Kürkçü: Dokunulmazlık tartışması gündemi saptırmadır

İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, yaptığı açılamada dokunulmazlıkların tartışılmasını "toplumsal gündemi değiştirme çabası" olarak değerlendirdi.

Adalet Bakanlığı, HDP eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, DTK Eşbaşkanı Selma Irmak, İmralı Heyeti Sözcüsü Sırrı Süreyya Önder ve HDK Eşsözcüsü Ertuğrul Kürkçü'nün dokunulmazlıklarının kaldırılması ile ilgili fezlekenin, Meclis'e gönderilmesi için Başbakanlık'a sundu.

Dokunulmazlık fezlekelerinin Meclis'e gönderilmesini değerlendiren İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dokunulmazlıkları ile ilgili yaygara kopardığını belirterek, Erdoğan’ın yaygarasına karşılık fezlekelerin Meclis'e gönderildiğini söyledi.

Kürkçü, "Tayyip Erdoğan’ı memnun etmek uğruna böyle bir gürültü kopartılıyor durum budur. Bu fezlekenin Meclis'e gelme şekli daha önceki fezlekelerin Meclis'e gelme şeklerinden farklı değil.

Fakat bu sefer özellikle gürültü yapıldı. Aslında dokunulmazlık görüşmeleriyle ilgili grup kararı alınması, parti kararı alınması Anayasa'ya aykırıdır. 

‘Dokunulmazlık tartışması gündemi değiştirmek için'

Dokunulmazlık tartışmalarını HDP’yi Meclis dışı bırakma olarak nitelendiren Kürkçü, “Kürdistan’daki yıkım ve katliamların, Rojava’daki saldırgan girişimlerin, Suriye dış politikasının batmış olmasının, ekonomik politikaların çıkmaza girmiş olmasının yerine dokunulmazlığın kaldırılıp kaldırılmayacağının tartışılması, toplumsal gündemin değiştirilmesi çabalarından ibarettir” dedi.

“Çözümün ve barışın kapısı açılacaksa bir gün HDP’nin orada olması gerekir” diyen Kürkçü, şöyle devam etti: “HDP’nin esasen Meclis'in dışına itilmesi Türkiye’yi daha uzun süre çatışma ve savaştan yakasını kurtarmaması demektir. Bu bizim kıymetimizle ilgili değildir. Bu halkın artık parlamento da kendi ihtiyaçlarını çözecek ve karşılayacak bir partinin olduğuna dair bütün inancını kaybetmesi demektir. Parlamenter dokunulmazlık altında bir hak olan ve dokunulmaz olan sözlerin size bir suçlama olarak geri dönmesi demek aslında Türkiye’nin başka bir rejimle işletilmeye başlatılmış olması demektir. Bu faşizmdir dolayısıyla dokunulmazlıkların kalkması yada kalkmaması faşizm ile demokrasi arasındaki bir tartışmadır. Ben milletvekillerin bu kadar kolay kendilerini faşizme teslim edeceğini düşünmek istemiyorum. Ama buda bir mücadele konusu göreceğiz. Bunları tartışacağız ve tutum alacağız.” 

‘Halkın iradesine bir saldırı ve faşizmdir'

Dokunulmazlıkların tartışılması ve ya kaldırılmasının kendilerini seçen halkın iradesine yönelik bir saygısızlık olarak nitelendiren Kürkçü, "Bizim dokunulmazlıklarımızın kaldırılmasını isteyen Devlet Bahçeli, bize oy veren seçmenlere de 'şerefsiz' dememiş miydi? O nedenle halkın iradesine bir saldırıdır bu. Bu faşizmdir” şeklinde konuştu. 

‘Herkes için dokunulmazlıkların kaldırılmasından yanayız’

Dokunulmazlığın herkes için kaldırılmasından yana olduklarını belirten Kürkçü, "Hırsızlık, yolsuzluk, insan haklarına karşı suç işleme, bireylerin hak ve özgürlüklerine saldırma, kadına karşı şiddet genel olarak yurttaşa karşı şiddet tüm bunlardan ötürü işlenmiş olduğu bütün suçlar karşısında derhal hakim önüne çıkması sağlansın, buna hiçbir diyeceğimiz yok. Ama ben kürsüde söz söyledim diye beni yargıç önüne çıkarmaya kalkan Tayyip Erdoğan’da çıkartılmalıdır. O zaman hiçbir vekil kürsü dokunulmazlığına da sahip olmamalıdır" dedi.

Kürt meselesi hakkaniyetli bir biçimde ve Kürt halkının istediği bir tarzda çözülmedikçe dokunulmazlıkları kalksa yada kalkmasa mücadelelerine devam edeceklerini ifade eden Kürkçü, şunları aktardı: “Meclis'te siyaset yapmak ya da yapmamak ancak bir imkan meselesidir. Meclis'te siyaset yapmazsak ölmeyiz. Siyaseti başka bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Kaldı ki siyasetin aslı halk arasında yapılandır. Siyaset yapmaya devam ederiz.”