Kılıçdaroğlu yorumu: Bunlara gereken dersi milletim verecek

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu hedef alan Erdoğan, “Muhalefetin başı olacaksın teröristi hastanede ziyaret edeceksin. Bunlara gereken dersi milletim verecek” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlarla iftar programında bir araya geldi.

İftar öncesinde konuşan Erdoğan, bugün önüne mermi kovanı bırakılarak tehdit edilen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı, “Bu ülkede ana muhalefetin başı olacaksın, bölücü terör örgütü mensuplarını ziyaret edeceksin. Neymiş, yaralıymış. Ben milletin iradesine bunları havale ediyorum” dedi.

Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren efsane boksör Muhammed Ali’yi anarken de “Muhammed Ali, meydanedeki zavallı ayyaşlar için de vuruyordu” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Almanya Meclisi’ne soykırım tasarısını taşıyan isimlerden Yeşiller Eş Başkanı Cem Özdemir’e işaret ederek kullandığı “Neymiş, birileri de diyor ki güya Türk… Ne Türk’ü be… Bunların kanının laboratuvar testinden geçmesi lazım” sözlerine de ‘açıklık’ getirdi; “Ben tabii ‘kanı bozuk’ derken, biyolojik bir kanı bozukluktan, hele ırkçılıktan asla söz etmiyorum” dedi.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

Kılıçdaroğlu

“Bu ülkede Ana Muhalefetin başı olacaksın, bölücü terör örgütünün mensuplarını hastanede ziyaret edeceksin. Neymiş, hastaymış, yaralıymış, DHKP/C’liyi ziyaret edeceksin. Ben milletimin iradesine bunları havale ediyorum. Artık bunlara inanıyorum ki gereken dersi milletim, en ideal şekilde, en güzel şekilde verecektir.

‘Kanı bozuk’ açıklaması

“Ben tabii ‘kanı bozuk’ derken, biyolojik bir kanı bozukluktan, hele ırkçılıktan asla söz etmiyorum. Bizim kültürümüzde kanı bozuk ifadesi, karakterle ilgili bir göndermedir, anlamı da kendi milletine, kendi toplumuna karşı kötülük yapan, yanlış işlerle uğraşmakta ısrar edendir. Bu ülkeye silah çeken teröristin biyolojik olarak hangi milletten olduğunun ne önemi var, bizim gözümüzde onun kanı bozuktur.

Muhammed Ali

“Muhammed Ali bizim çocukluğumuzun ve gençliğimizin efsane ismiydi. Rahmetli halamın oğlunun evinde siyah beyaz televizyonu vardı, sabah 4’lerde gider orada Muhammed Ali’nin boks maçını izlerdik. İnsanlar televizyon bulabildikleri her yerde toplanırdı. Bu insanların boksla herhangi bir ilgileri olmayışına rağmen o insanlar niçin toplanıyordu biliyor musunuz? Çünkü Muhammed Ali onlar için dövüşüyordu.

“ABD gibi zor bir ülkede Müslümanlığını açıkça ifade eden korkusuz bir yürekti. Onun vurduğu her yumruk zalimlere gidiyordu. Dünyada ne kadar güçsüz, muhtaç, ezilmiş varsa yumruğunu onlar için sallıyor, zaferlerini onlar için kazanıyordu. Hatta meyhanedeki zavallı ayyaşlar için de vuruyordu. Muhammed Ali, mazlumların yumruğuydu.

“Vietnam’da savaşa gitmeyi kabul etmemişti. 5 yıl mahkumiyete, para cezasına rağmen savaşa gitmeyi kabul etmedi. Yürek buna denir, dik durmak buna denir, omurgalı olmak buna denir.

“Gençlik teşkilatı görevi yaptığım zaman Türkiye’ye gelmişti. O zaman birlikte Cuma namazı kılma imkanımız olmuştu. Mekanı cennet olur inşallah.”