Öcalan’a tecrit Meclis’e taşındı

PKK lideri Öcalan ile birlikte kalan iki hükümlünün naklinin ardından soru önergesi veren HDP’li vekil Öztürk, “Her tutuklu ve hükümlünün sahip olduğu ve yasalarda belirtilen haklara Öcalan neden sahip değil?” diye sordu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Milletvekili Berdan Öztürk, verdiği soru önergesi ile PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi Meclis’e taşıdı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yanıtlanması isteğiyle verilen soru önergesinde, Öcalan’ın, 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana avukatlarıyla, 6 Ekim 2014 itibariyle aile-vasisi ile 5 Nisan 2015 tarihinden itibaren de İmralı Heyeti’nin adaya gitmesinin engellenmesiyle bir tecrit altına alındığı belirtildi.

Önergede, “İmralı’da, günün koşulları neyi gerektiriyorsa, etkili pozisyonda olanların tercihleri neye evriliyorsa, hiçbir hukuki kaygı, ahlaki tutum dikkate alınmadan uygulamaya konulmuştur” denildi.

Önergede, İmralı Cezaevi’nde bulunan Nasrullah Kuran ve Çetin Arkaş’ın Silivri Cezaevine gönderildiği ve nakil sonrası avukatlarıyla görüşmelerine izin verilmediği belirtildi.

İmralı Cezaevi

Önergede İmralı Cezaevi’yle ilgili şu bilgilere yer verildi:

“27 Şubat 1999 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Milli Savunma Bakanlığı’nın tebliği gereğince, İmralı Adası ve çevresi 2’inci derece kara, deniz ve hava askeri yasak bölge olarak ilan edildi.

“Ardından Anayasa ve yasaya aykırı olarak İmralı Cezaevi’ne ilişkin tüm işlemlerde yetkiler Adalet Bakanlığı’ndan alınarak Kriz Yönetim Merkezi adına Mudanya İskelesi Kriz İrtibat Bürosuna bırakıldı.

“Bu Büro, yetkilerini Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği’ne (9 Ocak 1997 tarih ve 22872 sayı ile Resmi Gazete’de yayınlanan) dayandırmış ve bu yönetmeliğe dayanılarak İmralı Cezaevi’nin yönetimi Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi’ne verildi.

“Ulusal mevzuat gereği başından itibaren Adalet Bakanlığı’na bağlı olması gereken İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi, Başbakanlık Kriz Merkezi Yönetmeliği ile Milli Güvenlik Kurulu’nun yönetim ve tesirine bırakıldı.

“2009’da yapılan değişiklik ile İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu statüsü verilerek Adalet Bakanlığı’na bağlanıldı. Bu süreçte yeni bir cezaevi inşa edilmiştir. Yeni cezaevinde 6 tane tek kişilik avluya açılan F tipi koğuşlar ve 3 tanesi de ortak avluya açılmak üzere toplam 9 kişilik bir cezaevi yapıldı.

“Yapılan bu değişiklik sonucu toplam 5 kişiden oluşan hükümlü grubu adaya götürülmüş ve F tipi dönüşüm tamamlanmıştı.”

 Sorular

Önergede, Öztürk, Başbakan Davutoğlu’na şu soruları yöneltti:

* Her tutuklu ve hükümlünün sahip olduğu ve yasalarda belirtilen haklara Sayın Abdullah Öcalan neden sahip değildir?

* Yasalarla verilmiş olan haklardan men edilmiş olması siyasi, keyfi ve (söz konusu kişi Sayın Abdullah Öcalan olmasından dolayı) cezalandırıcı bir tavır değil midir?

* Söz konusu tavır ve tecridin hukuk devletiyle bağdaşır bir yanı var mıdır?

* Ulusal ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde uygulanan ağır tecrit ve giderek artırılan baskının (Yaklaşık elli beş aydır görüşme yasağının hava muhalefeti vs gibi uyduruk bahanelere sığınmadan) hukuki gerekçesi ve dayanağı nedir?

* Mezkur tecrit devlet iradesi ve kararıyla mı engellenmektedir?

* 27 Temmuz 2011 tarihinden beri her hafta müracaat etmelerine rağmen Sayın Öcalan neden avukatlarıyla görüştürülmemektedir?

* 6 Ekim 2014 tarihinden beri her hafta müracaat etmelerine rağmen aile ve vasi görüşü neden engellenmektedir?

* Avukatlarının defalarca kez istemelerine rağmen İmralı Cezaevi’ne ait iç yönetmeliği neden kendilerine verilmemektedir?

* Kendisiyle birlikte tutuklu bulunan diğer üç kişi de dahil olmak üzere aile ve telefon görüşme hakkı neden kullandırılmamaktadır?

* İmralı’da tutuklu bulunan Nasrullah Kuran ve Çetin Arkaş Silivri Cezaevine ne zaman sürgün edilmişlerdir? Sürgün edilmelerinin gerekçesi nedir? Sürgün öncesi ve sonrası ailelerine ve avukatlarına bilgi verilmiş midir?

* Nasrullah Kuran ve Çetin Arkaş Silivri Cezaevine sürgün edildikten sonra avukatlarıyla neden görüştürülmemiştir? Bu durum, İmralı’da uygulanmakta olan tecrit ve izolasyon politikalarının daha da katmerleşeceği ve diğer cezaevlerine yayılacağı anlamına mı gelmektedir?

* İmralı’daki koşulların yerinde görülmesi ve yaşanan hak ihlallerine ilişkin TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan bir heyetin İmralı’ya gönderilmesi için hükümetinizin bir hazırlığı, talimatı ya da girişimi var mıdır, olacak mıdır?

* İmralı sistemiyle kendi hukukunu ve yasalarını uygulamamak kadar kişiye özel hukuk uygulamasıyla ciddiyeti ve saygınlığını tartışmalı hale getiren bir devlet olmaktan çıkıp; hukuk, adalet ve demokrasiyle yönetilen saygın bir devlet olmak ve toplumsal barışa katkı sunmak adına hükümetinizin ve size bağlı olan Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi’nin bu konuda (cezaevi koşullarıyla ilgili) iyileştirici bir planlaması var mıdır?

* Aydın ve yazarların Kürt sorununa çözümüne hizmet edeceği anlayışıyla Sayın Abdullah Öcalan için önerdiği ‘serbest hareket etme’ konusunda hükümetinizin bir çalışması var mıdır?

* Kürt siyasetinde rolü, misyonu ve önemi kabul edilen, giderek bir kişi olmaktan öte toplumsal bir kimlik, simge ve bir olgu olarak değerlendirilen ve algılanan Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı Cezaevi’nin özel statüden çıkarılarak ulusal ve evrensel hukuk normlarıyla yeniden düzenlenmesi için hükümetinizin bir çalışması ve planlaması var mıdır?

* İmralı’daki istisna halini tanımlayan ve uygulayan güç meşruiyetini nereden almaktadır?

* İmralı Adası kim tarafından ve hangi yasal statüyle yönetilmektedir?

Kaynak: