Yüksekova'daki kayıp yakınları, katledilen Sabri Çardakçı’nın faillerini sordu

Yüksekova’da yapılan kayıp yakınları eyleminde, Dara köyünde 1993 yılında evlerinden zorla gözaltına alındıktan sonra katledilen Sabri Çardakçı’nın failleri soruldu.

YÜKSEKOVA HABER

YÜKSEKOVA - Kayıp yakınları her hafta olduğu gibi adalet arayışlarını bu hafta da sürdürdü.
Yüksekova ilçesindeki Sanat Sokağı'nda bir araya gelen kayıp yakınları, 1993 yılında ilçeye 10 kilometre mesafedeki Dara Köyündeki evlerinde özel harekât timleri tarafından zorla gözaltına alındıktan sonra katledilen Sabri Çardakçı’nın faillerini sordu.

Yüksekova Belediye Eş Başkanı Ruken Yetişkin ve Hakkari Barosu avukatlarının da destek verdiği eylemde konuşan İHD Hakkari Yönetim Kurulu Üyesi Muhyettin Ünal, Rojava’nın Serêkaniyê bölgesinde IŞid örgütünün yaptığı Kürt katliamını kınadı. 

Diyarbakır'da PKK saflarına katılan çocukları için yapılan oturma eylemine de değinen Ünal, "Başbakan Erdoğan Diyarbakır'da yapılan eylem için gösterdiği ilgiiyi, yıllardır çocukları için adalet arayışında olan bu anneler için de göstermeli. Bu iki yüzlü politikayı kınıyoruz. Gerekli barış müzakereleri yapıldıktan sonra dağda olan tüm yurttaşlarımızın evlerine dönmesi taraftarıyız. Ama imha ve inkar politiklarının halen devam ettiği günümüzde bu şartlar henüz sağlanmış değil. Bu nedenle dağdaki yurttaşlarımızın dönüşü için gerekli barış ortamı biran önce sağlanmalı." dedi.

Konuşmanın ardından yapılan saygı duruşunun ardından açıklamayı Sabri Çardakçı’nın oğlu kardeşi Harun Çardakçı yaptı.

YAPILAN AÇIKLAMAYI OLDUĞU GİBİ YAYINLIYORUZ

1-294.jpg“Babam Sabri Çardakçı evli ve üç çocuk babası. Yüksekova’nın Dara Köyünde yaşıyordu. Babam yurtseverliği ve Kürt halkına bağlılığı ile bilinen Yüksekova’nın illeri gelenlerindendi. 1990’lı yıllarda zaman zaman Kuzey Irak’a gidip gelirdi. Babamın yurtseverliğini ve demokratlığını hazmedemeyen bazı çevreler bunu kullanıp babam hakkında ihbarlarda bulundular.

1990’lı yıllarda derin devlet dediğimiz çeteler, özel timler halka büyük korkular yaşatıyordu. 8 Eylül 1993’ tarihinde sabaha karşı 03:00’da iki panzer evimize yaklaştı. 15-20 özel harekat timi evimizin etrafını ablukaya aldıktan sonra içlerinde Kürtçeyi iyi konuşanlar tarafından babamın kapıyı açmasını istediler. Babamın kapıyı açması üzerine dört kişi babamın üzerine çullanıp babamı dışarı çıkarttılar. O arada babam bağırarak “Bunlar özel harekatçılar, kapıları kapatın” dedi.

Bunun üzerine silah sesleri geldi. Akabinde evimizi uzun namlulu silahlarla ve roketlerle taradılar. Sabahleyin günün ağarmasından sonra babamın cenazesini ateşli silahlarla taranmış 100 metre ilerisinde bulduk.

Sabah saat 09:00’da asker ve özel hareket timleri olay yerine gelmeden önce babamı öldürüp kaçış güzergahında kaybettikleri iki adet telsiz ve sırt çantasını bulmak için evimizin etrafını sardılar. Olay yerine o anda dönemin Yüksekova savcısı ve bir askeri yetkili geldi. Amcam Esfendiyar o sırada savcıya “katillerimiz dün gece iki adet telsiz ve sırt çantasını düşürenlerdir ve araştırmasını istiyorum” dedi.

Bunun üzerine savcı evimizin önünden ayrıldı. Savcının evimizin önünden ayrılmasın üzerine Yüksekova taburundan kalkan helikopterler evimizin önünde bulunan binlerce insanın üzerinden alçak uçuş yapıp iki tur attılar. Ve evimizin önünde bulunan insanların üzerine tehdit bildirileri dağıttılar.

Atılan bildiride şunlar yazılıyordu: “AKLINIZI BAŞINIZA ALIN YOKSA HEPİNİZ AYNI YOLUN YOLCUSU OLACAKSINZI”
Taziyemizin üçüncü gününde yine köyümüzün etrafına kargo uçakları ile bildiriler dağıtıldı.
Bizler babamın öldürülmesi üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Ama hiçbir sonuç almadık. Bunun üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduk ve Türkiye mahkum oldu.
90’lı yıllarda devlet politikası olarak yürütülen, gözaltında kayıplar, yargısız infazlar, faili meçhuller ve keyfi uygulamalar sonucunda, bu devlet içindeki karanlık yapılanmalar babam gibi on binlerce insanı katletti. Bizler aileler olarak bu katliamları yapanların biran önce evrensel hukuk kurallarına göre yargı önüne çıkartılıp yargılanmalarını istiyoruz.

Babamın katillerini ortaya çıkarana kadar Sabri Çardakçı’nın aile olarak biz olayın takipçisi olacağız. Bizler babamın şahsında tüm devrim şehitlerinin önünde saygıyla eğiliyoruz.
SENİ HEP ÖZLÜYORUZ YİĞİT VE GÜZEL İNSAN RUHUN ŞAD OLSUN.”

2-182.jpg

3-116.jpg

4-053.jpg