İskender Kahraman

AKP’ nin Aşil Topuğu

09 Aralık 2012 Pazar 11:50

Meşhur Troya efsanesine göre Troyalılara karşı savaş açan Yunanlıların Aşil (Akhileus) adında yenilmez bir komutanı varmış. Yine rivayete göre bu komutanın annesine onu yenilmezlik suyunda yıkaması gerektiği söylenmiş.

Yıkarken de elinin suya değmemesi gerektiği öğütlenmiş. Yani onu yıkarken eğer annenin eli suya değerse Aşil yenilmez olmazmış.

Annesi de bu öğüdü dinleyip onu yenilmezlik suyunda yıkamış. Ve onu yıkarken sol topuğundan tutarak suya batırmış. Sol topuğu suya değmediği için de Aşil’in en zayıf ve ölümcül noktası olmuştu.

Nihayetinde Troyalılar bunu bildiği için de onu zehirli bir okla sol topuğundan vurarak öldürmüştü.

Bu efsanenin dillendirdiği gibi her şeyin güçlü bir yanının olduğu gibi bir de zayıf yanı, hassas noktası vardır. 

Ve yine doğanın kanununa göre her şey doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Buna devletler, partiler de dahildir.

Dengesiz bir ortamda palazlanıp her seçimde daha da büyüyen AKP’nin gücünün zirvesinde olduğu da su götürmez bir gerçek.

AKP’nin ya da Erdoğan’ın bu kadar büyümesinin önemli nedenlerinden birisinin alternatif bir partinin, bir kuruluşun olmamasıdır denilebilir. Ya da başka nedenleri de olabilir.

Ama yine de AKP’nin de zayıflamasına, ölümüne sebep olacak bir Aşil topuğu vardır elbette. Yani, doğal olarak bir zayıf noktası vardır mutlaka.

Bu zayıf nokta birçok şey olabildiği gibi Erdoğan da olabilir. Çünkü o çok güçlü. Dolayısıyla bir şeyin en güçlü halkası olan, bazen o şeyin zayıf halkası da olabilir.

Zaten, bir kişinin bu kadar güçlü olması, demokrasinin, çoğulculuğun ve demokratik partilerin ruhuna da aykırı bir şeydir.

Yani bu partiyi Erdoğan kurdu, bugünkü gücüne ulaştırdı.  Bu partiyi kurup bu güce getirdiği gibi bitişe de götürebilir. Ki son zamanlarda gittikçe sertleşen tutumuyla bunu yapabileceğini gösterdi.

AKP’nin en güçlü halkası olan Başbakan en zayıf halkası olacak mı bunu zaman gösterecek.

Fakat; daha fazla önemli olan ‘bu güç AKP’nin elinden nasıl alınabilir’ konusu üzerinde durmakta fayda vardır.

Ya da AKP’nin Aşil topuğu nedir? Kabaca söylersek; belli nasıl kırılır…?

Bunu kabul etmek gerekir ki AKP’nin iki güçlü ayağı bulunmaktadır. Biri Türkiye toplumunun muhafazakar kesimidir. Bunlar çok kalabalıktır. İçerisinde azımsanmayacak derecede milliyetçi bir kesim vardır.

İkinci ayağı ise Kürtlerdir. Bunlar fazla kalabalık olmamalarına rağmen güçlü ve hassas ayağı oluşturmaktadır.

Bu ikinci ayak AK partinin bel kemiğini oluşturduğu gibi karar mercilerinde etkisizdir. Fakat, AK partinin belini de ancak ve ancak bu kesim kırabilir. Yani Erdoğan’dan sonra AK partinin Aşil topuğunu bu kesim oluşturuyor diyebiliriz.

Bunların her kıpırdanışı AK partiyi sallar sallamasına da bunlar ya güçlerinin farkında değil ya da farkına varmak istemiyorlar.

Şuanki Mecliste bulunan birkaç ‘Kürt kökenli’ vekilin AK partiden ayrılması en can alıcı nokta olabilir. Sonun başlangıcını başlatabilir. Çünkü bu dönemde zincirin en zayıf halkası burasıdır.

Bu vekillerin böyle bir şey yapma istekleri ya da kabiliyetleri var mıdır bilinmez. Ama böyle bir şey yaparlarsa tarih yazacaklarını bilmelidirler.

Onların belli bir partiye geçmeleri de çok elzem değildir. Kendi gruplarını oluşturabilecekleri gibi bağımsız da durabilirler.

Böyle bir hareketin onlara tarihsel bir ün kazandıracağı gibi toplumun birçok kesimi tarafından da alkışlanabilir. Hatta beşinci bir yol, bir güç olarak umut olabilirler.

Bunların korkmasına da gerek yok aslında. Maaşları kesilmeyecek, milletvekillikleri düşmeyecek; aksine hayatlarına renk katabilecekleri gibi adlarına olumlu sıfatlar da yüklenebilir.

Tarih ya da hayat bazen tarihi misyon yükleyen fırsatlar sunar insana. Ve bu gibi fırsatlar bir daha gelmeyebilir insanın ayağına. Ve belki bu vekiller için şimdi o altın fırsat ayaklarına gelmiştir.

Dolayısıyla böyle tarihi misyonu yüklenmenin tam zamanı olabilir.

Ve belki o gün, bu gündür kim bilir!

Bu yazı toplam 11078 defa okunmuştur
11:27
 // e
Katılıyorum ama ayri bir parti kurma degil akp den ayrılıp kendi partilerinin yanında tek vücut olup birlik olup demokratik özerklik inşa edilerk bu ülkenin gerçek anlamda demokratikleşmesini sağlayarak tarih yazılabilir..bir de yasalardan bahseden yıkarak degil yasal ara uygun bir şekilde davranmak gerekir diyenlere acıyor insan hangi yasa ya bu kadar mi kör olur insan..insan kendi onurundan kisiliginden bu kadar mi kopuş yas ar..hangi yasa ya biliyorum bunu diyen de biliyor...
18 Aralık 2012 Salı 11:27
AKP DEN KURTULMAK MÜMKÜNDÜR 2
 // Ronahî
Düşünün 2002 de halk demokrasi adına AKP ye oy verdi.
AKP, AB projesini ve Demokrasi talebini iyi kullandığı için oy aldı. AKP "mazlumların sesi" "hak arayanların adresi olacaktı" En son referanduma kadar da çamur atarak referandumdan başarı elde ettiler.

Bunun vebali birazda "biz üçüncü yolu tercih ediyoruz" diyen ve sandığa gitmeyen BDP dir. AKP nin İktidarını sağlamlaştırmasına ve bu günahlara sebep olmuştu. BDP isteseydi AKP nin referandumda yargıyı ele geçirmesine izin vermezdi ve referandumda iyi bir tokat atardı. Dikkat edin AKP yargıyı ele geçirdikten sonra bu kadar pervasızlaştı.

Her neyse ölmüşe çare yok. Bundan sonrasını düşünmek gerek. Yukarıda ki önerimi siyaset yapanlar becerirse ülkenin geleceği kurtulur huzur ge...
10 Aralık 2012 Pazartesi 01:16
AKP DEN KURTULMAK MÜMKÜNDÜR 1
 // Ronahî
Bu, halk düşmanı hükümetten kurtulmanın bir çaresi daha var aslında:
Bütün kesimleri bir araya getirecek AB hedefini temel alıp insan haklarına işçi, memur ve emekli haklarına saygılı bir siyaset ile AKP yi yerle bir eden bir projeyi partileştirerek ortaya çıkabilirler.

Birinci ayağında, Profesörler, Doçentler, Aydınlar, Dindarlar, Liberaller, Gazeteciler, sinema oyuncuları, eski solcular, sağcılar, toplumda saygınlığı olan emekli savcı ve hakimler köylüler ve halkın değer verdiği kanaat önderleri, Dini önderleri bunların hepsini bir parti çatısı altında toplasalar halk peşi sıra gelir.

İkinci ayağında yoğun bir örgütlenme ile Türkiye'de ki Halkın önüne çıkabilirlerse bu iş biter. Halk, inandığı vakit iktidarı altın tepside teslim e...
10 Aralık 2012 Pazartesi 01:15