İrfan Sarı

15 Şubat ertesi

16 Şubat 2009 Pazartesi

Evet haklısınız.

Yine çocuklar önde polisler arkada kovalamaca bir 15 Şubatı daha yaşadık.

Bu hep böyle mi devam edecek?

Yoksa sosyal devlet, hukuk ülkesi bu işe bir çözüm mü bulacak.

Bundan önceki çözümlerini de çözümden sayması hukuk ülkesinin itibarını zedeliyor ama olsun bir çözüm netekim.

Tamam, halksınız Kürt çocukları cephanelerini akşamdan hazırlayıp sokağa indi biliyoruz. Geceden ceplerine taşları koydular, kurşungeçirmez elbiselerini giydiler ve güneş doğar doğmaz sokağa çıktılar.

Ama polisler de garntuvalet değildiler ki, ellerinde ve bellerinde silah, gaz bombası, gaz maskesi, panzer, su sıkma tankeri, kurşun geçirmez yelekler, plastik mermiler.

Haklısınız Kürt çocukları taş atacak kask lazım, sapanla bilye atacak çelik yelek lazım, Molotof atacaklar su sıkma tankeri lazım.

Peki, bu hep böyle mi devam edecek?

Sosyal devlet bu yarasını hep böyle geçici ve ertelenmiş kararlarla mı saracak. Devlet olmanın verdiği sorumluluk gereği vatandaşının istemlerine hep kulak mı tıkayacak.

Devlet bu kez de mi sormayacak Kürt çocuklarının derdini.

Bu insanlar durup dururken mi taş atıyor hiç düşünmeyecek mi? Ya da içindeki bunca kargaşaya sorumluluğu gereği bir insancıl çare düşünmeyecek mi?

Yoksa yine otuz yıldır yaptığı gibi çocukları, yetişkinleri, kadınları cezaevlerine gönderip meseleyi halettim mi diyecek?

Ne zaman kadar bu meseleyi polise, askere, jiteme, korucuya havale edecek. Ceza evleri ne zamana kadar dolup taşacak?

Sormayacak mı kendine. Polise ya da askere havale edilince mesele çözülüyor mu?

Cezaevine sokulunca bir iyileşme oluyor mu?

Bunların cevabını hepimiz çok iyi biliyoruz ve devlette bunu pekiyi biliyor ki koskocaman bir hayır.

Hayır, hiçbir çözüm bulunamıyor.

Eğer kurşun sıkmakla, su tazyiklemeyle, üzerine panzer sürmekle, ceza evine tıkmakla, gaz bombası atmakla çözüm olsaydı bu güne kadar bu meseleden eser kalmayacaktı.

Madem mesele son otuz yıldır halen devam ediyor bunun çözümü bu değil demektir.

Bunu görmek gerekiyor.

Demokratik sosyal laik hukuk ülkesinin çözümü ne ertelenecek nede üzeri örtülecek boyuttadır.

Ne çocukların nede polislerin kafası kolu kırılmamalı artık.

Eğer Filistinli çocuklar için gözyaşı döküyorsa Emine Hanım kendi öz çocukları olan polislere de ve kendi öz yurttaşı olan Kürt çocuklarına da akıtacak iki Damal gözyaşı bulundurmalıdır.

Mesele bu kadar derin kanıyorken Tevrat"tan alıntı yapmak ve öğüt vermek yapmacık kalıyor.

Mesele bu kadar soğuk dururken buzdolabı dağıtmanın mantığı yoktur.

Ülkeyi sevmek, muasır medeniyete ulaşmak öyle kömür dağıtmayla olsaydı şimdi bulutların üstünde bir ülke olmuştuk.

Artık bu çocukların taş atmaması için ve kafalarının, kollarının kırılmaması için bir çaba kaçınılmazdır. Devlet olmanın sorumluluğu ve gerçeği budur.

Newroz'da Hakkâri'den Edirne'ye kadar omuz omuza bir umut seliyle halaya durmayı (geçen onca zamana karşın) gerçekleştirmeli bu ülke.

Bu yazı toplam 10395 defa okunmuştur
"sen ne bilirsin başlıklı yorumcu!"
 // ziz
arkadaşım sen hangi zihniyetle gever gençliği adına konuşuyorsun? biz hepimiz geverin çocuklarıyız k............ çocuklarıyız başkan ,,.. çocuklarıyız demirci kawanın çocuklarıyız barış analarımızın biricik çocuklarıyız biz büyüyüp yaşlı bir insan olunca da barış analarımızın minicik çocukları gibi kalacaz. git o saçma zihniyetini düzelt sonra gel konuş gever geçliği adına...

editöre: sayın editör bu yorumu lütfen yayınlayın o zihniyetsiz arkadaş okusun bazı yerlerde yayınlamayacağınız cümleler kullandım ama silin onları ama geri kalanı yayınalyın rica ediyorum....
19 Şubat 2009 Perşembe 18:49
Ne kaldı
 // yakamoz3465
yaşlıları sürgün ettınız. gerikalanlarıda acı çektirerek ve ağalara mahküm ederek bir asırgeçirdınız. gençler haykırmaya başladı ikinci sınıf insan olmaktan bıktık diye tabiki onların sayesınde dilimizı kunuşıyuruz. en azından Hapishaneleri o gençlerlen doldurdunuz.kaldı çocuklar. özgür olma yürüyüşü bitmez. nekadarını içeri atsanız bitmez. galiba gelecek tarihlerde televizyunda bazen okolunu kendınyap kanpanyası yapılıyur.galiba yakın tarihte kendi ceza evini kendınyap kanpanyası başlatacaklar. okula negerekvar diye düşüne bilırler. dünya insanlarına verecekleri cevab bizim farklılığımız var derlerse şaşmam BUKADAR ZULME RAĞMEN halklar arasında halende yaşana bilir ortam var düşmanlık sevyesıne gelmeden vicdanlı biri çıkar. ırk din dil ayrımı yok SADECE DEMOKRASİ YETER HERKESE DİLEYIM BU......
17 Şubat 2009 Salı 22:53
fasitler
 // seyithan
turkiye devleti niye filistindeki cocuklari ovuyor ve kucuk generallar olarak turk halkina duyuruyor daha dogrusu o cocuklara haklisiniz dercesine bagirarak soyluyor ve israil askerlerine tas atin diyor ve bu cocuklari destekliyen fasolar kurdistandaki cocuklara ayni seviyede durmiyorlar simdi bu fasolar acaba hangi tarafin cocuklarina iyi davraniyor onuda anlamis deyilim.k...da 5 bin koy bosaltildi yakildi haritadan silindi 8 milyon kurd batiya goc etti 100 bin insan ceza evlerinde hepsi siyasi hic biri yuz kizartici ve uyusturucudan deyil hepsinin bir istegi var 10 bin yildir bu cografyada yasiyan bir halkin cocuklari sunu istiyor diyorki bizi yaratan yuce allahin bize verdigi ozgurluk ve insanca ve en dogal hakkimizi istiyoruz ve alacagiz ve bu hakki hic bir guc engelliyemez ebu cehilin askerleri su an nerde ve bu zulum yapan derebeylikte yok olmakla karsi karsiyadir.arkadaslar 100 bin insanimiz daglardadir 2 milyona yakin insan ulke disina kacmistir.yuzlerce kadina tecavuz edilmis yuzlerce cocugu oldurmusler ve kameralar karsisinda pervasizca kolunu kirmislardir bu halk bu zulmu unutacak sanmasin ebucehilin firavunun vede derebeyliklerin sezeryanlari sakin unutmayinki biz kurd halki olarak bunlari unutacagiz asla unutmiyacagiz.o tas atan kurd cocuklari biliyormusunuz o diyarlarda faili mechul cinayetlere kurban giden 5 bin insanida unutmadik yazilan tum zulumler bu sayfalara sigmaz ama unutmiyacagiz derebeylikleri.hepinize ayreten sevgiler saygilar.seyithan......tolhildan1@hotmail.de...
17 Şubat 2009 Salı 20:17