Ümit Yazıcıoğlu

Ahmet Türk'e yapılan saldırı

14 Nisan 2010 Çarşamba 23:52

a)  Olayın gelişim arenası.
Değerli Ahmet Türk'ün Samsun Adliyesi önünde yaptığı basın açıklaması öncesinde BDP Muş Milletvekili Sayın Sırrı Sakık’la adliye çevresinde bekleyen protestocular arasında söz düellosu oluyor.

Ahmet Amca´nın yapacağı basın açıklaması´nın hemen öncesinde Adliye binası çevresinde bekleyen vatandaşlar arasında bulunan bir provakatör,“Niye geldin ulan, niye niye? Bölmeye uğraştığın vatanın arabaları burada. Arabaları, polisi seni koruyor. Ha niye geldin niye?” diye bağırması üzerine, Sayın Sırrı Sakık da çevresindeki polislere, “Sustur şu adamı” diyerek tepki göstermiş.

Bağıran kişinin bu sözlere “Ne diyosun sen be, he niye geldin” diye devam etmesinin ardından Sayın Sakık’ın “Terbiyesiz” diye cevap vermesinin ardından saldırı oluyor.

Güvenlik güçleri ise bu söz düellosu sırasında hiç bir müdahalede bulunmamışlar. Sayın Sakık ve adliye binası önündeki grup arasındaki gerginlik tırmanınca  sabıkalı İsmail Çelik, Ahmet amcayı yumrukluyor. Dolayısıyla onun üst dudağı patlıyor, alnı yarılıyor ve burnuda kırılıyor.

Hepimiz bu saldırganları tanıyoruz, bunlar faşistlerdir ve her saldırıdaki parmak izlerini biliyoruz. 

Bu saldırıyı gerçekleştiren tetikçiyi ve arkasındaki azmettiriciler ile gerekli güvenlik tedbirlerini almayıp olaya seyirci kalan güvenlik güçlerini bu sütunlardan kınıyorum.

Bilinmelidir ki bu saldırı sadece eski DTP'lilere değil, tüm ülkemiz halkına karşı, sağduyulu tüm kesimlere karşı, yapılmış bir saldırıdır. Bu yumruk,  büyüğümüz Ahmet Türk'e değil, demokrasiye ve demokrasi mücadelesi veren halkımıza karşı atılmıştır.

Saldırının gerilimleri ve çatışmaları tırmandırarak militarist oligarşiye manevra alanı açmak amacı taşıdığı da belli olmaktadır. Hiç bir özür, bu gerçeği değiştiremez.

b)  Samsun Valisine gelince,

Samsun Valisi, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatı`nın amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri almak mecburiyetindedir.  Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür.

Değerli Ahmet Türk'e Samsun'da yumruklu saldırıda bulunulmasıyla ilgili soruşturma kapsamında, soruşturmanın selamati acısından Samsun Valisinin derhal görevden uzaklaştırılması gerekir.  Çünkü güvenlik kuvvetleri, Samsun'da neden önlem almamıştır?, sorusuna cevap ançak o zaman objektif olarak bulunabilir. Bir emniyet müdür yardımcısı ile bir şube müdürünün valilikçe görevden uzaklaştırılması, bu önemli soruya verilen cevap değildir. Valinin kendi koltuğunu koruyabilmek için almış olduğu, bir idari karardır, dolayısıyla ciddi değildir, ama  manidardır. Çünkü  Samsun Valisi İçişleri Bakanına saldırının bireysel olduğunu söylemiş. Bu açıklama bir Valiye yakışmaz, aceleci bir tavırdır,  zira bir saldırının bireysel olup olmadığına soruşturma makamı, yani yetkili savcı ve ceza mahkemesi karar verir, Samsun Valisi değil. Olayın bireysel bir saldırı olarak geçiştirilmek istenmesi, valiye yakışmaz. Sayın Ahmet Türk´e karşı yapılan, olay, çok üzücü ve nefretle anılacak bir olaydır. Siyaset adamına ve yaşlı bir bilğeye yapılan böyle bir saldırı asla tasvip edilemez.

c)   Saldırgan İsmail Çelik

Saldırğan İsmail Çelik´ in biyoğrafisine baktığımızda,  kendisi ruhsatsız silah bulundurmaktan sabıkalı bir kişi, buğün tutuklandı. Olay yerine yaklaşık 100 metre uzaklıktaki bir kahvede 3 yıldır garson olarak çalışıyormuş. Bekar ve henüz 27 yaşında.  Polise verdiği ilk ifadede, kalabalığı görüp adliye önüne gittiğini, Sırrı Sakık’ın kalabalığa tepki göstermesine dayanamadığını, “Hergün Karadeniz’e şehit cenazesi geliyor. Ben de dayanamadım saldırdım. Planlı birşey değildi. Özür dilerim” demiş.

Şimdi bu hatsize sormak gerekir, arkanda organizeli bir güç olmadan, bu güçten destek almadan böyle bir olayı gerçekleştirmen mümkün müdür? Lazların Karadeniz'de büyüklerine saygısı bu mudur?

Bir barış adamı olan Ahmet Türk´e saldırmakla, halklarımız arasındaki barışa darbe vurduğunun farkında değil misin?

Senin gibi birinin özürünü kim ciddiye alır,  kim kabul eder?

Eğer özür dilemekte inandırıcı olmak istiyorsan, arkandaki örgütlü gücü acıklaman doğru olur. O zaman karanlık bu gücün seni kullanmasınıda önlemiş olursun. İş te o zaman sağduyusuna inandığım Ahmet amcada seni affedebilir. Buna kesinen inan „düşenin dostu yoktur”, seni bu çirkin olayda kullanan karanlık güç, sana ne cezaevinde nede başka bir yerde sahip çıkamayacaktır. Dolayısıyla arkandaki karanlık gücü açıkla.

f) Fazit

Bu çağdışı saldırıyı nefretle kınıyorum.  Çetelerin tüm ayrıntılarıyla yargı önüne çıkarılması gerekir.  Sayın Baydemir´in de belirttiği gibi bu ülkede deliler çok ama bu deliler sadece Samsun'da yoktur. Delilerle gurur duyulmaz. Bir deli bir kuyuya bir taş atar kırk akıllı çıkaramaz. Dolayısıyla Kürt sorununun çözümünü delilere havale etmeyin. Bu sorunun çözümü siyasetçilerin işidir.

Bu yazı toplam 6555 defa okunmuştur
Ahmet Türk’e yumruk
 // Besim Büyükkaya
Bir yanda birlik ve beraberilği sağlamaya çalışan insanlar diğer yanda Ahmet Türk’e yumruk atarak bunu dinamitleyen insanlar. Türkiye üzerinde oynanmadık oyun kalmadı. Ne kazandın yaşlı bir adama yumruk atmakla. Kime hizmet etmiş oldun? Zaten adamların istediği aradığı da bu değil miydi? Bir provokasyon, bir saldırı. Şimdi kına yakın bakalım. Ahmet Türk’e yumruk atmış. Sen ona değil Türk-Kürt kardeşliğine yumruk atmış oldun. Şimdi Türkiye’nin her tarafında protestolar oluyor, yollar kapatılıyor meydanlar dolduruluyor. Ne kazandın ha söylesene ne kazandın? Türkiye’ye en büyük ihaneti ettin....
19 Nisan 2010 Pazartesi 16:44
Bijî Mâm AHMET
 // XorteTekmane
Adaletin ve Barışın Yılmaz Savunucusu, Sayın AHMET TÜRK'e Yapılan Saldırıyı Nefretle Kınıyoruz......
15 Nisan 2010 Perşembe 15:39
kürt halkına yapılan saygısızlık
 // hakkarili
bu ne kadar iğrenç bir davranış bu mudur türklern anlayışı gerçi hiç şaşırmamak gerek türkler bize yapmadıklarını bırakmadılar ama bizim liderimize bu yapılmamalı bu şiddeti kınıyorum türkleri insanlık öğrenmeye davet ediyorum EDİ BESE...
15 Nisan 2010 Perşembe 15:01