1. HABERLER

  2. EĞİTİM

  3. Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Atanamayan öğretmen varsa suçlusu biziz
Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Atanamayan öğretmen varsa suçlusu biziz

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Atanamayan öğretmen varsa suçlusu biziz

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, kabineye girdiği andan itibaren sosyal medya hesabı Twitter’da geçmiş yıllarda paylaştığı mesajlar gündem oldu.

A+A-

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, eğitim muhabirleriyle Dolmabahçe’deki eski Başbakanlık Ofisi’nde önceki gün bir araya geldi.

Hürriyet’in aktardığına göre Selçuk’un açıklamaları şöyle:

Ekimin ilk haftası büyük olasılıkla üç yıllık bir makro plan ilan edeceğiz. ÖSYM, YÖK ve MEB birlikte çalışacak. Dünya çapında yazılımcılarla tasarımın sistem tarafını görüşüyoruz. 

"Üç yıllık makro plan"

Üçüncü nakillerde büyük ölçüde rahatlama olacak. Nisanda hazırlanmış bir kılavuz var, bir kelimesine dokunsak sınav iptal ediliyor. İlk nakillerde bazı değişiklikler yaptık. İkinci ve üçüncüde çok rahatlama olacak. Nakil kılavuzunu 12 okul müdürü ve ilçe müdürleriyle hazırladık. LGS sisteminin getirdiği sorunların azaltılmasıyla ilgili eski ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer’le çalışıyoruz. Çocukların okul yaşantısı, sınava hazırlanma biçimi, zihinsel ve duygusal hazırlıktaki ön rehberlik… Asıl hedef, sonraki yıllarda yapmak istediğimizi başlatmak ve kuralı yeni başlayana koymak. Yani üçüncü sınıftaki nasıl başladıysa öyle devam edecek. LGS önümüzdeki yıl yapılacak. Sonraki senelerle ilgili durum, üç yıllık makro planımızda belli olacak. 

"Bir çocuğu zorla bir yere yerleştirmek gibi bir derdimiz yok"

Alacağımız tedbirler var. İhtiyaç temelli bir müfredat gerekiyor. İmam hatipli ya da olmayan; hepsi benim çocuklarım. Bir çocuğu zorla bir yere yerleştirmek gibi bir derdimiz yok.

Sınavlarda düşen netler

Bu bir AK Parti, CHP meselesi değil. Okullarımız arasındaki eşitsizlik OECD ülkeleri arasında en yüksek oran. Üniversite sınavı lisedeki derslerden yapılmaz, bitirme sınavı değil. Üniversitenin talep ettiği konulardan yapılır. 

"Öğretmen odalarını anlamadan..."

(Eğitim fakülteleri) YÖK Başkanımızla tasarımızı konuştuk. Eğitim fakültelerinin farklılaştırılması gerekiyor, bir kısmı sadece lisansüstü eğitim vermeli. Öğretmenlerle ilgili asıl problem, okullarda çalışanları ihmal etmemiz. Öğretmen odalarını anlamadan eğitim sistemi anlaşılmaz. 

(Üniversiteye giremeyenler) Ortaokulu bitirenlere farklı kanallar açmalıyız. Meslek eğitim merkezlerinden başlayıp meslek, Anadolu teknik liselerine, her genel lise mezunuyla ilgili bir paket oluşturuyoruz. Aşağıdan gelenleri yaymak istiyoruz. Bu, yukarı çıkanları 3’te bir azaltacak.”

"Ne kadar yüksekten düşeceğimi gösteriyor"

Beklentinin yüksek olması kaygılandırıyor mu? sorusuna Bakan Selçuk şu yanıtı verdi: 

“Ne kadar yüksekten düşeceğimi gösteriyor. Endişelendiriyor çünkü insanların hayata dair umutlarının belirli noktaya teksif edilmesi çok rasyonel değil. Bunun farkındayım fakat ihtiyaç olduğunun da farkındayım. Beceremeyebiliriz de, o zaman da çekip gitmek lazım. Belli konularda tweet’lerimi gözden geçirdiler, hayatta kaldırmam. Duruşum bu, bununla buradayım. Bunun kırılganlığı aslında çok yüksek, strese çok gelemiyor. Ancak bu toplum, çocuklar için yaparım.”

MEB neler yapacak?

-Temel liseler için yasal süreç devam edecek, kapanacak. 

-Açık lise meselesinin yeniden tanzimi gerekiyor. 

-Derdimiz şu anda müfredat değil. Çocuklarımızın insan olarak Atatürk’le tanışmasını istiyorum. 

-Özel okul konusunu, haftaya inceleyeceğiz. KDV yüzde 1’e insin, destekliyorum. Ancak özel okullara yatırım yapmayacağım. Teşviklerle ilgili de bir politikamız olacak. Asıl fukara çocuklar için çalışacağız, bir program hazırlıyoruz.

-(Öğretmen ek atama) 650 bin kadar öğretmen adayı var, tahminimce acil talep 100 bin civarında. Onlara başka çözümler de önermeliyiz.

“Atanamayan öğretmen varsa suçlusu biziz"

Sözcü’den Yurdagül Uygun’un haberine göre de Selçuk, atanamayan öğretmenlerle ilgili şunları söyledi:

“Eğitim fakültelerinin farklılaşması gerekir. Bir kısmının sadece lisansüstü eğitim vermesi gerekiyor. Hepsinin lisans öğrencisi alması doğru değil. Bunun gibi bir sürü işlem basamağı var planladığımız. Atanamayan öğretmen diye bir kavram gelişti Türkiye'de. Atanamayan mühendis yok ama atanamayan öğretmen var. İşsiz değil. Onlar can. Suçlu olan, çözüm üretmeyen bizleriz. Bizim problemimiz öğretmeni ihmal etmekle ilgili. Eğitimi çocuklar için değil, öğretmenin olgunlaşma serüveni olarak görmek lazım. Öğretmene yatırım yapmamız lazım.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.