilen ve “Kürde fırsat verme ya Rab!” diye başlayan duasını da sağ baştan 3 vakit düzenli tekrar edip okuyorlardır ofislerinde.
Bu fantastik ve Kürt nefretinin daimi taşıyıcıları arkadaşların geçen gün bir kampanyasına denk geldim. Site ve gazetelerinde de büyük boy vermişler. Kampanyaları ise ilginç: “Kupon ile Hac’a göndermek”…

Sadece 31 Kupona diye başlayan haber, 1 Ekim’de start aldı. Her ay 50 okurunu gönderecekmiş. Dedem için bizde kupon biriktirecez. Öyle karar aldık ve kuponları tamamladıktan sonra, olurda çıkarsa bize piyango, karşılarına dikileceğiz. Dedemin yapacağı konuşmada hazır: “Gitmiyem! Beni insan gibi insanlar göndersin?”
 
**Haber şöyle: “BDP'lilerin yemini sırasında Cumhurbaşkanı Gül, komutanlar, Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu salonda yoktu. BDP'nin yeminini dinleyen tek lider MHP lideri Bahçeli'ydi”… Sahiden pek bi ironik. Merak ediyorum, acaba saygısından mı durdu yoksa bizim vekillerin o ırkçı yemini okurken onların yüz ifadesini görüp, zevk alma niyetine mi durdu?

**BDP’nin meclisteki yemin törenini tek alkışlayan isim CHP’li İsa Gök imiş. İsa Bey CHP’nin yemin boykotunu da halen devam ettiren ve yemin etmeyen tek isim. Yani içinde gizli bir Kürt ruhu var, bence daha fazla nazlanmanın manası yok. Arkadaşlar rica etsin, saflardaki yerini alsın! Böyle nereye kadar?

Platonik aşk adamı bitirir hevalê İsa…

Bu yazı toplam 7511 defa okunmuştur
saçma
 // asad
Kendi Dünyanıza Göre Yazıp Çizmişsiniz,Eminimki Yazdıklarınıza Siz Bile İnanmıyorusnuzdur.Süslenmiş Kelimeler İlgi Çeken Demokratik Söylemler Kendi İdeolojisinden Başka İdeolojileri Reddeden Bir Zihniyet.Söylemlerin 5 te 3 demokrasi sosyalizm eşitlik v.b Olan bir ideoloji en büyük eşitsizliği en büyük adaletsizliği en büyük hukuksuzluğu yapiyordur bu soylemlerin sahipleri zevku sefada yaşarken biz bölge halkı sefalet ,çinde yaşıyoruz en büyük acıyı ızdırabı hukuksuzluğu ne hukumet ne de bdp cekiyor huzursuzluk her iki tarafında ekmek ve suyu hep ezilen arada kalan halk oluyor. birşeyleir savurnuken yada reddederken kafalardaki kalıplarşmiş devrim utopyalarını bir kenara bırakın ve deyin ki bu halkım neden mağdur neden sefalwt içinde yaşıyor...
05 Ekim 2011 Çarşamba 10:59
Hevalé Yazar maddeler halinde !
 // Mehemedé Paloyé
1-İlk yazından beri takip ediyorum.Beğenimi kazanmış bir yazarsın artık.(Tebrikler)
2-Kedilerin neden bizim oralı değilde,Yüksek Tırk sosyetisindendirler? Onlar zaten ciğer değil özel mama yerler.
3-Ciğer yanma meselesi Melle Nesreddinde vardır.Misafir olduğu evde balı fazla yiyince ev sahibi Melle hıngıvé zéde nexwe ewé kezéwé te bışewitine diyince Melle minaku ez zéde dıxwum kezeba mın ne kezeba te dışewıté ! der.
Yani bu ciğer başka şeyden yanıyor gibi.
4-Şu yemin meselesi ise gerçekten zor bir meseledir.Buna bir çözüm bulmak şarttır.Hemşherim Septioğlu bu yemini okuyuncaya kadar neler çektiğini hiç unutmam(dışardan diplomalı idi).Mılletıme u devletın bıtunluğune....
Neyse bu 4 madde yeter
Sılav u demxweşi,destxweşi jı tera be...
04 Ekim 2011 Salı 23:18
dünya değişti
 // geçti
kürtlerde değişti.eski kürterler değilllllllll...
04 Ekim 2011 Salı 15:22