Bedri Çallı

AKP İslamiyet’i ve Şintoizm’de Adalet

18 Ocak 2016 Pazartesi 00:02

Aslında son yıllarda yaşadıklarımız veya şahit olduklarımızla, AKP İslamiyet’inin ne olduğunu çokta tarif etmeye gerek yok.

En son diyanet işleri başkanlığı sitesinde “bir babanın öz kızına doyacağı şehvetle”  ilgili cevabi sapık açıklamanın kesinlikle islamiyette yeri yoktur. Olsa olsa AKP ve yakın dostları Suudi ile DAİŞ  kardeşlerinin  vehabilik  İslamiyet’inde karşılaşılabilinir.

Bu gün İslamiyet adına bu kadar kan döken İŞİD’in ne kadar samimi olmadığını görmek istiyorsanız, Şengal Yezidili kızların röportajlarını veren tv  Kanalları veya internet sitelerinden izleyin ve okuyun. Bu kez anlayacaksınız ki onlara destek verenlerde aynı fikirdeler. Hiç birinin derdi İslamiyet değil.

Mademki bunlar İslamiyet’i savunuyor, neden Filistinli Müslümanların yanında İsrail’le çatışmıyorlar.

Mazlum ve büyük çoğunluğu Müslüman olan Kürt halkı, istikrarsız Irak ve Suriye’yi seçmelerinin nedeni Türkiye, Suudi Arabistan, Katar vb. bir çok destekçinin olmasıdır.

Evet biz Müslüman’ız, ancak Osmanlılar dahil Cumhuriyet tarihi boyunca da bu halk ne çekmişse Müslüman’ım ve dindarım diyenlerden çekmiştir.

Türklere barbar denildiğinde biz bile rahatsız oluyorduk. Yaşlılarımız İsmet İNÖNÜ zamanında Türk askerinin halka çektirdiklerini anlatırlarken bize biraz da masal gibi gelirdi. Çok ağır zulümleri biz bile yakıştırmadığımız için inanmak istememiştik, demek ki.

Ancak bu gün tüm dünyanın ve toplumun gözü önünde yaşananlar ve bu yaşananlar karşısındaki tepkisizlik ve ilgisizlik bir kırılmayı meydana getirdi. Bana göre artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Çünkü artık ortada güven, dostluk, komşuluk ve kardeşlik kalmadı.

İslam’ın neresinde bu gün Cizre’de, Silopi’de, Sur’da ve daha bir çok ilçede yaşanan bu katliamlar helal kılınmıştır. Ölen insanların gözlerinin çıkarılması, günlerce sokakta bırakılması, toprağa verilmelerinin engellenmesi  İslam’ın neresinde var. İŞİD ve AKP iktidarının son yaptıklarından sonra artık insanlar İslam’iyeti sorgular oldu.

Benim kişisel fikrim ise, bunların İslam’iyeti  kötülemek ve ortadan kaldırılması için bir yerlerden herhangi bir çıkar elde etmişlerdir.

Japonya’nın yaşadığı kadim din Şintoizm ve Budizm’dir.

Şintoizm’in geçmişi MÖ. VII. Yüzyıla dayanır. Bu dinin herhangi bir kurucusu yoktur.  Daha çok tabiata yani  Dağ, ırmak, ateş, gök gürlemesi, fırtına, yağmur vb’lerine taparlar.

Hal böyle iken, yani bize göre dinsiz, gavur ve daha çok ağır ithamlarla küçümsemeye çalıştığımız bu insanların adalet anlayışı üzerine, kısa bir süre önce hepimizin okuduğu gibi bir örnek vererek, AKP İslam’iyetinin adalet anlayışı ile Şintoizm’de ki adalet anlayışının mukayesesini siz değerli okurlarımın taktirlerine bırakacağım.

Evet; Müslüman dediklerimiz, namazında niyazında, hac vazifesini yerine getirenlerin, insanları öldürdüklerini, öldürdükten sonra gözlerinin uyduklarını, araçların arkasından sürüklediklerini, bayanların çıplak şekilde teşhir ettiklerini, doğmamış sübyanları, bebekleri ve çocukların öldürülmelerini  gözlerimizle gördük.

Şimdide Şintoizm’e inanan Japonların insanları daha iyi yaşatma azminin adaletine bakın.

Japonya’nın en kuzeyinde bulunan Hokkaido adasındaki Kami-Şirattaki tren istasyonu bir zamanlar işlek bir yerdi. Ancak bu uzak yerleşime gidip gelenlerin sayısı son yıllarda hızla düştü. Ve sonunda sadece iki istasyonluk hattı düzenli olarak kullanan tek bir kişi kaldı. Lise öğrencisi bir kız.

Hattı işleten Japon Demiryolları üç yıl önce durumu fark etti. Hat zarar ettiği için kapatılsaydı. Her gün okula gidip gelmek için tren kullanan lise öğrencisi mağdur olacaktı. Bu nedenle üç yıl boyunca hattın zararına işletilmesine karar verildi. Hatta trenin istasyona geliş-gidiş saatleri, kızın okul saatlerine göre ayarlandı.

Bu hattın bulunduğu engari şehri güzergahı üzerinde bu güne kadar 20 tane istasyon iptal edildi. Mart ayında bu kızın okuldan mezun olacağından dolayı sözü edilen bu istasyonda kapatılarak tren seferlerine son verilecek.

Bu yazı toplam 4288 defa okunmuştur