1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. Siyasette değişim
Siyasette değişim

Siyasette değişim

Gerçekten halk yararına değişim yapmak isteyenler, türlü zorluklarla karşılaşırlar; Sayın Dinçer bunlardan biridir.

A+A-

Kitabı ilk gördüğüm gün, düşündüklerimi yazmaya karar vermiştim; maalesef eskisi gibi hızlı okuyamıyorum ve tamamını okumadan da yazamıyorum.

Bahsettiğim, Aralık ayı ortalarında yayımlanan “Türkiye’de Değişim Yapmak Neden Bu Kadar Zor?” başlıklı Ömer Dinçer'in kitabıdır.

Sayın Dinçer, 2003'ten 2007 seçimlerine kadar Başbakanlık Müsteşarlığı yaptıktan sonra 2007 seçimlerinde milletvekili seçildi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı yaptı;2015 seçiminde aday gösterilmedi.

Kitapta, Dinçer, müsteşarlığında ele aldığı ve AK Parti'nin sonunu getiremediği Kamu Yönetimi  Reformu Temel Kanun'un hazırlanışından Cumhurbaşkanı Sayın Sezer'in Meclise iade edişine kadar geçen süredeki, çalışmalarını ve Kanun çevresinde ve özellikle kendisiyle ilgili düşünceleri irdeliyor.

Anlatılan görüşün özeti, kitabın adında özetlenmiş: Türkiye'de değişim yapmayı istemek...

Önce kanun hakkında görüşümü özetleyeyim: Kanun, doğru bir görüş ve yöntemle hazırlanıp, Meclis'e sunulmuşdoğru ilkelere dayanan bir düzenlemedir. Hazırlayan müsteşar yıpratılarak, onu savunan hükümeti halk nazarında zayıflatmak için, bir çok çevre çalışmış ve başarı kazanmıştır.

Ben bu kanunun gerekli, hatta zorunlu bir düzenleme olduğunu, 90 yıllık Cumhuriyetin çok önemli bir eksiğini düzelteceğini, en azından yerinden yönetim sistemine başlangıç olacağını, özellikle CHP'nin karşı çıkmak yerine savunması gerektiğini, ilk haberden itibaren,  aklımın erdiği kadar yazdım; yazdım da ne oldu; yakın çevreme bile anlatamadım!

AK Parti'ye endişe ile bakanlar, bu kanunun cümlelerini okuyup anlamaya çalışmak yerine, AK Parti'nin gitmek istediği yere karşı olduklarını yazıp söylediler, toplantılar yaptılar...

Sayın Dinçer'i yıpratmak için uydurulan bazı iddiaları görüşlerini yaygınlaştırmak için kullandılar. Sonuçta kanun Meclis'ten geçti ama sakatlanarak geçti!

O zamanki Cumhurbaşkanı Sayın Sezer de, bu çevreye uyarak, Meclis'e iade etti.

O günlerin basınının, Dinçer ve kanun ile ilgili yazılanları bulup okuyabilirseniz şaşıracaksınız.

Bu olayın çok örneği var, sonuncusunu hatırlatmak istiyorum: Daha iki hafta önce, Demokratik Toplum Kongresi(DTK)'nin yayımladığı bildiri hakkında neler söylenmiş ve yazılmış ise 2003 ve sonrasında da, Sayın Dinçer için yazılmıştır. Okumadan, anlamadan Dinçer'in hazırladığı Kanun üzerine ne kadar iftira atılmış ise, bugün de yazar ve siyaset adamları DTK'ya aynı iftiraları atmışlardır.

Türkiye'de rejimi değiştirecek bir kanun çıkarmaya çalışan Sayın Dinçer'e insafsızca savaş açanlarla; bugün DTK ve Akademisyenler Bildirisi'ni okumadan "PKK'nın yazdığı bildiri" diyebilenlerin farkları yoktur. Birinciler iktidara karşı çıkanlardı; ikinciler iktidardakiler...

Kurulu düzenin halk yararına değişmesini istemeyenler hep böyledir; o güne kadar savundukları demokrasinin bile karşısına geçer, kendileri için yeni diye sundukları bir model, savunurlar.  

Halkı kandırmaya çalışrken, kürsülerden "Değişim istemek" üzerine konuşmak kolaydır, gerçekten halk yararına değişim yapmak isteyenler, türlü zorluklarla karşılaşırlar.

Sayın Dinçer bunlardan biridir; kitabında ilk adımını attığı dönemde karşılaştıklarını anlatmaktadır. Değişim isteyen "reformcular", kitapta öğrenecekleri çok şey bulacaklardır.  

Bir hususu eklemek istiyorum: Olaylar hakkında hiç bilgim yok, bilme olanağım da yok; ama öğrenmek isterim doğrusu; Sayın Dinçer 60 yaşına gelmeden niçin ve nasıl siyasal hayatın dışına nasıl itilmiştir? Bu kadar deneyim geçirmiş, bürokrasiyi tepeden tanıma fırsatı bulmuş birisini siyaset dışına hangi insafsız güç itmiştir?

Herhangi bir imada bulunmak istemiyorum ama son dört yılda siyaset dışına itilen veya çekilen genç sayılacak bunca siyaset adamının hikayesini öğrenmeliydik şimdiye kadar.

Basın bunu ortaya koyamıyorsa niçin vardır?

TARHAN ERDEM / RADİKAL

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.