Mazluma kimlik sorulmaz!

Mazlumun en mazlumlarından oldu Manisa’nın Soma ilçesi.

ÖZCAN KIRBIYIK yazdı:

“Mazlum”, Arapça’da “Zlm” yani “Zulüm” kökünden gelir, anlamını siz de bilirsiniz: “Zulme maruz kalmış, zulme uğramış”...

“Mazluma kimlik sorulmaz!” denilir hep. Çokça kullanılanılan bir hadistir bu. Evrensel değerlerin toplamına tekabül ediyor desek, abartmış olmayız. Mazlumun kimliği mazlumluğudur; ırkı, ulusu, inancı, inancsızlığı, cinsiyeti, rengi ya da gelir durumu değil..

Mazlumun en mazlumlarından oldu Manisa’nın Soma ilçesi.

Herkesin malumu Soma’daki iş katliamı, Soma’da değil; üçüncü dünya ülkelerinden Somali’de olsa, en azından yetkilelilerden bir iki tanesi çıkıp (göstermelik de olsa) ilk günden istifa ederdi, sırf halkın sinirini almak için bile olsa yapılırdı bu. Bundan eminim!

Peki bizde ne oldu?

“Sayın bakanım istafa edecek misiniz?” sorusuna “Ne münasebet efenim, bize mi sordular ölürken, hem onlar kendileri öldüyse ben niye istafa ediyorum anlamış değilim,aa cambaza bak!” cevabını vermese de, o koltukta (başbakan dahil, bu insanlık suçundan sorumlu bütün yetkilliler) oturuyorsa, vermediğini söylediğim cevabı alenen uygulamış olmuyor mu?

Soma’da işçi katliamından sonra, ülkedeki bütün halklar ve inançlar nezdinde öyle bir güç ve duygu birliği ortaya çıktı ki, durup bir an düşünenler için bin nasihatten yeğdir. Sadece Türkiye’de mi; aklınıza gelebilecek her ülkeden, her ulustan, inançtan..

Ölenler, hergün ölenler..

Ölenler, hergün toprağın altına diri diri girenler..

Ölenler işçiler..

İşçiler, ölenler..

İşçi doğup, işçi yaşayıp, işçi ölenler..
...
Mazluma kimliği sorulmaz!

Soma katliamından sonra 3 günlük ulusal yas ilan edildi malum.

Düşünmedim değil bir ara; ulusal yas dedikleri şey; bu 3 gün, bayrakçıların kumaşlar üzerine yaptığı desenlerle ortaya çıkan, sonra bayrakçılardan insanlara satılınca bayrak olan şeylerin, devlet kurumları tarafından yarıya indirerek mi geçecek?
Yani bu muydu yüzlerce insanın acısını hissetmek?
Değildi herhalde!

...

Analığın, kadınlığın, babalığın bayrağı, devleti mi olurmuş?

...

2012 yılbaşı kutlamaları Taksim’de, İstiklal’de ve Türkiye’nin birçok yerinde büyük coşkuyla kutlanıyordu. Buraya kadar her şey normal ve alışılagelmiş bir durumdu.

Gelgelelim 3 gün evvelinde,yani 28 aralık 2011’de, TSK’ya ait İHA (İnsansız Hava Araçları) tarafından Roboski’de çoğu çoçuk 34 kişiyi paramparça etmişti.

Ülkenin bir yakasında gırla kutlamalar,diğer yakasında matem,öfke ve gözyaşı..

..

Roboskiler...

Tıpkı Soma’daki maden ocağına çalışmaya giderken bir daha dönemeyebileceklerini bildikleri için, ailelerinden hellallik isteyerek anlamsız sınırları geçtikleri gibi, tıpkı Soma’daki mazlumlar gibi, günde 40-50 lira yevmiye için, hergün ölümün kıyısına kadar gidiyorlardı.

Ve öldüler!

Devlet, bir tarafı silah kullanarak direkt öldürmüştü, diğer tarafı ise taşeronlaştırarak,sağlık ve can güvenliğinden yoksun bırakarak dolaylı öldürmüştü.

Acıları yarıştırmıyorum!

Acıları yarıştırmayı insani bulmuyorum!

Acıların bölüştürülmesi gerektiğini söylüyorum!

Hatta mümkünse parça parça etmek istİyorum!

Acıların paylaşılması gerektiğinden bahsediyorum!

...

Roboski Katliamı’nın ardından Yılmaz Özdil başta olmak üzere, ulusalcı ve milliyetçi cenahın yazıp çizdiklerine bakmalısınız!

Bakmakla kalmayın, bir yere not etmelisiniz.

Not edin ki, mazlumun kimliğini soran o engereklerin ve çiyanların yüzüne tükürecek gün geldiğinde, hazırlıksız yakalanmayasınız!

Bir de Soma katliamının ardından yazdıklarına ve yazacaklarına..

Roboski Katliamı akabininde “Ama onlar kaçakçı,ama onlar terörist, ama onlar Kürt!” deyip bugün Soma’daki katliam için timsah gözyaşları döken Yılmaz Özdil ve türevleri alçaktır!

Roboski’de katledilmiş her insanın ölümüne, sadece ama sadece Kürt olduğu için, içten içe sevinen yüreği pas tutmuşların,Soma için, Kevser’de yıkanmış kalpten çıkma gibi afilli yazılar yazan Yılmaz Özdil ve güruhu ikiyüzlüdür!

Mezarlarında ot bitmesin!

Muratları kursaklarında kalsın!

...

Ah bir terazi olsaydı!

Olsaydı da, Soma’da hayatını kaybeden herbir insanın acısını yüreklerinin en derinlerinde yaşayan insanların, Roboskili anneler olduğunu gösterebilseydi her birimize.

...

Mazlumlar ölürken, kimliğini soranlar alçaktır!

İki cihanda muratları hasıl olmasın!