Rızkını toprak üstünde arayanlar diri diri mezara inmek zorunda bırakılmış

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, maden faciasının yaşandığı Manisa'nın Soma İlçesi'nde esas gelir kaynağı olan tarımın öldürüldüğünü belirtti.

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, maden faciasının yaşandığı Manisa'nın Soma İlçesi'nde esas gelir kaynağı olan tarımın öldürüldüğünü belirterek, "Tütün, şeker pancarı, buğday ekimini emperyalist sistemin talimatıyla yasaklayanlar, rızkını toprağın üstünde arayan bölge halkını diri diri mezara inmek zorunda bırakmıştır.Olay kaza değil, cinayettir"dedi.

HDP İstanbul Milletvekili ve Meclis İdare Amiri Sırrı Süreya Önder, maden faciasının yaşandığı Soma'ya gitmemesi ile ilgili sosyal medyada kendisine yapılan eleştirileri değerlendirdi.

Önder, annesinin hastalığı nedeniyle Soma'ya gidemediğini, HDP'nin eş başkanları ve 5 milletvekilinin gittiğini ancak bunları hiçbir televizyon kanalı tarafından verilmediğini söyledi. Soma'da yaşanan olayın kaza değil cinayet olduğunu söyleyen Önder, şöyle konuştu:

"Soma'daki cinayette ilk mermi, Soma'nın esas gelir kaynağı olan tarımın öldürülmesiyle sıkılmıştır. Tütün, şeker pancarı, buğday ekimini emperyalist sistemin talimatıyla yasaklayanlar, rızkını toprağın üstünde arayan bölge halkını diri diri mezara inmek zorunda bırakmıştır. İş cinayetlerinin ikinci mermisi, taşeronlaştırılma, güvencesiz çalıştırılmayla ve bunun meclisten kaçırılırcasına geçirilmesiyle sıkıldı. Bu yasalar yeni cinayetlerin önünü açtı. Herkese yanlış bir şekilde empoze edilen bu algı operasyonuna HDP ve BDP verdiği soru önergeleriyle karşı çıktı. Üçüncü kurşun kamu kaynaklarının özelleştirme adı altında neoliberal sistem tarafından talan edilmesiyle sıkılmıştır. Dördüncü kurşunu da sendika yönetimine işverenin zorla üye yerleştirmesine ses çıkarmayan sarı sendikacılık sıkmıştır. Bu halkın ve emekçinin üstüne bir şarjör mermi boşaltılmış. Patlayan trafo bunun son mermisidir. Bugüne kadar bununla ilgili hiç bir şey yapmayıp, hatta tam tersine bu talanlara sessiz kalanlar bu cinayetin de sorumlusudurlar. Taziye vermekle de bundan kurtulamazlar."