Müzisyenlerden resim sergisi

Müzisyen Ahmet Aslan ve Kemal Dinç, sanatseverlerin karşısına bu kez, müzikleriyle değil, yaptıkları resimleriyle çıktılar.

Müzisyen Ahmet Aslan ve Kemal Dinç, sanatseverlerin karşısına bu kez, müzikleriyle değil, yaptıkları resimleriyle çıktılar. İkili, ilk resim sergilerini 4 Mayıs’ta sanatseverlere buluşturdu. Maltepe Belediyesinin mayıs ayı etkinlikleri kapsamında “Sesler ve Renkler” adını verdikleri serginin açılışının ardından ikili konser de verdi. Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın da katılımıyla açılan sergi 29 Mayıs’a kadar Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezinde görülebilir. Sergide 40 resim yer alıyor. Resimlerin 20’si Ahmet Aslan’a 20’si de Kemal Dinç’e ait. Aslan’ın resimlerinde halk mitolojilerine dair çizimler öne çıkarken, Dinç’in resimlerinde ise renkler öne çıkıyor. Yazar ve Ressam Muzaffer Oruçoğlu’nun teşvikiyle Ahmet Aslan, lise yıllarda uğraştığı ve ara verdiği resme tekrar yöneldi. Kemal Dinç de resim yeteneğini keşfetti. 

‘MÜZİKTE UĞRAŞIMIZI, RESİMLERLE RENKLENDİRİYORUZ’

Kemal Dinç, resim yapmanın yaptığı müzik çalışmalarına yansımasına dair şunları dile getirdi: “Müzik hayatımızda günbegün olan bir eylem. Resim ise, bilenen o ki, insanın ruhunu gerçekten sağaltıyor. Yani dinlendirici bir yanı da var. Renklerle uğraşmak, çizgilerle uğraşmak insanın ruhunda zenginlikler ve derinlikler yaratıyor, boyutlar yaratıyor. Müzikte olan eksik duyduğumuz noktaları, resimde yakalayabiliyoruz. Günün zihinsel yoruculuğunu, alıcı bir yanı var.” Aynı zamanda öykü de yazan Dinç, bu ay içinde öykü kitabının da yayınlanacağını belirterek , “Şuna inanıyorum. Büyük ustalar, hem felsefeyle, hem edebiyatla uğraşıyorlar. Biliyoruz o büyük ustalar hiçbir şeyden bi’haber değiller. Mesela Beethoven’in Goethe’ye mektupları var. Beethoven’in edebiyattan birebir etkilendiği sturm und drang (fırtına ve coşku) diye bir akım var. Bunu müziğe yansıtmıştır. Ve hani bizler de usta değiliz ama, şöyle görebiliyoruz. Müzikle uğraşımızı, resimlerle renklendirebiliyoruz. Bana hep etkisi oldu. Müzik nasıl hayatın bir parçasıysa işte resim müziğin de bir parçası olabiliyor, tersi de olabiliyor. ” 

‘KESİN BİR CÜMLE KURMAK HEYECAN VERİCİ OLMUYOR’

Resme yönelmemesini Ahmet Aslan şöyle dile getirdi: “Piyanoda da aynıdır, resimde de aynıdır.Bunlar yerleşik hayat istiyor. Çünkü yaptığın eserleri taşımak ve korumak zorundasın. Hareketli biriyim. Piyano her salonda bulunmayan bir müzik enstrümanı. Klasik gitar yarı armonik yarı melodi olduğu için solo bir enstrüman olduğu için müzikle haşır neşirliğim tamamen oradan başladı. Yaklaşık 15 yıldır resim yapmıyorum. ” Müzikle resmin birbirini tamamlayan durumuna değinen Aslan, “Resimdeki renk kontrastı dedikleri olgu, müzik derslerimizde gördüğümüz, kontrast sağlayandır. Müzikte belki bunu bilinç altına alıyorsunuz, kavrayamıyorsunuz. Ama resimde bunu direkt görsel olarak görebiliyorsunuz renklerde” diye konuştu. Resimlerin devamının gelip gelmeyeceğine dair sorumuza da Aslan “Önceden konuşmak çok doğru olmuyor. Bir şey devam ettiriyorsan belli bir süre sonra fabrikasyona dönüşüyor.Böyle bir idealle giderseniz, bir firma kurma anlamına geliyor. Sanat öyle değil, çekil kenara diyebilir. İsteyip yapmayabilirsin, onun için devam ettirmekle ilgili kesin bir cümle kurmak pek heyecan verici olmuyor” ifadesiyle yanıt verdi. (Şerif Karataş/Evrensel)