1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. 'Sahi Başbakan yaralılar nerede?'
'Sahi Başbakan yaralılar nerede?'

'Sahi Başbakan yaralılar nerede?'

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Cizre'deki bodrumda mahsur kalan yaralılara ilişkin "Yaralılar var mı bilmiyoruz, bu yaralılar nerede?" şeklindeki açıklamasına HDP'li Faysal Sarıyıldız'dan geldi.

A+A-

Şırnak'ın Cizre ilçesinde bir binanın bodrumunda mahsur kalan yaralılar ile ilgili Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun "Bu yaralılar nerede, yaralılar var mı yok mu bilmiyoruz" şeklindeki açıklamasına yanıt gecikmedi. HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Başbakan'a "Sahi, Sayın Başbakan yaralılar nerede?" diye sordu. 

Sarıyıldız, tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan'ın dün Cizre'de bir binanın bodrumunda mahsur kalan ve tahliye edilmeyi bekleyen yaralılar için "10 ambulans ve 30 sağlık personeli gönderildiğini, ambulansların o bölgeye yaklaştığını ama gelen kimsenin olmadığı" açıklaması ve "Nerede bu yaralılar?" sorusunu yanıtlayarak, "Açıklıyorum. Bu yaralılar 30 Ocak günü saat 12.31'e kadar sizin 52 gündür abluka altına aldığınız, 100 bine yakın insanı göçerttiğiniz, kolluk güçlerinizin açtığı ateş sonucu 80'i aşkın kişinin yaşamını yitirdiği Cizre'nin Cudi Mahallesi Bostancı Sokağı No:23 adresindeydi. Hastaneye kaldırılmayı beklerken, bir yok etme baskınına maruz kalan yaralılardan yaklaşık 130 saati aşkındır kimse haber alamamaktadır. Biz size soruyoruz. Sayın Başbakan, Sahi 'Nerede bu yaralılar'?" ifadeleri kullanıldı.

'Kulak ve gözlerinizi kapattığınız süreci bizden dinleyin'

Açıklamanın devamında "kulağınızı ve gözlerinizi kapattığınız bu süreci bir de bizden dinleyin" denilerek, şunlara yer verildi: "22 Ocak günü top ve tank mermileri ile vurduğunuz Cudi Mahallesi'nde çoğunluğu yaralılardan oluşan 31 insan ertesi gün bir bodruma sığınmak zorunda kaldı. Yaralılar ve eve sığınmak zorunda kalan siviller, kendileri ile kurduğum irtibatta, bulundukları adresten emin olmamak ile birlikte 'Caferi Sadık No:5, 6 ya da 7' olabileceğini belirtti. 25 Ocak'a kadar hem 112'ye hem de basına ve de resmi Twitter hesabımdan yaralıların Caferi Sadık No:5, 6 ya da 7 olabileceği tarafımca aktarıldı. 25 Ocak günü gündüz saat 13.51'de Cizre Kaymakamı'na şu mesajı attım: 'Kaymakam Bey, şu an Cizre, Cudi Mahallesi Caferi Sadık Sokak No:5-6-7 adresinde 5 katlı kırmızı bina, bodrumunda bulunan çoğu yaralı 30'a yakın insanın üzerine yıkılıyor. Bir toplu katliam olmadan derhal müdahale edin' çağrısında bulundum."

Adres kaymakama da bildirildi

Sarıyıldız açıklamasında, telefonla katıldığı bir televizyon programında yaralıların olduğu tarif edilen evin kendisine ait olduğunu ifade eden bir yurttaşın adresin Bostancı Sokak No:23 olduğunu aktardığını hatırlatarak, "Bodrumda bulunan yaralılar da ev içerisinde Halit Acar adına ruhsatlı bir av tüfeğinin olduğunu belirtti. Bunun üzerine ev sahibini arayarak, 'Evde Halit Acar adına bir av tüfeği var. Bu size mi ait?' diye sordum. Ev sahibinin av tüfeği ruhsatının kendilerine ait olduğunu ifade etmesiyle ev adresinin Bostancı Caddesi No:23 olduğunu kesinleştirmiş oldum. Hiç vakit kaybetmeden gerçek adresi 112'ye bildirdim. Bu 112 kayıtlarında da mevcuttur. Aynı gün, yani 25 Ocak Pazartesi günü Cizre Kaymakamı'na adresi kesinleştirdikten sonra ikinci kez 'Yaralıların olduğu tarif edilen evin kendisine ait olduğunu ifade eden bir yurttaş, adresin Bostancı Sokak No: 23 olduğunu iletti' mesajı attım" ifadelerini kullandı. 

'Her seferinde talebimiz ret edildi'

Açıklamanın devamında şunlara yer verildi: "Gerçek adresin iletildiği 25 Ocak tarihinden itibaren de sürekli 112'den ambulans talebinde bulunduk. 112'ye bağlı ambulans sürekli olarak 155 Polis imdattan onay çıkması durumunda yaralıların bulunduğu eve intikal edebileceklerini tarafıma bizzat iletti. Ancak her seferinde 'güvenlik' gerekçesi ile bu talebimiz ret edildi. 155 polis, yaralıların ambulans ile alınması için 112'ye bazen yaralıların bulunduğu evden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta olan Dörtyol mevkiinden, bazen de eve 400 metre uzaklıkta olan Abdulcelil Petrol Ofisi'nden alınmasına izin verebileceklerini aktarmıştır. Ancak bahsedilen alan yaralılar için oldukça zor ve uzak bir mesafede. Aralarında can çekişen yaralıların da olduğu yaralıların bu mesafede sırtlanarak taşınması hem zor hem de sağlık açısından risk teşkil etmekteydi. Öte yandan yaralıların bulunduğu ev ve çevresindeki alan havan topları, bomba atarlar ve diğer ağır silahlar ile günlerce vuruldu. Yapılan bu saldırılar nedeni ile daha önce sağlam olan evin büyük ölçüde yıkıldığı bilgisi bodrumda bulunan yaralılar tarafından bizzat tarafıma iletildi. Sürekli ateş hattında olan bir mıntıkadan bahsedilen noktalara yürüyerek, ulaşmak oldukça risk teşkile etmekteydi. Yaralılar da doğal olarak ateşin kesilmesi durumunda kendileri açısından çok zor da olsa yürüyebileceklerini sürekli ifade ediyordu. Ancak, emrinizdeki kolluk güçlerine ateşin kesilmesi yönündeki tüm talebimiz sürekli olarak 'çatışma var' iddiasıyla ret edilmiştir. 155 Polisin sürekli verdiği bu yanıtlara karşı bu yaklaşımın insanları ölüme terk etmek olduğunu ifade ettim. 155'e ve 112'ye de bina ile ana cadde arasında sadece 300-400 metre olduğunu, ateşin kesilmesi durumunda yaralıların ya kendi çabaları ile gelebileceğini ya da dışarıdan göndereceğimiz belediyeye ait sağlık ekipleri veyahut yaralıların ailelerinin yaralıları ambulansa taşıyabileceği önerisi de tarafımca defalarca iletildi. Söz konusu diyaloglar kayıtlarda da mevcuttur. Bu öneri aynı zamanda Ankara'da Grup Başkanvekilimiz İdris Baluken'in de bulunduğu milletvekili heyeti tarafından Hükümet yetkililerine iletildi. Ama bu önerilerin tümü de 'güvenlik' gerekçesi ile kabul edilmedi."

'Bodrumu Kerbala'ya çevirmenin muzafferi oldunuz'

30 0cak günü bodrumda bulunan yaralılara yapılan saldırının ardından 130 saati aşkın satir yaralılardan haber alınmadığına dikkat çeken Sarıyıldız, "Bir kez daha soruyoruz. Sahi, Sayın Başkan nerede bu yaralılar? Yaralılardan öç almak hangi kutsal kitapta yazar? Bir bodrum katında bulunan yaralıları günlerce aç ve susuz bıraktınız. Yaralarına merhem olmak isteyenleri engellediniz. 20 metrekarelik bir bodrumu Kerbela'ya çevirmenin 'muzafferi' oldunuz" dedi. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.