1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Yüksekdağ'dan Yüksekova açıklaması: Arızanın nerede olduğunu biliyoruz
Yüksekdağ'dan Yüksekova açıklaması: Arızanın nerede olduğunu biliyoruz

Yüksekdağ'dan Yüksekova açıklaması: Arızanın nerede olduğunu biliyoruz

HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, "Arızanın nerede olduğunu biliyoruz, zihniyetlerinde. Yalanlar her gün ortaya çıkıyor ama yalan söylemekten de vazgeçmiyorlar" dedi.

A+A-

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partilerinin Meclis'teki haftalık grup toplantısında konuştu. konuşmasına 10 Ekim Ankara katliamında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Yüksekdağ, şunları söyledi:

"Bundan bir gün önce katledilen canlarımızın ölüm yıldönümüydü. Bir yıl boyunca bizler bir taraftan yas tuttuk, onlar için kanadık ama diğer taraftan da onların özlemlerini bir mücadele gücünü dönüştürmek için ısrarla yürümeye devam ettik. Bir yola çıkmışlardı, barışın ve umudun yoluydu. Ama bu ülkede bu kavramlardan ürkenler var. Tam da buna inat, barış umudunun yaşadığını ifade etmek için toplanmışlardı. Bizler bir yıldan bu yana o umudun peşindeyiz. Aradan bir yıl geçti ne oldu? Acımızı dindirecek herhangi bir gelişme yaşandı mı? Bu bir yıllık süre içerisinde katliamın sorumluları açığa çıkartılmadığı gibi, o günden bu yana yeni katliamlarla yüreğimiz kanadı. Suruç'un sorumluları açığa çıkartılsaydı bugün Türkiye toplu katliamlarla anılan bir ülkeye dönüşmeyecekti. Bundan bir yıl önce her şeye rağmen barışta ısrar edenlerin sözünü dinleseydiler bu ülkeyi yönetenler, bugün Türkiye bu kaos içerisinde olmayacaktı."

'Katliamların ardındaki siyasi sorumlular açığa çıkartılmadı'

"Devlet kurumlarından destek alan bir yapılanma ile karşı karşıya olduğumuz ortaya çıktı. Ama siyasi iktidar, katliamların ardındaki siyasi sorumlularla ilgilenmedi. Çünkü bu zihniyet kendi varlığının da bir kaynağı idi. Bugün nasıl darbenin siyasi boyutlarının üzerine gitmiyorlarsa, bütün bu katliamlarda siyasi sorumluların hiçbirini açığa çıkarmamak için direndiler."

'Her ölümün ardından oylarının ne kadar arttığına bakıyorlar'

"Katliamların hesabını vermeyen, bunun yasının tutmasına izin vermeyen iktidar acıyı daha da büyütmek için üstümüze geliyor. Bu katliamın acısını hissetmedikleri gibi dün ya da bugün herhangi bir açıklama duydunuz mu? Katliamdan sonra yapılan açıklamaya bakın. Dün de bu hükümetin bir yetkilisi gönül almak yerine bir kere olsun bu matemi anmaz mı? Bu ülkenin insanlığının insanlığını böldüler. Bizleri bölücülükle itham edenler, Türkiye'yi çok büyük bir sosyal bölünme ile karşı karşıya bıraktılar. Bugün de katliamın ardından yeni acılar yaratmaktan başka hiçbir söylemleri olmadı. Dönemin başbakanı, katliamın ardından oylarının ne kadar arttığı ile ilgileniyordu. Bugün de yaşanan her ölümden sonra oylarının ne kadar arttığına bakıyorlar. Türkiye'nin yarını belirsiz ama yönetenler oylarının ne kadar arttığı ile ilgileniyorlar. Türkiye halklarının böyle bir yönetimle yönetilmeye layık olmadığını bir kez daha belirtiyorum." 

"Bir barış olanağını o gün bombaladılar. Barış mitingi öncesi ateşkes yönünde ciddi açıklamalar kamuoyuna yansımıştı. Bu koşullar altında Türkiye'nin bütün bölgelerinden barış iradesinin ortaya konacağı gündü. Barış isteyen halklar yeni bir sürecin ve barışın anahtarı olarak kendilerini ortaya koymuşlardı. Tam da böyle bir ortamda miting meydanında o alçak bomba patlatıldı. O günden bu yana barış adına atılan her adımı sabote etmek için bir iktidar ile yüz yüzeyiz. O günden sonra da bizler barış demekten, barış için yürümekten vazgeçmedik. Ama siyasi iktidar çatışma siyasetinden yana tavır aldı. O günden bu yana barış olanaklarını çiğneyen bir iktidar politikası ile karşı karşıyayız. 'Askeri görevi ölmektir, ölmek için maaş alıyor' diyen AKP'liler var. Bir yıl boyunca ölen Kürt gençleri asker, polis hiçbir zaman gündemlerinde olmadı. Bu ölümleri durdurmak için bir siyasetleri olmadı. Bu vatan için daha çok kan akması gerekiyor açıklaması yapıyorlar. Kendilerini, çıkıp toplumu bütün bileşenleri ölüm kaderine mahkum eden bir muktedir yerine koyuyorlar. Daha çok bedel ödeyeceğiz diyorlar, kim ödüyor bu bedeli? AKP yöneticilerinin saraydakilerin çevredekilerden birisinin tırnağına taş değdiğini duydunuz mu? Askere giden dağa da giden bu ülkenin yoksul ailelerinin evladı."

Şırnak'taki yasak

"Bir kentin yüzde 85'i ortadan kaldırılmışken, halen kentte giriş çıkışlar yasak. Şırnak halkı kendi evine giremiyor. Bu da yetmiyor topraklarından ayrılmamak için kent merkezinin biraz ötesinde buldukları yere çadır kuran ve bütün zorluklara rağmen yaşamını sürdürmeye çalışan 3 bine yakın insanı oradan da göçertmek istiyorlar. Oradaki ailelerin tek talebi var; kış geliyor o çadırlarda yaşayabilecekleri bir çatı istiyorlar. 3 haftadır valilikle, hükümetle ve kaymakamlık ile görüşüyoruz. Ama bir yaşam alanına kavuşmalarına izin verilmiyor. Önerdikleri şey; terk edin. Şırnak halkına mülteci olun diyorlar. Kendi topraklarından kovuyor. Oradaki binlerce insan aylardır bu zulme direniyor. Herkesin bu direnişten ders alması gerekiyor." 

Yüksekova'da 4 kişinin öldürülmesi

"Bu ölümlerin bir mesajı var. Yüksekova halkına 'bu şehirde yaşamınıza izin vermeyeceğiz.' diyorlar. Yüksekova kısa bir süre önce çok büyük bir yıkımın içerisinden çıktı. Panzerden ateş açılıyor, yapılan açıklama yüz karası. Bizleri aptal yerine koyuyorlar, aklımızla alay ediyorlar. Teknik arıza olmuşmuş. Kamera görüntüleri ortaya çıkıyor, yaralılar bile taranmış. Arızanın nerede olduğunu biliyoruz, zihniyetlerinde. Yalanlar her gün ortaya çıkıyor ama yalan söylemekten de vazgeçmiyorlar." 

'İçlerinde darbeci operasyon başlatsalar, alt üst olacaklar'

"Bir darbe girişimi yaşandı, darbe girişimini kendi iktidarını büyütmek için bir fırsata dönüştürdüler. İnsanlar işinden ekmeğinden oldu. Hala kendileri gibi düşünmeyen bütün kesimlere yönelik operasyonları devam ediyor. Siz hiç siyasi liderliği olmayan bir darbe girişimi dudunuz mu? Tarihte yok böyle bir şey. Ama ne hikmetse Türkiye'deki fason darbe girişimini siyasi sorumlusu hala yok ortada. Bunu sorduğumuz için bize saldırıyorlar. İstediğiniz kadar saldırabilirsiniz doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Kendi içlerine yönelik bir darbeci operasyonu başlatırlarsa alt üst olacaklarını, dengelerini yitireceklerini biliyorlar. Darbe girişiminden önce darbecilerle can ciğerdiler. Darbe girişimden sonra da, kendi içlerindeki darbecilerle yürümeye devam ediyorlar. Bu çok açık bir suçtur."

"Bizleri siyasi soykırım operasyonları ile güçten düşürmeye, alanımızı daraltmaya çalışanlara bilsinler ki; bulunduğumuz her yeri direniş alanına çevireceğiz. Hatırlatırım on bin siyasetçi tutuklandıktan sonra kimseyi bırakmadık diyerek, gerinenler ondan bir süre sonra yerel seçimlerde halkımızın başarısıyla yüzleştiler. Bugün de mevzilerimizi, kurumlarımızı terk etmiyoruz."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.