Yüksekova'da KESK-DİSK bileşenlerinden açıklama

Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde KESK ve DİSK bileşenleri yaptıkları basın açıklamasında “Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkımdır!” diyerek, ülkede barış ortamın sağlanmasını talep etti. Açıklamada 29 Aralık'ta iş bırakma eyleminin olacağı belirtildi.

ÖMER OĞUZ / YÜKSEKOVA HABER

YÜKSEKOVA - Yüksekova'da KESK ve DİSK bileşenleri çatışmalı sürece ilişkin basın açıklaması yaptı. KESK binası önünde toplanan düzenelen basın açıklamasına, HDP-DBP temsilcileri, İHD, Eğitim-Sen, Cumartesi Anneleri de destek verdi. Basın açıklamasını KESK Dönem Sözcüsü Zeki Seven okudu.

7 Haziran seçimlerinden sonra savaş ortamının yaratıldığını belirten Seven, "Türkiye’de savaş karşıtları da birleşmediği, savaşa, çatışmalara, katliamlara, çocuk, kadın, genç ölümlerine, okul, hastane, yurt ve ilçe boşaltmalarına, bir halkın kendi ülkesinde sığınmacı yapılmasına karşı çıkmadıkça barış olmayacaktır! 10 Ekim katliamının hesabı sorulmadan, gerçek katiller açığa çıkarılmadan yeni katliamların önü alınamayacaktır" dedi.

“Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkımdır!” diyen Seven,"'İnadına barış demek için buradayız.  Güneydoğu’da Kürt illerinde yaşananlar tüyler ürperticidir. Aylardır tanık olduklarımız vahşet boyutlarındadır. Toplam 1 milyon 300 bin kişinin yaşadığı 17 ilçede toplam 52 kez süresiz ve gün boyu sokağa çıkma yasakları ilan edilmiştir. Şimdi artık hesabını tutamayacağımız kadar çoğaldı sokağa çıkma yasakları. Milletvekillerinin, basının dahi delemediği bu yasaklarla, işlenen insanlık suçları gizlenmektedir. Sokağa çıkma yasakları ilan edilip üzerine operasyon yapılan, elektriksiz, susuz kalan, açlık tehlikesiyle burun buruna gelen, evleri kurşunlanan, bombalanan, keskin nişancıların hedefi olan hatta yakınlarını yitiren insanlarımızı çok daha büyük tehlikeler beklemektedir. Devlet, yaklaşık 3 bin 800 öğretmeni savaş boyutundaki operasyon öncesi hizmetiçi eğitim adı altında ilçelerden çıkarırken 40 bin öğrenciyi kaderlerine terk etmekle ve sağlık emekçilerini hastanelere hapsetmekle çok tehlikeli bir mesaj vermiştir. Eğitim ve sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri savaş düzenine göre yeniden dizayn edilmektedir" ifadelerini kullandı.

i-1-20151226122703.jpg

Bölgede belediye eşbaşkanlarının tutuklanması, eğitim ve sağlık emekçilerin can güvenliklerinin ortadan kaldırılarak kamu hizmeti yapamayacakları hale getirilmeleri, sokaklara topların, tankların yerleştirilmesi, iktidarın iddia ettiği gibi sorunun sadece “hendek” olmadığını; asıl niyetlerinin Güneydoğu’dan Ortadoğu’ya uzanan büyük bir bölgenin savaş alanı haline getirmek olduğunu göstermektedir" diyen seven sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hükümeti ve Meclis’i bu konuda uyarıyoruz! Gidilen yol, kan ve gözyaşlarının sel olup akacağı bir yoldur!

Bir kez daha söylüyor ve uyarıyoruz:

Savaş, ölüm, acı, gözyaşı ve yıkım demektir!
Savaş, cinayet demektir!
Savaş, baskı, şiddet ve sömürünün katmerlenerek artması demektir!
Savaş, emekçilerin ekmeğinin küçülürken zenginlerin kasalarının dolması demektir!
Savaş, emeğin haklarının tamamen ortadan kaldırılması demektir!
Savaş, demokrasi ve özgürlüklerin bitirilmesi demektir!
Savaş, insan haklarının, hukuk ve adaletin hiçe sayılmasıdır!
Savaş, çevrenin, doğanın tahrip edilmesi demektir!
Savaş, savaş kararı alanların çocuklarının değil, emekçi halk çocuklarının gönderildiği bir cehennem demektir!
Savaş sürdükçe halk konuşamayacak!
Savaş sürdükçe kan ve gözyaşı akmaya devam edecek!
Savaş sürdükçe onlar kasalarını dolduracak, halk yoksulluğa mahkum olacak!

Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere de sesleniyoruz: Bu topraklarda kimsenin ölmesini istemiyoruz. Sendikalar olarak, meslek örgütleri olarak, demokratik kitle örgütleri olarak biz barışın tarafındayz. Görevimiz, insanlarımızın öldürülmesine seyirci kalmak değil, insanları yaşatmaktır!"

Basın açıklamasının ardından 29 Aralık'ta 'Savaşa karşı' 1 günlük iş bırakma eyleminin yapılacağı belirtildi.