1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. “Ne Türk’ü be; bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım”
“Ne Türk’ü be; bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım”

“Ne Türk’ü be; bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım”

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir kez daha Ermeni Soykırımı’nı resmen tanıyan Almanya’yı ve Almanya Meclisi’ne soykırım tasarısını taşıyan isimlerden Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir’i hedef aldı.

A+A-

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabahattin Zaim Üniversitesi 2015-2016 akademik yılı mezuniyet töreninde konuştu, Ermeni Soykırımı Tasarısı’nı tanıyan Almanya’ya yüklendi.

Erdoğan, soykırım tasarısını Meclis’e taşıyan isimlerden Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir’i ise bir kez daha hedef aldı ve “Neymiş, birileri de diyor ki güya Türk… Ne Türk’ü be… Bunların kanının laboratuvasr testinden geçmesi lazım” dedi.

“Ey Almanya” diye seslenen Erdoğan’ın “Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değildir. Bizim tarihimiz, merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. Aramızdaki fark budur” dediği konuşmasından satır başları şöyle:

“Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değil”

“Ey Almanya, bak yine söylüyorum; önce holokostun hesabını vereceksin. Namibya’da 100 bini aşkın Namibyalıyı nasıl yok ettiniz, nasıl öldürdünüz onun da hesabını vereceksin. Siz, Türkiye’ye veya Türklere parlamentosunda kalkıp da sözde Ermeni soykırımı oylaması yapacak, varsa belki de en son ülkesiniz. Kaldı ki bizim tarihimizde bu noktada zaten bir derdimiz yok, bir sıkıntımız yok. Bizim tarihimiz, katliamlar tarihi değildir. Bizim tarihimiz, merhamet tarihidir, şefkat tarihidir. Aramızdaki fark budur.

“Bugün batı başkentlerinde şahit olduğunuz ihtişamın perdesini şöyle bir kaldırdığınızda altında milyonlarca Afrikalının dramı, göz yaşı olduğunu görürsünüz. Berlin’in, Paris’in, Brüksel’in şık kaldırımlarının altında Afrikalıların canı, kanı, emeği ve alın teri vardır.

“Aradan yüzyıllar geçmesine, kimi yönetimler tarafından izi silinmek için onca baskı yapılmasına rağmen, ‘Osmanlı’ denince halen insanların yüreği yanıyor, gözleri parlıyor, dillerinden güzel sözler dökülüyor. Bu insanların akıllarına, katleden, sömüren, ezen, yok eden değil, yaşatan, imar ve ihya eden, adaletle hükmeden bir medeniyet geliyor. ‘Osmanlı bu’ diyorlar. Hamdolsun, bu dünyada pek az millete nasip olan çok kıymetli çok nadide bir mirastır.

“Ermenileri misafir olarak ağırlıyoruz”

“Türkiye’de yaklaşık 100 bin Ermeni bulunuyor. Bunun yarısı vatandaşımız, yarısı ise vatandaş değil. Aynen Suriye’den Irak’tan gelenleri nasıl misafir ettiysek Ermenistan’dan gelenleri biz aynen şu anda misafir olarak ülkemizde ağırlıyoruz. Bu kadar yaklaşımı müşfik olan Türkiye’ye karşı bu adamların yaklaşımının acaba affedilebilir bir yanı var mı? Biz çok daha farklı yaklaşabilirdik. Eğer biz Ermeni düşmanı bir ülke olsak, bu gelenlerin hepsini Ermenistan’a geri gönderirdik.

“Elinize, dilinize dursun”

“Türkiye’deki Ermenilere ait kiliselerin yıkıldığı ve el konulduğu iddiaları Almanya’da konuşuluyor. Elinize, dilinize dursun. Tam aksine, Ermeni vakfiyelerindeki kiliseleri kendilerine teslim ediyoruz. Varlıkları varsa kendilerine teslim ediyoruz.

“Eğer kendinize güveniyorsanız, onurunuz varsa, ilminiz varsa, çıkarın hukukçularınızı, tarihçilerinizi, arkeologlarınızı gönderin. Kimleri göndereceksiniz, hangi ülkeden gelecekse gelsin incelesinler, araştırsınlar. Orada eğer söylediğiniz gibi bir şey çıkıyorsa biz herkesle yüzleşmeye hazırız. Ama bunu yapamadılar. Çünkü bu bir cibilliyet meselesidir.

“Ne Türk’ü be… Kanının testten geçmesi lazım”

“Orada çıkıyor bir ukala bir şey hazırlıyor. Alman Parlamentosu’na sunuyor. Neymiş, birileri de diyor ki güya Türk… Ne Türk’ü be… Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım.

“Eğer siz yaptıklarınıza, insanlık dışı suçlarınıza ortak arıyorsanız, o ortak biz değiliz. O ortağı gidin başka yerde bulun. Bilimsel araştırmalar ve akademik çalışmalar değil, siyasetle, parlamentolar eliyle kirli emellerinizi gerçekleştirmeye çalışıyorsanız, bunu yapamazsınız. Bir kulaktan girer, öbür kulaktan çıkar. Yaptığınızın zaten uluslararası hukukta da en ufak bir kıymeti harbiyesi yok.

“Abdestimizden şüphemiz yok”

“Biz bu ülkelerin kendi cürümlerini hafifletmek için başvurdukları bu kurnazlıklara, bu ucuz numaralara asla boyun eğmeyeceğiz. Bizim abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan şüphemiz olsun. Biz rahatız. Dedim ya, arşivler ortada. Amaç üzüm yemekse, meseleyi çözmekse, biz buradayız. Ancak bu konuyu her başınız sıkıştığında, Türkiye’ye dövmek için bir sopa olarak kullanacaksanız, kusura bakmayın, buna izin vermeyiz.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.