Türkiye’ye iade sürecinde belirsizlikler sürüyor

AB-Türkiye arasındaki sığınmacı iadesini öngören anlaşmanın uygulanmasına az bir süre kala sürecin hukuki boyutu ve işleyişi ile ilgili belirsizlik giderilebilmiş değil.

AB-Türkiye arasında varılan anlaşma uyarınca 20 Mart'tan itibaren yasa dışı yollarla AB ülkelerine giriş yapmış sığınmacılar Türkiye'ye iade edilecek. Ancak sürecin hukuki boyutu ve işleyişi ile ilgili kafalardaki soru işaretleri henüz tam olarak giderilebilmiş değil. İşte 5 soruda sığınmacıların Türkiye’ye iade süreci:

Anlaşma planlandığı üzere 4 Nisan'da uygulanmaya başlanacak mı?

AB Komisyonu'na göre, sığınmacıların Türkiye'ye iadesine 4 Nisan Pazartesi günü başlanacak. Komisyon ilk gün 500 sığınmacının iade edilmesinin planlandığını duyururken, Yunanistan net bir sayı vermedi, 'bir grup sığınmacının' iade edileceğini açıkladı. İade Sakız ve Midilli Adaları’ndan hareket edecek gemilerle yapılacak. İlgili düzenleme Cuma akşamı Yunan Meclisi'nde görüşülerek kabul edildi.

İşleyişteki olası sorunların kaynağı ne olabilir?

Türk tarafında iade edilen sığınmacıların ilk işlemlerinin gerçekleştirilmesi için kapasitelerin yaratılmış olması şart. Bu çerçevede Dikili ve Çeşme'de geri kabul merkezleri oluşturulmalı. Türk Kızılay’ı bu bölgede 5 bin sığınmacı kapasiteli bir kamp inşa ediyor. Ancak çalışmalar henüz tamamlanabilmiş değil.

Yunanistan'da mülteci başvurularını ve başvurusu geri çevrilmiş sığınmacıların itirazlarıyla ilgilenebilecek hâkim ve konuyla ilgili uzman sayısı yetersiz. Almanya Yunanistan'a başvuruların incelenmesine destek verecek uzmanlar göndermeyi planlıyor. Atina yönetimi her başvuruyu en geç iki hafta içinde neticelendirmeyi hedefliyor. Uluslararası Hukuk Uzmanları da, reddedilmeye itirazların Avrupa Adalet Divanı'na kadar taşınabileceği görüşünde.

Eleştiri noktaları neler?

Konuyla ilgili farklı eleştiriler getiriliyor. Uluslararası Af Örgütü'ne göre, Türkiye her gün yüzlerce sığınmacıyı iç savaşın devam ettiği Suriye'ye geri gönderiyor. Bu yüzden de Türkiye'nin güvenli bir menşe ülke kabul edilemeyeceği belirtiliyor. Ankara Yunanistan'dan iade edilen Suriye dışındaki Afganistan ya da Irak gibi ülkelerden kaçan sığınmacıları da geri göndermek istiyor.

Bununla birlikte sığınmacılar iadelerine kadar bulundukları adalarda mahsur kalmış durumda. Sakız Adası'ndaki kamplarda son iki gündür Türkiye'ye iadelere itiraz etmek için sığınmacıların düzenlediği gösterilerde gerginlik yaşandı. Olaylar sırasında çok sayıda sığınmacı ağır yaralandı.

Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği ise AB'ye kaçak yollarla ulaşan sığınmacıların doğrudan sınır dışı edileceğine ilişkin kararın, her bir vakanın ayrı ayrı inceleneceği güvencesiyle örtüşmediği görüşünde.

Tüm bunların yanı sıra eleştirilerin hedefine oturan bir diğer konu; AB'nin sığınmacı krizini kontrol altına almak için Türkiye'ye fazlaca güvenmesi. Alman medyasında Başbakan Angela Merkel'in sırf bu yüzden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik tırmanan hiciv videosuyla ilgili tartışmalardan uzak duruyor olabileceği dile getiriliyor.

AB söz verildiği gibi geri gönderilen sığınmacılar karşılığında yeni sığınmacılar alacak mı?

Pazartesi gününden itibaren Almanya, Hollanda, Fransa, Finlandiya ve Portekiz Türkiye'ye iade edilen Suriyeli sığınmacılar karşılığında yeni sığınmacıları kabul edecek. Almanya'nın kabul edeceği ilk sığınmacı kafilesini çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan yaklaşık 40 kişilik bir gurup oluşturacak.

İade anlaşması tehlikeli umut yolculuğu için caydırıcı oldu mu?

AB ve Türkiye arasında varılan anlaşmanın üzerinden yaklaşık bir hafta geçmesinin ardından ilk kez 24 saat içinde hiç bir sığınmacının Yunan adalarına geçmediği görüldü. Ancak son olarak Çarşamba günü 766 yeni Suriyeli Sakız, Midilli, Samos ve Kos adalarına sığındı. Anlaşma öncesinde bazı günlerde bu sayı yaklaşık iki kat daha fazlaydı.

Kaynak: