Sibel Çapraz: Miro'ya fotoğraflarımı gösterin beni unutmasın

Sibel Çapraz, 5 aydır yaralı haliyle ceza evinde tutuluyor.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) "cezaevinde kalması uygun değildir" raporuna rağmen serbest bırakılmayan Sibel Çapraz, bu kez de koşulları çok daha kötü olan İzmir Menemen cezaevine sevk edildi.

Haberdar.com'dan Evrim Kurdoğlu, Sibel Çapraz'ı yazdı. Ailesinin çağrısına yer veren Kurdoğlu'nun haberi şöyle: 

Yüksekova'da yaşanan sokağa çıkma yasakları öncesinde ve yasaklarda neler olduğunu İtalyan heyete anlatmak için gelmişti Erkan Çapraz. Erkan Yüksekova Haber’in genel yayın yönetmeni kimliği ile bir gazeteci olarak ilçede neler olduğunu anlatacaktı. Ancak Yüksekova'da gazeteci olmak ve yasakların mağduru olmak iç içe geçmiş. Erkan, İtalyan heyetin ‘Yasaklar nasıl yaşandı? Neler oldu?’ sorusuna ablası Sibel Çapraz'dan bahsetmeden yanıt veremezdi. 27 Kasım 2015 akşamı Yüksekova'nın Orman mahallesinde halk başlayan savaşı protesto etmek için sokağa çıktı. O akşam mahalle halkı silah sesleri duydu. Savaş, çatışma, ölüm istemediğini anlatmak için tenceresini tavasını alıp sokağa çıktı. Sibel de diğer Yüksekovalılarla birlikte yaşadığı yerde kimse ölmesin diye gürültü yapmak için sokaktaydı. Ancak aniden kobra tipi bir askeri araçtan açılan ateşle yaralandı. Aldığı kurşunlar Sibel'in koluna ve kalın bağırsaklarına isabet etti. Ağır yaralanan Sibel Çapraz 15 kez ameliyat geçirmesine rağmen sağlığına kavuşamadı. Hâlâ kalın bağırsakları dışarıda, sağ kolu iş göremez durumda ve yürüme güçlüğü çekiyor. Üstelik cezaevi koşulları artık daha da zorlaştı. Çünkü Sibel kaldığı Bakırköy Cezaevi’nden hiçbir siyasi kadın tutuklunun olmadığı İzmir Menemen Cezaevi’ne konuldu. Bütün bu ciddi sağlık problemleriyle Sibel tek başına kaldığı koğuşunda yalnız.

KARDEŞİMİ GÖRMEK İÇİN 3 GÜN BEKLEDİM

Sibel Çapraz'ın ağabeyi Necip Çapraz Yüksekova'dan 2 bin km yol yapıp gittiği Menemen Cezaevi’nde kız kardeşini ancak 3 gün savcının kapısında bekledikten sonra görebilmiş.

Kardeşi yaralı bir şekilde cezaevinde bulunan Necip Çapraz, “ Kız kardeşimi görmek için gittim. Göstermediler 3 gün savcının odasının önünde bekledim. Öyle izin verdiler. Benim kardeşim ağır hasta merak ediyoruz. Tek başına yaşamsal ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Ben Yüksekova'dan gitmişim bana git ayın 9’un da gel diyorlar” ifadesini kullanıyor.

"İNSAN YARALAMAK SUÇ DEĞİL BASIN AÇIKLAMASINA KATILMAK SUÇ"

Zorla da olsa kardeşiyle görüşmeyi başaran Necip Çapraz’a göre kardeşi Sibel'in sağlığı ve psikolojisi oldukça kötü. Ailesi hayati tehlike yaşamasından son derece endişeli. Necip Çapraz kardeşinin şu an içinde bulunduğu koşulları şöyle anlatıyor:

“Tek başına kalıyor, Bakırköy Cezaevi’nde aynı koğuşta kaldığı arkadaşları ilgileniyordu. Burada bir hasta bakıcı var. Sibel diyor ki 10 kere zile basınca bile gelmiyormuş. Sibel tek başına banyo yapamıyor, tuvalete gidemiyor, hareket edemiyor ve tek başına kalıyor. Morali de çok bozulmuştu. Hem sağlığı hem de psikolojisi çok bozulmuş. Kendini tek başına, unutulmuş hissediyor. Benim kardeşim basın açıklamasına katıldığı için bu yaralı haliyle tutuklandı ama ona ateş edenler kim? Onlara ne oldu? Soruşturma bile açılmadı. İnsan öldürmeye kast etmek suç değil ama basın açıklamasına katılmak suç. Bu nasıl bir adalet kardeşimizin hayatından çok endişe duyuyoruz”

“MİRO BENİ UNUTMASIN”

Sibel Çapraz’ın gazetecilik yapan kardeşi Erkan Çapraz'ın oğlu Miro'yu görememesine üzülüyor. Sibel dün eve telefon etmiş ve “Miro'ya benim gibi bakın o benim mirasım” demiş. Erkan, Sibel'in Miro ile çok özel bir ilişkisi olduğunu ve en çok ondan uzak oluşuna üzüldüğünü söylüyor.

Erkan, oğlu Miro’nun halasız büyümesine çok üzüldüğünü belirten Erkan, “Sibel İstanbul'da hastanedeyken Miro'yu İstanbul'a onun yanına göndermiştik. Bu Sibel'e çok iyi gelmişti. En çok Miro ondan uzak büyüyor diye üzülüyor. Bize sürekli Miro'ya benim fotoğraflarımı, videolarımı gösterin beni unutmasın diyor. Ben diyorum ki bir insan dünyanın en büyük suçunu işlemiş bile olsa ancak bu kadar acı çektirilebilir. Ancak bu kadar azap çeker. 9 aydır ne çektiğimizi bir biz biliyoruz bir de Allah biliyor. 2 gün önce Sibel'in doğum günüydü. O yeni yaşına bizden uzak, yaralı, hasta ve tek başına olduğu koğuşunda acılarla girdi. Tek suçu da kimsenin ölmesini istememesi, basın açıklamasına gitmek” diyor.

“ONLAR GİRSİN CEZAEVİNE DE GÖRELİM”

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Sibel Çapraz için cezaevinde kalamaz raporu vermiş ama sonuç alınamamış. Tutuklandığından bu yana yaklaşık 8 ay geçmesine rağmen, Çapraz'ın iddianamesi yeni hazırlanmış. Bunca ay ağır 15 ameliyat geçiren ve tek başına hayatını idare ettiremeyen Sibel Çapraz tutuklu olarak cezaevinde kalıyor.

TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Biz Sibel için cezaevinde kalamaz raporu verdik. Sibel'in kalın bağırsakları dışarıda. Bu çok özel bir bakım gerektirir. Enfeksiyon kapmaması gerekiyor. Sibel ile sürekli ilgilenecek birisi gerekiyor. Sağ kolu tamamen işlevsiz, bir bacağında da sorun var. Yürüme güçlüğü çekiyor. Ben meslektaşım demeye utanıyorum, Sadi Konuk Hastanesi doktorları cezaevinde kalabilir raporu vermiş. Ben cezaevine girdiğimde Sibel sevk edilmişti. Ben onu göremedim. Ama bugün bu kararları veren doktorları, savcıları, avukatları da bizleri koydukları gibi bu cezaevine koysunlar. Bırakın kalın bağırsağın dışarda olmasını tek kolla nasıl yaşarlardı?” şeklinde konuştu.

Aile adına herkesi duyarlı olamaya çağıran Sibel’in ağabeyi Necip Çapraz “Benim kardeşim bir kadın olarak mücadele ediyordu. Herkesin tanıdığı bir kadın siyasetçiydi. Bugün kadınlar ona yeterince sahip çıkmıyor. Biz tüm kadın örgütlerini ve STK’ları Sibel için duyarlı olmaya çağırıyoruz” dedi.

KAYNAK: HABERDAR / EVRİM KURDOĞLU