Bedri Çallı

10 - 16 Mayıs Engelliler Haftası

2006-05-12 10:59:03
10-16 Mayıs ve 3 Aralık tarihlerini engelliler unutmuyor, birilerinin ilgisizliğine rağmen her ne kadar engelliler açısından buruk geçse de, onlar kendi günlerini unutmazlar. Bazıları bu tarihlerde nasılsa yılda bir kez ya, topluma hoş görünmek için engellilerin gönlünü hoş tutma çabasında olur. Ancak bunlardan kaç tanesinin samimi olduğu bir muammadır. Ülke nüfusunun %12’sine tekabül eden büyük bir çoğunluğun acaba % kaçı bu tarihlerde hatırlanır ve gönlü hoş edilir. Hem yılda birkaç gün, gönülleri hoş tutulsa ne olacak. Önemli olan samimi bir ilgidir. Bunların nasıl yaşadıkları ve nelere rağmen yaşadıkları bilinmedikten sonra ne fayda. Yıl boyunca hiç merak etmediğiniz ve sizi ilgilendirmeyen engelli çocukların, ailelerinin neleri yaşadıklarını bari bu günlerde merak edin, Embesil, Zihinsel, Omurilik felçli, yürüme engelli, görme engelli, spastik, işitme vb. farklı bir çok engel grubundan çocukların ana babalarının neleri yaşadıklarını yılda bir kez öğrenmeye çalışın ve yaşayın. Hele hele Türkiye’de ciddi bir destek sunulmayan ruh hastaları ailelerinin yaşadıklarını merak edin. Akıl ve Ruh hastaneleri tedavi amaçlıdır. Oysa tedaviye cevap vermeyen bu hastalar sokağa salınmakta ve aileleri yalnız bırakılmaktadır. Engelli çocuğa kavuşmak bir piyangodur, ne zaman ve kime çıkacağını kestiremezsiniz. İnşallah bu bilet size çıkmaz, çıkar ise buna, tanrıdan gelen bir armağan olarak bakılmasına dikkat edilmelidir. Engelliler için kendi örgütleri beyin vazifesini görür. Siz vücudun diğer organlarına güç vermiyor olsanız bile, bari beyin vazifesini gören örgütlerine destek sonun diyeceğim, ancak nafile buna da ancak seçim arifelerinde uğranır. Bundan önceki engelliler hafta ve günlerinde yazdığım yazılarda, “engellilerin kutlanacak nesi var ki” şeklinde yazıyordum. Halen kutlanacak bir şeyleri olmadığı ortadadır. Engelli sorunları bir yumak şeklinde dururken, tekrar söylüyorum. Onların böyle bir günü kutlamaya pek merakları olmaz. Onların ihtiyacı, kutlamadan ziyade gerçek ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Geçmiş on yılda özürlüler hafta veya günlerinde hiç yapamadığımız bir programı dört tane engelli örgütleri olarak ilk defa uygulamayı tasarladık. Bir araya gelerek yaptığımız toplantıda ilimiz üst düzey idarecileri, engellilerle ilgili hizmetlerde bulunan kurum ve kuruluşları, engellilerin eğitimini veren eğitim uygulama okulu ve iş eğitim merkezini ve Özel Rehabilitasyon Merkezini ziyaretleri kapsayan bir program hazırladık. Bu defa ziyaret edilecek olan bu kurum ve kuruluşlara eli boş olarak mı gidilecekti, bunu tartıştık. İdareciler, kurum ve kuruluşlara birer çiçek ile gidilmesi uygun olur, okul ve Rehabilitasyon merkezine ise engelli çocuklar için çikolata ve meşrubat götürmek gerektiği üzerinde fikir birliği oluştu. Ancak bunlar hangi para ile alınırdı. Geçen on yıl boyunca önemli hizmetlerde bulunan bu dernek ve kulüpler açısından, ilgisizlik konusunda çok fazla bir şey değişmemiştir. Bu nedenle ziyaret edilecek yerlere nezaket gereği herhangi bir şey alınamaması üzerine programdan vaz geçildi. Evet bana göre bu hüsrandır. Yıllarca yaptığı hizmetler ile kendisini kanıtlamış olan bu örgütlerin içinde bulunduğu sıkıntılar kesinlikle hak edilmemiş. Engellilere verdiği destekten dolayı bir çok kurumun yükünü hafifleten bu sivil toplum örgütlerinin telefon, elektrik vb. ihtiyaçları için sorun yaşamaları doğal bir olgu değildir. Keşke bütün bu sorunlar ile yıllarca boğuşan insanların şevki kırılmasa, benim şevkim kırıldı, ama başkalarının benim yaşadıklarımla tanışmaması için bunları yazıyorum. Bu camiaya hizmet edenler kendileri için bir şey istemiyor. Lütfen bari onların iyi bir iş yaptıklarını kendilerine söyleyerek manevi destek sağlayın. Bunu da yapmazsanız, yani destek olmayacaksanız bari köstek olmayın. Köstek şevki kısa sürede yok eder. ENGELLİLER YASASI Ülke bazında bakıldığında durum çok daha iç açıcı görünmüyor. Engelliler konusunda gelmiş geçmiş en duyarlı İktidar olarak gördüğümüz AKP iktidarı bir şeyler yapmaya çalışırken hep oyalatma taktiğini uygulamıştır. Verdiklerini uzun sürelere sarkıtarak gerçekleştirme tercihini kullanmaktadır. Engelliler yasasını uzun bir süre geciktirdikten sonra nihayet kırparak ta olsa çıkartmıştır. Ancak yönetmeliklerin halen çıkartılmaması üzüntü vericidir. Sosyal yaşamda; Eğitimde, Çalışma hayatında, Sağlık sorunlarında ve Örgütlenme biçimlerinde toplumun neresindeler? 1960 Yılından beri sürdürülen yoğun mücadeleler sonucunda kısmen de olsa kapsamlı ve bütünlüklü bir Özürlüler Yasası nihayet 2 Temmuz 2005 tarihinde TBMM tarafından kabul edilerek, 7 Temmuz 2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasanın yürürlüğe girişinin üzerinden 10 ay süre geçmiş olmasına rağmen Özürlüler yasası ile getirilen ve önemli kazanımlar olarak gördüğümüz yasanın öngördüğü yönetmelikler henüz çıkarılmadığı için uygulanamamaktadır. Bu haliyle Özürlüler Yasası ile elde edilen kazanımlar işlevsiz kalmakta; Engelliler toplumunda ortaya çıkan umutların boş olduğuna ilişkin bir tedirginlik yaygınlaşmaya başlamamıştır. Bu nedenlerle bu yıl ki Sakatlar Haftasının gündemini Özürlüler Yasasının en temel eksiklikleri oluşturmaktadır. Bu çerçevede 5378 sayılı Özürlüler Yasasının öngördüğü 16 Yönetmeliğin bu güne kadar ancak 3/1 çıkarılmıştır. Yaşamsal önemdeki yönetmeliklerin pek çoğu henüz yürürlüğe girmemiştir. Yasa ile getirilen hakların uygulamaya konulabilmesi için bu yönetmeliklerin acilen engellilerin ihtiyaçlarına karşılık verecek bir biçimde çıkartılması sağlanmalıdır. Sayın Başbakan’ın yönetmelikler ile ilgili söylediği “yönetmeliklerin bir yıllık süreleri olmasına rağmen böyle bir sarkmanın olmayacağı, üç üy içerisinde yönetmeliklerin çıkarılacağı” yönündeki sözlerine rağmen bu olumsuzluğun ortaya çıkmış olması üzüntü vericidir. Evet her şeye rağmen tüm engelli örgütlerinin, yönetim ve hizmet bazında görev yapanların, engelli camiasının ve ailelerinin Dünya Engelliler haftasını kutlar, her birine mutlu bir yaşam diliyorum. 12.05.2006 Bedri ÇALLI bedricalli@mynet.com bedricalli@hotmail.com
Bu yazı toplam 9235 defa okunmuştur