1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Tutuklanan Hakkari Eski Valisi: ‘Çözüm sürecinde silah kullanma emri verdim’
Tutuklanan Hakkari Eski Valisi: ‘Çözüm sürecinde silah kullanma emri verdim’

Tutuklanan Hakkari Eski Valisi: ‘Çözüm sürecinde silah kullanma emri verdim’

Tutuklanan Hakkari eski Valisi Necmettin Kalkan, "O tarihte çözüm süreci vardı. Asker operasyonlara çıkmıyordu. Vermiş olduğum yazılı emirlerde benden onay almaya gerek olmadan doğrudan silah kullanabileceklerini söyledim" ifadelerini kullandı.

A+A-

İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından FETÖ üyesi oldukları iddiasıyla tutuklanan vali ve kaymakamların hâkimlik sorgularında çarpıcı ayrıntılar yer aldı. Gezi eylemleri döneminin İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, onay verdiği polis müdürlerinin atamalarının yanı sıra Gezi eylemcilerine attığı “sıcak” tweet’ler nedeniyle de suçlandı. Eski Siirt Valisi’ne ise ABD Başkanı Obama’ya attığı “Sizi seviyorum” tweet’i soruldu.

Cumhuriyet'ten Kemal Göktaş'ın haberine göre, bir vali ise kendisine sorulan telefon numarasının damacana su sipariş hattı olduğunu söyledi. Eski Hakkâri Valisi’nin çözüm süreci döneminde polise silah kullanma ve askere de üs açma emri verdiğini, bunun sonunda 4 PKK’linin öldürüldüğünü söylemesi de dikkat çekti.

‘O tweet’leri niye attın?’

Hüseyin Avni Mutlu hakkındaki suçlamalardan ilki “Gezi olayları sırasında 9-13 Haziran 2013 tarihleri arasında atmış olduğu tweetler” oldu. Gezi eylemleri sırasında “Gençler, Gezi Parkı’nda kuş sesleri, ıhlamur kokusu ve arı vızıltısıyla huzurlu bir sabah varmış doğru mu? Aranızda olmak isterdim” diye tweet atan Mutlu, tweetlerin suç olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Aradan 3 yıl geçmiştir. Bu tweet’lerin suç oluşturması halinde o gün itibarı ile soruşturulması icap ederdi. Burada Gezi’de eylemlere kalkışan radikal gruplarla ilgili, onlara ulaşan bir tweet değil, çevreci gençlere atılan bir tweet’tir. Bu çevreci gençler içerisinde gerçekten olaylara katılmayan gençler de vardır. Bu tweet’ler de hiçbir olaya karışmayan gençlere yönelik atılmıştır.”

“İstanbul Hukuk Fakültesi’nde öğrenci olduğum yıllarda devletin ve aziz milletin öğrencilere verdiği öğlen yemeğini 4 TL’ye yemiş bir vatan evladıyım. Bu yemeğin bedelini ödemek için hayatım boyunca devletimize hizmet ettik. 246 vatan evladının şehadetine, 2 bin 500 insanımızın yaralanmasına ve milli irademize silah çekilmesine sebebiyet veren ihtilal kalkışmasının ardından iki gün sonra açığa alınmayı bin yıl ömrüm olsa bin yıl reddederim. FETÖ ve bütün terör örgütleri ile 17 yaşımdan beri mücadele ediyorum. Benim aziz devletim şayet benim üniversite yıllarımdan itibaren duruşumu, fikriyatımı, gönül bağımı tespit edememiş de 15 Temmuz gecesi tespit etmişse ve beni FETÖ (üyesi) olarak ilan etmişse söyleyeceğim şudur: ‘80 milyon vatan evladı 24 saat FETÖ diye bağırsa, başımı bir santim öne eğmem, bu leke de benim üstümde durmaz. Darbenin olduğu gece erkenden Twitter’dan darbeyi lanetlediğimi net bir şekilde belirttim. 2 milyon takipçim var, hepsi darbeye karşı duruşumu görmüşlerdir. Darbenin en yoğun saatleriydi. Hiç kimse benim kadar net duruş sergilemiş midir, mukayese edilmesini istiyorum.”

‘Fidan’a kumpasın başında Yılmazer vardı’

Mutlu, 2012’de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’a yönelik gözaltı girişiminin ardından İstanbul Terör ve Mali Şube müdürlüklerine yapılan atamalarla ilgili olarak da “Bu kumpas girişiminin başında İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ali Fuat Yılmazer ile ilgili bir değişiklik yaptık ve sayılmış olan bu isimlerde değişiklik listesinin içerisinde bulundu. Zira bize söylenen bu kumpası yürüten kişinin Yılmazer olduğu bilgisiydi. Bu nedenle il müdür yardımcılığı görevinden kendisini bir gece onayı ile aldık, bunun ekinde de il emniyet müdürümüz Hüseyin Çapkın’ı(n) ekinde getirmiş olduğu bu atamalara ilişkin oluru verdim” dedi. Mutlu, “17-25 Aralık ve Selam Tevhid soruşturmalarının devam etmesini ve sızmamasına yönelik atamalara onay vermek” suçlamasını da kabul etmedi ve “Böyle bir kumpası bilseydim, 17-25 Aralık ve Selam Tevhid soruşturmalarını açığa çıkartmamak gibi bir amaçla yapıldığını bilseydim, zaten gereğini o vakit yapardım. Böyle bir dosya çalışmasından hiçbir zaman bilgim olmadı” dedi.

‘Paşa Akın Öztürk’

 Mutlu, darbeci olduğu iddia edilen Akın Öztürk’ün cep telefonunda “Paşa Akın Öztürk” olarak kayıtlı olmasını da kendisinin Diyarbakır Valiliği yaptığı dönemde Öztürk’ün de Diyarbakır 2. Anajet Üst Komutanlığı’nda görevli olmasıyla açıkladı ve Öztürk ile darbe teşebbüsü konusunda hiçbir irtibatının olmadığını söyledi.

Geçmiş olsun telefonu

Dicle Üniversitesi Rektörü Ayşegül Jale Saraç’ı Diyarbakır’dan tanıdığını ve açığa alındığını duyunca “insani bir duruş” olarak geçmiş olsun demek için aradığını belirten Mutlu, “Birlikte çalıştığımız insana geçmiş olsun dileklerimi iletmek FETÖ mensubiyeti olarak nasıl değerlendiriliyor, anlamış değilim. Dostlarımı aramak terör örgütü mensubu olarak nitelendiriliyorsa bu ülkede herkes FETÖ mensubudur” dedi.

Gülen’e ‘Geçmiş olsun’

Mutlu, Fethullah Gülen ile yüzyüze görüşmesinin olmadığını, kendisini ziyaret eden bir sivil toplum kuruluşu aracılığıyla o tarihlerde rahatsız olan Gülen’e geçmiş olsun dileğinde bulunduğunu, bunun ardından gazeteci Ekrem Dumanlı’nın kendisini arayarak telefonu Gülen’e verdiğini anlattı.

Mutlu, “Gülen ile tek görüşmemiz budur. Çok kısadır, ‘Bana göndermiş olduğunuz geçmiş olsun dileklerinizi aldım, teşekkür ederim’ dedi. Bunun dışında görüşmede başkaca hiçbir husus olmamıştır” dedi.

Mutlu’nun avukatı Burcu Dalyan Aydın ise “Bu sabah savcılık ile yaptığımız görüşmede henüz dosya incelenmemiş olmasına rağmen müvekkilimizin mahkemeye sevk edileceği ifade edilmiştir” dedi.

‘Çözümde silah kullanma emri verdim’

Hakkâri Valisi iken 2014’te merkeze alınan Vali Necmettin Kalkan, HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün aleyhine yaptığı açıklamalar yüzünden merkeze alındığına ilişkin haberleri hatırlatarak şöyle konuştu: “O tarihte çözüm süreci vardı. Asker operasyonlara çıkmıyordu.

PKK, şehir merkezinde polisin kendi karakolu dışına çıkmasını istemiyordu. Yüksekova’yı da laboratuvar olarak kullanıyordu. Ancak ben vermiş olduğum yazılı emirlerde benden onay almaya gerek olmadan sınır mevzuatının yetki verdiği çerçevede doğrudan silah kullanabileceklerini, yine polis teşkilatının şehir merkezinde terörle mücadele etmelerini söyledim. Akabinde toplamda 4 terörist öldürüldü. Yine açılması gereken üs bölgeleri vardı. Ben bu askeri üs bölgelerinin açılması için onay veriyordum. Bu sebeple HDP milletvekillerinin hedefinde oldum.”

O numara damacana su sipariş hattının...’

Muğla Valisi iken 2013 yılında merkeze alınan Fatih Şahin sorgusunda suçlamaları reddederek “Bana emniyette 0 212 293... No’lu telefonu sormuşlardı. Şimdi hatırlıyorum. O telefon numarası damacana su sipariş hattıdır” dedi.

Obama tweet’iyle suçlandı

Merkez Valisi Orhan Aydın, Siirt Valisi olduğu dönemde ABD Başkanı Obama’ya attığı “BenTürkiye’denim. Siirt’te Valiyim. Sizi seviyorum, hayatınız ve başkanlığınız çok başarılı. Sizin gibi olmayı umut ediyorum” diye yazdığı tweet’le ilgili suçlandı. İstanbul Vali Yardımcısı Haluk Nadir ise evinde bulunan 15 Temmuz’da yaralanan ve ölenlere ilişkin kayıtların kendisinin AFAD’dan sorumlu olması nedeniyle tutulduğunu söyledi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.