Ümit Yazıcıoğlu

Aksiyon'daki Tan

2006-03-18 22:08:25

Gelip dayandığımız 2006'da erkeklik, onur ve mertlik karaborsaya düştü.. Yazarsan Yaz dediler mi? Yazacaksın. Ara vermişsin, paslanmışsın; atacaksın bir tarafa... Yaz diyenlerin gönül köşkünü yıkmayacaksın! Düğün alayında nazlananın, köy odasında yeri olmazmış. Nemize lazım, odadan ırak durmadan yazalım kuzu, kuzu... Şimdilerde Bu dönemleri tespit edip önüne geçmek mümkün olmaz.

Örneğin 13.03.2006 tarihinde Zekai Özçınar tarafın´dan Aksiyon derğisinin 588 sayısında eski Tekman kaymakamı Hikmet Tan´la yapılan mülakatta Hikmet Tan kendisi´nin, Türkoğlu'ndan Erzurum-Tekman'a 1974 yılında sürgün edildiğini ileri sürmekte ve Tekmanı Kendi ifadeleriyle, "Allah'ın dağı. 6 ay yolu kapalı; suyu, elektriği yok. Bin nüfuslu bir yer." diye horlamakta ve  o dönem Tekman’ın CHP li Belediye başkanının, kendisinin suyunu ve elektiriğini kestiğini Aksiyon dergisinde şimdi ileri sürerek dertlenmektedir.

Bay Tan o dönem Tekman Belediye Başkanı olan Abdulbaki Yazıcıoğlu´ nun  sizin oturduğunuz evinizin suyunu ve elektiriğini Belediye Başkanı olarak kestiği doğrudur, çünkü siz  Tekman´ın Kaymakamı olarak oturduğunuz evde  kullandığınız suyu ve elektiriği kulanırken ne su saati nede elektirik saati takmak istemiyordunuz. (Detayı icin  06 Temmuz 1975 Tarihli Hürriyet Gazetesine bakabilirsiniz). Tekman belediyesine su ve elektirık   parasını ödemiyordunuz. Aynizamanda izinsiz olarak su deposuna giden ana içmesuyu borusundan gizliçe su alıp, bahçenizi sularken, halk içeçek su bulamıyordu.

Bunu yapmaya siz Kaymakam bile olsanız hakkınız varmı? Bildiğiniz ğibi bu tip olaylara Hukuk dilinde elektirk ve su hırsızlığı deniyor. Bu nedenden olaçakki zamanın Erzurum Valisi Necmeddin Karaduman  zamanın Tekman Belediye Başkanı Abdulbaki Yazıcıoğluna hak veriyor, sizin yazılmamış beyaz bir kagıt olmadığınızı lekelerinizle birlikte biliyordu, çünkü  Karaduman sizin siçil dosyanızı iyi okumuştu. Siz ise Tekmandan biran önce gitmek için hertürlü yolu kendinize mübah görüyor, halkın secilmiş temsilcileriyle güreşmeye kendinizi sevimsizleiştirerek kalkıyordunuz.

O dönemde Babam Abdulbaki Yazıcıoğlu 02. Haziran 1968 den 17 Aralık 1977 tarihine kadar CHP den Tekman Belediye Başkanlığı yaptı. Tanıdığım kadarıyla Babam yaradılışı, aile terbiyesi, dini inancı gereği   haksızlığa, zülme, tefrikaya, inançsızlığa, adaletsizliğe, sömürmeye, ayrımcılığa ve hırsızlara karşı tavır alan bir şahsiyetti. Bu nedenle  siz Kaymakamda olsanız, eğer halka zülümetmeye  kalkıyorsanız, halkı ve Tekmanı horgörüyorsanız, kendi yetkilerinizi kötüye kullanarak, kullandığınız su ve elektiriğin parasını vermiyorsanız, sizin su ve elektiriğinizi çekinmeden Yazıcıoğlu keser. Zaten Hukuk devletinin de amacı bu degil mi?

Bay Tan siz görev yaptığınız sırada halk tarafından hiç sevilmediniz. Sizin  tavır ve hareketleriniz merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafındanda kendileri devlet planlama teşkilatında çalıştığı zaman hiç hoşgörülmedi, bunu kendinizde zaten Aksiyona ikrar ediyorsunuz.

Şimdiki emekli Hikmet Tan sözde Tekmana kendi deyimiyle 1974 de sürlmüş.  Yahu Tekman Türkiye´nin bir Kazası degil mi? Veya Tekman´a hizmet için görevlendirilmek, sürgüne mi gönderilmek anlamına geliyor? Bay Tan senin haddine değildir Tekmanı ve orada yaşayan  Kürtvatandaşlarımızı horgörmek.

Peki daha sonra bu şahsiyetin sicili düzelmişmi. Hayır. Nereye gönderilmişse orda problemler büyümeye başlamış. Van’da Vali iken polis merkezine baskın, uyuşturucu trafiği, polisin birbirini suçlaması ve bakanların açıklaması etrafında dönen “Van’ın Susurluk’u” bir türlü aydınlatılamıyor. Her gün ortaya yeni iddialar atılıyor, birbiriyle çelişkili açıklamalar yapılıyor. Ama olayın kaynağına kimse dokunmuyor. Oysa Bay Hikmet Tan OHAL döneminde geliştirdiğiniz ilişkiler, JİTEM ve korucuların karıştığı uyuşturucu ve silah kaçakçılığı, göz yumulan faili meçhul cinayetler Van’daki skandalın Susurluk’tan daha derin olduğunu gösteriyor.

Bay Tan Türk Solu Dergisi yazarlarından Yekta Güngör Özden´in yanında Hukuk sıtajı yaptığını söylüyor. Bu nedenle Yozgat´tan otobüsle geçtiginde otübüsten indirilip başına birşeyler geleçeginden Kaymakam olarak korkuyormuş. Ruh doktorları bu tip korkuların tedavisı için teşhisi koyuyorlar, verilen ilaçlar ise tedavide başarısız oluyor.  Bizim bildiğimiz Yekta Güngör Özden inanmış ulusalcı bir Kemalıstir. Onun yanında sıtaj yapan Bay Tan´ a hiç Yozgatta zarargelebilirmi? Hayır. 

Fakat, eskiden itlerin ve tilkilerin bir onuru ve kıymeti vardı. Tilkiler uyanık ve kurnaz; itler ise sadık hayvanlardı. Sahiplerini ve güdülen sürüyü korurlardı. Şimdi tilkiler itleşti, itler de saldırganlaştı. Yozgattan geçerken korku hastalagına yakalandıklarını ikrar edenenler de emekli olduktan sonra bu halleriyle AKP den Cumhurbaşkanlığına veya milletvekilliğine oynuyorlar. Tarih hükmünü icra eder.

Not: Yakında kısa bir süre için Türkiye’ye, Babamı ziyaret etmeye, geleçeğim, buna nazaran yazılarımı süresi içerisinde siz okuyucularıma yetiştirmeye çalışaçağım, geçikme olursa kusura bakmayın.

Bu yazı toplam 8252 defa okunmuştur