Şortlu kadını tekmeleyen saldırgan: Pantalon giyse daha az tahrik olurduk

İstanbul’da bir belediye otobüsünde Ayşegül Terzi’ye şort giydiği gerekçesiyle tekme atan özel güvenlikçi Abdullah Çakıroğlu’nun, emniyetteki ifadesinde ‘manevi değerler’e sığındığı ortaya çıktı.

Hürriyet’ten Mesude Erşan’ın haberine göre, ‘halkı kin ve nefrete teşvik’ suçlamasıyla tutuklanan Çakıroğlu, emniyette verdiği ifadede amcası, kardeşleri ve eşleri ile yaşadığını belirtip, bir aydır da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını söyledi.

Bir süredir psikolojik sorunlar yaşadığını anlatan Çakıroğlu, “Olay tarihinden bir yıl kadar önce, kurguladığım senaryolar neticesinde psikolojik sorunlar yaşamaya başladım. Etrafa şüpheci ve kuşkucu bakmaya başladım. Çevremde bulunan, tanıdığım veya tanımadığım insanlara karşı saldırma eğilimim başladı. Ailem beni tedavi ettirmek amacıyla Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne götürdü. 15 gün kadar yatarak tedavi gördüm. Tedavi bitiminde beni taburcu ettiler. Halen de kullanmakta olduğum ilaçlar vardır. Bu ilaçlar antidepresan tarzında ilaçlardır” diye konuştu.

‘Yılışık bir tavırla bana bakıyordu’

Çakıroğlu, olayın olduğu gün de sabaha kadar çalıştığı için ‘kafasında olayların döndüğü’nü vurgulayıp, şunları anlattı: “11 Eylül 2016, yani Kurban Bayramı’nın arife günü, akşam saat 20.00 sıralarında işyerine gittim. Bütün gece çalıştıktan sonra sabah saat 08.00 sıralarında ikametime gitmek üzere 11 A No’lu belediye otobüsüne bindim. Halen psikolojik sorunlarım sürdüğünden, çalıştığım gece de kafamda yine olaylar dönüyor, kendi kendime konuştuğum oluyordu. Alvarlızade durağında otobüse binip sağ arka tarafta bir koltuğuna oturdum. Kafamı sola çevirdiğimde, oturduğum koltuğun karşı tarafında, bir bayan gördüm. Üzerinde kısa etek vardı. Koltukta bacaklarını yana çevirmiş, müstehcen şekilde oturuyordu. Yılışık bir tavırla bana bakıyordu. Bir anda kendimi kaybettim.”

‘Olurunda giyinmiş olsaydı daha az tahrik olurduk’

Terzi’ye saldırmasını ‘manevi değerler’le gerekçelendirmeye çalışan saldırgan, “Yaşadığımız ülkenin ve toplum değerlerinin ayak altına alındığını, bayan şahsın kendisi ve çevresinde bulunan insanlara giyiniş tarzı ile saygı göstermediğini düşündüm. Manevi yönüm ağır bastı. Bir anda koltuktan kalkarak yüzüne doğru bir tekme attım” dedi.

“İnsanlar başkalarının inançlarını benimsemeyebilirler ancak yok sayamazlar. Her şeyin bir oluru vardır. Olurunda giyinmiş olsaydı biz de manen tahrik olup bu hareketi yapmazdık, insanlar en azından pantolon veya eşofman giymiş olsalardı daha az tahrik olurduk” diyen Çakıroğlu, Terzi’ye attığı tekmeden sonra da otobüstekiler tarafından darp edildiğini iddia etti.

‘Evdekilere ‘Eşekarısı soktu’ dedim’

Çakıroğlu şunları söyledi: “Otobüsteki 8-10 yolcu üzerime çullandı. Yüzüme, gözüme vurdular. Hatta gözümde kan pıhtısı oluştu. Otobüs durunca kendimi dışarı attım. Onlar da indi ve dışarıda da darp ettiler. Bir anlık boşluktan faydalanıp kaçtım. Yüz ve gözümdeki kanı gören evdekilere ‘Eşekarısı soktu’ dedim. Rutin hayatıma devam ederken, yakınlar arayarak, ‘İnternete çıkmışsın’ dediler. İzledim. Yüzüm değil attığım tekme görünüyordu. Bu olaydan şikâyetçi olmayacaklarını düşündüğümden, polise gitmedim.”

Dinsel şiddet

Öte yandan Ayşegül Terzi de, saldırının psikolojik sonuçlarına ilişkin rapor almak üzere İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’na başvurdu.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü, Terzi’ye saldırının yaşam tarzına yönelik olduğunu hatırlatarak, “Basit bir erkek şiddeti değil dinsel şiddettir. Müdahil oluyoruz” dedi.