Metin Göktepe mezarı başında anıldı

Metin Göktepe 8 Ocak 1996’da gittiği haberde gözaltına alındı ve öldürüldü, 28 yaşındaydı. Göktepe, Esenler Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı.

Metin Göktepe öldürülüşünün 20. yılında mezarı başında anıldı.

Göktepe’nin Esenler Kemer Mezarlığı’ndaki mezarı başında gerçekleştirilen anmaya annesi Fadime Göktepe, Göktepe’nin arkadaşları ve meslektaşlarının yanı sıra çeşitli kurum temsilcileri, gazeteci Hüseyin Deniz, Posta Gazetesi Yayın Koordinatörü Elif Yılmaz, gazeteci Elif Ilgaz, Gazeteci Yazar Nevzat Onaran, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan, EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, ÖDP Eş Genel Başkanı Alper Taş, HDP İl Eş Başkanı Ayşe Erdem, EMEP ve CHP il ve ilçe yöneticileri, Toplumsal Bellek Platformu’ndan Canan Kaftanoğlu,  BirGün Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Aydın, TGS Genel Merkez Yöneticileri, Gülsüm Elvan, Ülker işçileri, Kumport Liman işçileri, Sanatçı Ferhat Tunç katıldı.

Evrensel’in haberine göre, anmada, Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat, gazeteci Nazım Alpman, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, Emek Partisi Genel Başkanı Selma Gürkan ve TGS İstanbul Şube Başkan Yardımcısı Utku Zırığ birer konuşma yaptı.

“Silopi’de Gazeteci Nedim Oruç, kapalı bir spor salonunda gözaltına alındığında Metin’i hatırladım ve endişe ettim. Polis ısrarla Oruç’un gözaltında olduğunu saklıyordu ancak yapılan baskı sonucu Nedim’in gözaltında olduğunu açıkladılar.

“Ardından da Can Dündar ve Erdem Gül gibi yakaladığı sıkı haber nedeniyle tutuklandı. Yine bir diğer meslektaşımız Beritan Canözer haber takibi yaptığı sırada heyecanlı davranışları nedeniyle tutuklandı. Bizim mesleğimiz heyecana dayalı bir meslek. Metin Göktepe’nin, Beritan Canözer’in, Can Dündar’ın, Erdem Gül’ün, Nedim Oruç’un heyecanlıyız.”

Nazım Alpman: 20 yıldır burada toplanıyoruz ama Metin’in katillerini bulmak mezar başında toplanmak kadar kolay olmadı. Tüm engellemelere rağmen ilden ile taşınan davayı takip ederek en sonunda yeteli olmasa da süreci ilk kez katillerin ceza almasıyla sonlandırdık. Türkiye gençlerin cehennemi bir ülke. Artık 3 aylık bebekler bile nişan alınarak vuruluyor. Bunun önünü kesecek olan ise gazeteciliktir. Metin’in bayrağını yükselteceğiz. Evrensel de bugün olduğu gibi yarın da yazmaya devam edecek.”

Selma Gürkan: “Savaşın gazeteciliğine karşı barışın gazeteciliğini, egemenin gazeteciliğine karşı ezilenin yanında saf tutan gazeteciliğe şahitlik ediyoruz. Yarına dair umudumuzu koruyan da budur. Düşünce ve ifade özgürlüğü ortak mücadele ve ortak irademizle gelecek.

Faruk Eren: 20 yıldır iyi haberlerle değil ölüm ve çatışma haberleriyle geliyoruz. Metin hak ihlallerini takip eden bir gazeteciydi. Çocuklarının mezarını arayan Cumartesi Anneleri’ni her hafta takip ederdi. Artık sokaklar gömülmesine izin verilmeyen, çürüyen ve kokan ölü bedenlerle dolu. Aslında çürüyen ve kokan sistemin ta kendisi. Gazeteciler öldürülüyor ve tutuklanıyor. Ama bu yürek susmayacak.

Utku Zırığ: Metin mesleği anlamlı kılan insanlardan oldu. Metin öldürüldüğünden beri gazetecilik de ülke de iyiye gitmedi. Metin’i öldürenlerin de Metin öldürüldüğünde iktidarda olanların da adı unutulacak ama Metin’i hep saygıyla anacağız.

Metin Göktepe

Metin Göktepe 10 Nisan 1968’de Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Çipil köyünde dünyaya geldi.

Metin, geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan, 8 çocuklu bir ailenin 7. çocuğuydu.

1979’da küçük kardeşi Aziz ile birlikte İstanbul’a geldi.

Aynı yıl Esenler’deki Hasip Dinçsoy İlköğretim Okulu’na kaydoldu ve 5. sınıfı burada okudu. Ortaokula o zamanki adıyla Esenler Lisesi’nde başladı ve liseyi de burada okuyarak şimdiki adıyla Bakırköy İbrahim Turhan Lisesi’nden 1986’da mezun oldu.

1989 yılında İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’ne girdi. Üniversitede öğrenci gençlik mücadelesinin içinde de yer alan Göktepe, birçok kez gözaltına alındı.

Gazeteciliğe 1992’de Haberde ve Yorumda Gerçek dergisinde başladı.

7 Haziran 1995’te kurulan Evrensel gazetesinde başından itibaren yer aldı.

Göktepe cinayeti

Metin Göktepe 8 Ocak 1996’da Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutukluların cenazesini izlemek için Alibeyköy’e gitti. Ancak, basın kartı olmadığı gerekçesiyle ilçeye sokulmadı. Yüzlerce insanla birlikte gözaltına alındı ve Eyüp Kapalı Spor Salonu’na götürüldü. Burada polislerin şiddetine maruz kaldı, öldürüldü.

Metin Göktepe’nin duvardan düştüğü iddia edildi. İstanbul’dan Aydın’a ve “güvenlik” gerekçesiyle Afyon’a taşınan Göktepe Davası, 28 Eylül 2000’de beş polis memuruna “kastı aşan insan öldürmek” ve “faili belli olmayacak şekilde insan öldürmek” suçlarından verilen yedişer yıl altışar ay hapis cezasının onanmasıyla bitti. Bir polis memuru ise Yargıtay’ın kararı bozmasından sonra 20 ay hapis ve beş ay kamu hizmetlerden uzaklaştırma cezası aldı.

Mahkum polislerin cezalarının tamamlamalarına 19 Aralık 2000’de yürürlüğe giren Şartlı Tahliye ve Ceza Erteleme Yasası engel oldu.

Metin Göktepe ödülleri

Metin Göktepe’nin anısına, 1998 yılından bu yana, doğum günü olan 10 Nisan’da “Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri” veriliyor.