Kılıçdaroğlu: Bizi hapse atarlarmış, atmazsanız namertsiniz siz

"Bizim kanımızı dökmeden bu ülkeye başkanlığı getiremezsiniz!"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu,dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin teklifin Meclis'ten geçmesiyle ilgili CHP'ye yöneltilen eleştirilere "Kamuoyunda 'Dokunulmazlıklar sadece HDP için kaldırılıyor' diyorlar. CHP'de en çok dosyası olan benim? Ben korkuyor muyum? Korkmayacağız, yılmayacağız" sözleriyle yanıt verdi. "Bizi hapse atarlarmış, atmazsanız namertsiniz siz" diyen Kılıçdaroğlu, "Demokrasi için ben bedel ödemeyeceğim, akademisyenler, gazeteciler, aydınlar ödeyecek. Niye sen ödemiyorsun arkadaşım? Ödeyeceğiz" ifadesini kullandı.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle: 

"Bazen helallik verdiklerimizle hiç yan yana gelmemişizdir. Ama insanlık değerlerimiz var, sevgiyle bakan dost yüreğimiz var. Dolayısıyla her cenaze sonrasında acıları paylaşmak bizim görevimizdir deriz. Şehit yakınları bazen sitem ederler bize, onları da onurla, anlayışla karşılarız. Çünkü ateş düştüğü yeri yakıyor arkadaşlar. Annenin feryadı, babanın acısı herkesin katlanabileceği şeyler değildir arkadaşlar. Şehit aileleriyle yan yana durmak çok zordur arkadaşlar, ne söyleyeceğimizi bilemeyiz. 

Acıyı dindirecek olanlar, devleti yönetenlerdir. Buradan tüm annelere sesleniyorum. Eğer devlet bu acıyı dindirmeyip, hala baskı unsuru olmaya devam ediyorsa sağlıklı bir şekilde gitmeleri gerekiyor. Ordu, istihbarat, parlamentoda çoğunluk onun elinde. Onun bahane üretme hakkı ve yetkisi yoktur. Üzülerek ifade edeyim, AKP 14 yıldır Türkiye'nin temel hiçbir sorununu çözmemiştir. Başta terör. Terörü bitireceğiz dediler. 2002'de terörsüz bir Türkiye teslim aldılar. Ecevit mücadelesini yapmış, terör örgütünün liderini hapse atmış, ülkeyi yönetin diye AKP'ye teslim etmiş. 14 yılda nereye geldik. Şehit anneleri, gazi anneleri, 14 yılda Türkiye'yi bu noktaya kim getirdi. Bu sorunun cevabını vicdanınıza sorun, çocuklarınızın hatırına vicdanınıza sorun. 

Cenaze namazından sonra yumurta atıldı. Ben siyasette hoşgörüyü hep benimsemiş bir insanım. Daha önce gittiğim yerlerde de atıldı. Savcılar bana yazdı "Hakkında soruşturma açılsın mı?" diye. Biz bunları siyasette normal karşılarız ama şehit cenazesini istismar edenler, ibadet mekanını istismar eden, inancı istismar edeni ben affedemem. Ben dine saygılıyım, inanca saygılıyım. Hele hele, cebine yumurtayı koyacaksın, şehit cenazesine geleceksin namaz kılmaya, şehidi uğurlamaya. Böyle bir şey olabilir mi? "Sen oraya ben Kılıçdaroğlu'na nasıl yumurta atarım" diye geliyorsun. Senin dinini, inancını sorguluyorum ben. Sen Müslüman bile olamazsın. Şimdi bunlar geldiler, bize yumurta atıyorlar eyvallah. İnancı siyasete alet ediyorlar, şehide saygı göstermiyorlar, benim kafamın almadığı birden fazla soru var. Birileri kalktı, şehitlere "kelle" dedi. Şehitlere "kelle" diyen adamın önünde diz çöktüler. Bunlar samimi olabilir mi? Şehide saygı gösterirler mi? Göstermezler, bunların tek amacı para. Osloda masa kurdular, PKK ile pazarlık yaptılar. Bunların içinden biri de çıkıp siz terör örgütüyle nasıl masaya oturursunuz dedi mi? Demedi. Bunlar, insanlığını satan insanlardır. Bunlar insanlıktan nasibini almamıştır.  Vicdanını, onurunu parayla kiraya vermiş adamlardır bunlar. Yumurta atanlar bunlara kızdılar mı? Kızmadılar, bir şey söylediler mi? Söylemediler. Bunlar da en az onlar kadar şerefsizdir!

"Bizi hapse atarlarmış, atmazsanız namertsiniz siz"

Dokunulmazlıklar konusu parlamentoda görüşüldü ve anayasa değişikliği Meclis'ten geçti. O köşe yazarı, AKP yerine bizi eleştirir. Çünkü siyaset yapma alanı bizimle kısıtlı. Eleştiriye saygılıyız, ama kimse olayları çarpıtmasın. Bizim, parti programımızda ne yazıyor? Kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıkların kaldırılmasını istiyoruz. Bunu ben değil, CHP'nin kurultayı söylüyor. Neden kürsü dokunulmazlığı? Çünkü siyaset yapmanın güvencesi olarak görüyoruz biz dokunulmazlığı. Malı yürütmenin değil, kul hakkı yemenin değil, siyaset yapmanın güvencesi olarak görüyoruz. Bunun güvencesi ise kürsü dokunulmazlığıdır. Kimse sen düşünceni açıkladın diye sana soruşturma açılmamalıdır.

Düşüncelerimizi söyledik, katılmadığımız yerler var mı? Var. "Neden bakanları ve Başbakan'ı dahil etmiyorsunuz" diye sorduk. Bizimkileri kaldırın, eyvallah. Kendi dokunulmazlıklarınızı niye kaldırmıyorsunuz? Malı götürenlerin, hırsızlık yapanların, kul hakkı yiyenlerin, devleti soyanların dokunulmazlıkları aynen duruyor. İçine siniyorsa tamam, ama sinmiyorsa önüne çıkan ilk AKP'ye "Bakanların dokunulmazlığı niye kalkmadı" diye sorun. Milletvekili ile bakanın arasındaki fark şudur. Milletvekilliği bittiği an soruşturulur. Bakanın dokunulmazlığı ise bir nevi ömür boyudur. Bunların dokunulmazlığının kalkması için parlamentodan karar çıkması gerekiyor.

Kamuoyunda "Dokunulmazlıklar sadece HDP için kaldırılıyor" diyorlar. CHP'de en çok dosyası olan benim? Ben korkuyor muyum? Korkmayacağız, yılmayacağız.

"Bizim kanımızı dökmeden bu ülkeye başkanlığı getiremezsiniz!"

Sayın Binali'ye bir tavsiyem var. Malı götürürken gideceksin, nasıl götürdüğünü anlatacaksın. Ama bunları anlatıp huzurundan ayrılırken arka arka yürü, çünkü her an arkadan bıçak darbesi yiyebilirsin.

Diyor ki, "Şu anda biz hukuku tanımıyoruz, anayasayı tanımıyoruz. Fiili durumu, hukuki duruma çevirmemiz lazım" diyorlar. Nasıl yapacaklarmış, Başkanlık'la olacakmış. O emredecek, bunlar yapacaklar. O emredecek yargı karar verecek. O emredecek, aydınlar, gazeteciler hapse atılacak. TOBB'da söyledim yine söylüyorum. Bizim kanımızı dökmeden bu sistemi getiremeyeceksin. 

Onların işi neydi, kollektif bir suçu ortadan kaldırmak. Bakanı, başbakanı suç işliyorlar, anayasayı dinlemiyorlar. Kilis'e düşen bombalar, şehit cenazeleri, çiftçinin derdi onların umurunda değil. 17 milyon fakirimiz, 6 milyon işsizimiz onların umurunda değil arkadaşlar. Bu dertler bizim derdimiz. Bu ülkede fakirliği dindirmek benim boynumun borcudur arkadaşlar. Hiçbir evde, hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Onlar malı götürmeyi güvence altına almaya çalışıyorlar, bir CHP milletvekili kalsa bile izin vermeyeceğiz.