‘Türkiye’de insanlar temiz bir yönetim için umut arayışı içinde’

Rıza Sarraf’ı tutuklatan Başsavcı Bharara bir kez daha Türkiye ile ilgili açıklamalarda bulundu.

17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun kilit ismi Rıza Sarraf’ı ABD’de tutuklatan New York savcısı Preet Bharara, ayrımcılığa karşı mücadele eden Common Cause (Ortak Amaç) adlı sivil toplum kuruluşunun etkinliğinde konuştu.

Konuşmasından önce Türkiyeli gazetecilerle hatıra fotoğrafı çektiren savcı Bharara, gazetecilere “Benle birlikte fotoğraf çektirdiğiniz için başınız belaya girmez değil mi?” dedi.

Konuşmasında Türkiye’ye geniş yer veren Bharara, ilk öğrendiği Türkçe sözcüğün ‘adalet’ olduğunu söyledi.

Bharara, hiç kimsenin hukuktan üstün olmadığını ve bunun en ideal demokrasi olduğunu belirtirken, bunun Türkiye de dahil herkesin umudu olduğunu vurguladı.

Doğan Haber Ajansı’ndan Nafiz Albayrak’ın haberine göre, savcı Bharara’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Yolsuzlukla mücadele demokrasiyi korumanın yollarından biri”

“Yolsuzluğa karışmış hükümetlerle ve yolsuzluklarla mücadele etmek, demokrasiyi korumanın temel yollarından biridir. Amaç, şeffaf ve dürüst bir hükümet rüyasını gerçekleştirmek. Benim ofisimde, kendilerini işlerini adamış arkadaşlarımın, belki başka yerlerde daha çok kazanacak olabilmelerine karşın, her gün çok zorlu işler yapmalarının bir nedeni var: Toplumlarına ve ülkelerine katkı sağlamak.

“Amaç yasaları çiğneyen politikacıya ceza vermek değil ancak bu da tabii ki gerekli. Amaç, bozulmuş politik sistemin gelişmesini ve iyileşmesini sağlamak. Sonuçta hepimiz aynı şeyi istiyoruz. İşleyen ve yurttaşlarının yaşamlarını daha da iyileştiren yönetimler istiyoruz.

“Hiç kimse hukuktan üstün değil”

“Hiç kimse hukuktan üstün değil ve bu, en ideal demokrasi; bu yalnızca New Yorkluların ya da Amerikalıların umutları da değil, dünyanın her yerinde, her kıtasında, İzlanda’dan Hindistan’a, Brezilya’dan Türkiye’ye kadar.

“İnsanlar Türkiye’de yolsuzlukların üstüne gidilmediğini düşünüyor”

“Rıza Sarraf anlaşıldı ki Türkiye’de çok gündemde olan bir kişiymiş. Tutuklamayı yaptığımız gün Twitter’da 8 bin 100 takipçim vardı. Bir kaç gün içinde 270 bini geçti. Bu akşamki yemek öncesinde, 298 bini buldu ve hemen hepsi Türk takipçiler.

“İnsanlar Türkiye’de yolsuzlukların üstüne gidilmediğini düşünüyor. Ben de Türkiye’de yolsuzluk olup olmadığı konusunda yorumda bulunmam. Ancak durum şu ki, hiç ülkelerine bile gitmemiş olduğum, adımı zor söyleyebilen hatta hiç duymamış, İngilizce bilmeyen, Türkçe mesajlar yazan yüzbinlerce insan, temiz bir yönetim konusunda umut arayışı içinde.

“Bu hepimiz için, dürüst ve şeffaf, hukukun üstün olduğu yönetimlere özlem duyulduğunun açık bir göstergesi. ABD’den başka bir yerde olsaydık, kişisel olarak ben tehlikede olacaktım. Yalnızca, böyle bir kürsüde, kamu görevlilerini soruşturma ve halk önünde konuşuyor olmak yüzünden.

“Türkçe öğrendiğim ilk sözcük ‘adalet'”

“Hayatım boyunca Türkiye’de bulunmadım. Türkiye’de belki de özgür olmayan bazı basın kuruluşlarını söylediğinin tersine… Ne turist olarak, ne protestocu olarak, ne de direniş yada protestolar organize eden biri olarak… Ama bir gün Türkiye’yi ziyaret etmeyi çok isterim.

“Bizim önemsediğimiz bir şey var o da adalet. Türkçe öğrendiğim ilk sözcük de adalet ve biz bunu önemsiyoruz.”