1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Yasak sonrası Cizre: Buralar eskisi gibi değil
Yasak sonrası Cizre: Buralar eskisi gibi değil

Yasak sonrası Cizre: Buralar eskisi gibi değil

Cizre'de bir çok mahalle harabeye dönmüş vaziyette. Sokaklardan sürekli zırhlı araçlar geçiyor. Gece yarısından sonra göreve yeni başlayan bekçiler dolaşıyor sokaklarda.

A+A-

HACI BİŞKİN / DUVAR

Cizre’de 14 Aralık – 1 Mart 2016 tarihleri arasında uygulanan sokağa çıkma yasağı önce kademeli olarak, geçen ay ise tamamen kaldırıldı. Peki Cizre’de yaşam ‘normale’ döndü mü? Yasak döneminde çatışmalardan zarar gören ve yıkım kararı verilmiş evlerin, binaların durumu ne? Bunların ve daha pek çok sorunun yanıtını bulmak için Cizre’deyiz…

Şehirde yasak tamamen kaldırılmış fakat gece yarısı sokaklarda ellerinde silah olan ve yüzleri maskeli görevliler dolaşıyor. Cizreliler hâlâ yasak devam ediyormuş gibi evlerinden çıkmamayı tercih ediyor.

Cizreliler akşam karanlığı çökene kadar normal yaşamlarını sürdürüyor. 78 gün süren sokağa çıkma yasağı sırasında yaşanan yıkım özellikle Sur, Cudi, Yafes ve Nur mahallelerinde kendisini gösteriyor.

Cizre’ye akşam karanlığı çöktüğü için dışarıda pek fazla insan göremiyoruz. Ertesi gün Cizre sokaklarında gezdiğimizde operasyonlar sırasında ağır hasar görmüş ve yıkımına karar verilmiş evlerle karşılaşıyoruz.

‘TOKİ’DEN EV BEĞENİN DEDİLER AMA…’

Yaşadıkları evler için yıkım kararı verilmiş Cizrelilerle konuşuyoruz.  15 yıldır yaşadığı tek katlı evine yıkım kararı verilen 46’lı yaşlarda bir kadın şunları anlatıyor. “Geçenlerde telefonla beni aradılar. Yıkılan evimizin yerine vermek için TOKİ binalarından ev beğenmemi istediler. Eşimle birlikte Cizre’nin dışına yapılan konutlara gittik. Bize gösterdikleri ev güzeldi. Yanımızdaki yetkiliye bu evlerin bizlere verilme şartlarını sorduk. Daha önce hasar tespitinden dolayı bize 30 bin TL vermişlerdi. TOKİ’deki yetkili bize, ‘Bu evin fiyatı 110 bin TL, daha önce size 30 bin TL verilmiş. 80 bin TL daha verip bu evin sahibi olacaksınız’ dedi. Ben de kendisine 80 bin TL’yi karşılayamayacağımızı, verilen 30 bin TL’nin ise evimiz yıkıldığı için bizlere verildiğini söyledim.”

‘BANKADAN KREDİ ÇEKMENİZ GEREKİYOR’ DEDİLER

Daha sonra konuştuğumuz bir başka hak sahibi de benzer şeyler anlattı. Yıllardır yaşadığı evin ve arsasının kamulaştırılabileceği söylentileri üzerine görüşecek yetkili aradığını ancak muhatap bulamadığını anlatıyor. TOKİ yetkilileri ise ev verilmesi için bankadan kredi çekmesi gerektiğini söylenmiş: “Sokağa çıkma yasağında evim tamamıyla yandı. Evin içerisindeki bütün eşyalarımız da kül oldu. Ailemle yaşadığımız eve yıkım kararı verildi. Neredeyse 15 aydır kirada kalıyoruz. Bizim arsamızda ev mi yapacaklar, ya da arsamızda yapılan dairelerden kaç tanesi bize verilecek henüz hiçbir şey bilmiyoruz. Daha önce hasar tespiti için bize verilen paranın üzerine bankadan kredi çekip ev alabileceğimizi söylediler. Buna gücümüz yok. Geriye kalan hayatımızı bankanın kredisini vererek mi yaşayalım?”

SOKAKLARDA ZIRHLI ARAÇLAR…

Cizrelilerin sorunu bir tek barınma değil. Sokaklardan neredeyse her dakika zırhlı araçlar geçiyor. Birlikte sokakları gezdiğimiz Cizreli şunları anlatıyor: “Zırhlı araçların gezmesi sorun değil. Caddeler asfalt yapıldıktan sonra bu zırhlı araçlar sokaklarda çok hız yapıyorlar. Sorun olan bu. İşte buna en son örnek 6 ay önce Nur mahallesinde zırhlı aracın ezdiği 5 yaşındaki Hakan Sarak.”

PARKLARDA KİMSE YOK

Yanımdaki cizreliyle sohbet ederek, yasaklar olmadan önce neredeyse bütün Cizrelilerin akşam saatlerinde doldurduğu Cizre Parkı’na gidiyoruz. İki yıl öncesine kadar, bu mevsimde şehrin yaz sıcaklığından kurtulmak isteyen Cizreliler, Dicle Nehri kenarında kurulmuş parkta saatlerce oturup karpuz çekirdeği çitleyerek sohbet ederlerdi. Tabi bazen boş masa bulup oturmak mümkün değildi. Parka vardığımızda saat 22.30’du… Eskiden dolup taşan bu masalarda şimdi ise yalnızca birkaç kişi oturuyordu. Yanımdaki Cizreli bu durumu şöyle açıklıyor: “Yasak kaldırıldı. Ama insanlar hâlâ yasağın etkisinde. Ayrıca burası eskisi gibi değil. İnsanlar evine giden kadar en az iki kere kimlik soruluyor.”

‘MAHALLE GÜVENLİĞİ’ ARTIK BEKÇİLERDE

Parktan ayrıldıktan hemen sonra ‘rutin’ kimlik kontrolünden geçiyoruz. Daha sonra sokağa çıkma yasağı sürecinde en çok yıkımın yaşandığı ve medyada bir dönem sıkça gündeme gelen Cudi mahallesine yürüyoruz. Mahallede ellerinde silah ve yüzlerinde maske bulunan 4, 5 kişilik gruplarla karşılaşıyoruz. Yanımdaki Cizreliye bu kişilerin polis olup olmadığını sordum, “Bunlar mahalle bekçileri” diye cevap verdi. Artık İstanbul’da da bekçilerin görev yapacağını söyledim, yanıtı şu oldu:

“Bence İstanbul’daki bekçiler ve buradakiler aynı değil. Onların yüzleri maskeli oluyor mu? En son bir hafta önce gece geç saatlerde eve geliyordum. Yüzü maskeli, ellerinde silah olan 4 kişi benden kimlik istedi. Ben de kendilerinden polis kimliği çıkartmalarını istedim. Aralarından biri polis kimliğine gösterdi. Ben de kendisinin üstümü arayabileceğini söyledim. Bunun üzerine diğer 3 kişi de üstümü aradı. Ayakkabılarımı bile çıkartmamı istediler. Ben de çıkarttım. Saat 23.00 gibi bekçiler sokağa çıkıyor. Bu saatten sonra zaten kimse dışarıda olmak istemez.”

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
İlgili Haberler