KCK: Kürt halkının özgürleşmesi Ortadoğu halklarının özgürleşmesidir

KCK tarafından yapılan açıklamada, “Kürt halkının özgürleşmesi, bu anlamda beraberinde Ortadoğu halklarının da özgürleşmesi ve demokratikleşmesini getirecektir” denildi.

KCK Eş Başkanlığı, Kürdistan Ulusal Kongresi, KNK’nin Belçika’nın başkenti Brüksel’de gerçekleştirdiği 14. Olağan Kongresi’ne bir mesaj gönderdi.

KCK Eş Başkanlığı mesajında, Kürdistan ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, Kürt halkının demokrasi ve özgürlük mücadelesini zaferle taçlandırması için tarihlerinin en elverişli koşullarına sahip olduğunu söyledi.

PKK lideri Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus perspektifi ile Kürdistan Özgürlük Hareketinin varlığının tüm bölge halkları için büyük moral-güç ve dinamizm olduğu vurgulanan mesajda, “Kürt halkının özgürleşmesi, bu anlamda beraberinde Ortadoğu halklarının da özgürleşmesi ve demokratikleşmesini getirecektir” denildi.

KCK Eş Başkanlığı’nın kongre başkanlık, delege ve katılımcılara hitaben mesajı şöyle:

“Kürdistan Ulusal Kongresinin 14. Olağan kongresini saygıyla selamlıyor, yüksek başarı dileklerimizi belirtiyoruz. Halkımızın özgürlük mücadelesinde, Kürdistan'ın dört parçasında ve yurt dışında şehit düşen tüm aziz şehitlerimizin anısı önünde minnetle eğliyoruz. Şehitlerimizin en büyük hayalleri olan, Demokratik ve Özgür bir Kürdistan yaratacağımıza dair sözümüzü bir kez daha yineliyoruz.

KNK’nin 14. Olağan kongresi, Kürdistan'da ve Ortadoğu'da, tarihi önemde, olağan üstü gelişmelerin yaşandığı bir dönemde gerçekleşmektedir. Kuşku yok ki, bütün bu gelişmeler, Kürdistan Ulusal Kongresinin önemini artırdığı kadar, sorumluluklarını da artırmaktadır. Kongremizin, gerek Kürdistan'da gerekse Ortadoğu'da yaşanan tüm gelişmeleri büyük bir sorumluluk bilinciyle değerlendirip, halkımızın ulusal birliği ve özgürlüğü için ertelenemez önemde olan çok değerli kararlar alacağına dair inancımızı belirtmek istiyoruz.

Ortadoğu, bugün son yüz yıllın en tarihi ve en önemli bir değişim sürecini yaşamaktadır. 20. Yy. dan kalan ulus - devletçi oligarşik, monark rejimler tasfiye olmaktadır. Halkların zulme ve zorbalığa karşı geliştirdiği demokrasi ve özgürlük mücadelesinde ciddi önderliksel, niteliksel ve ideolojik sorun ve yetmezlikler olsa da, direniş ve başkaldırının sürdürülüyor olması son derece önemlidir. Başta Kürt halkı olmak üzere, Ortadoğu halkları, kapitalist modernitenin ve uluslararası hegemonik güçlerin çıkar politikaları sonucunda, demokrasi ve özgürlükten uzak büyük acılar yaşadılar. Bugün bile halkların gerek inanç gerekse etnisite adına birbirilerini boğazlayan düzeyde savaşması ve bölgemizin neredeyse tam bir kan gölüne dönüştürülmüş olması, bölgesel ve uluslararası egemen güçlerin politikalarından bağımsız değildir. Ancak ne kapitalist - modernite güçlerinin, ne de ulus devletçi rejimlerin haklıların iradesine hükmedip geleceklerini belirlemesi artık mümkün değildir. Halkların demokratik ulus bilinciyle, demokratik modernite paradigması temelinde, demokrasi ve özgürlük mücadelesi daha da gelişecektir. Kürt halkının, adeta yeni bir tarihin yazıldığı ve yapıldığı Ortadoğu’daki bu önemli gelişmeler karşısında seyirci kalması düşünülemez. Kürtler, gerek demografik gerekse coğrafik olarak Ortadoğu’nun en kadim halklarındandır. Önder Apo’nun demokratik ulus perspektifi ve özgürlük hareketinin varlığı tüm bölge halkları için büyük bir moral -güç ve dinamizm olmaktadır. Kürt halkının özgürleşmesi, bu anlamda beraberinde Ortadoğu halklarının da özgürleşmesi ve demokratikleşmesini getirecektir.

Kürtler, demokrasi ve özgürlük mücadelesinin zaferle taçlandırılması için, tarihlerinin en elverişli koşullarına sahiptir. Hiçbir zaman bugün ki kadar örgütlü olmamışlardır. İlk kez ulusal önderliğine kavuşmuş, düşmanlarına boyun eğmeyen, kesintisiz ve sürekli bir mücadele geliştirmişlerdir. Kürdistan'ı egemenlik altında tutan sömürgeci güçler, Kürt sorunu karşısında ilk kez çelişkili ve çatışmalı bir duruma gelmişleridir. Tüm bunlar halkımızın özgürlüğüne kavuşması için büyük avantajlar teşkil etmektedir. Kürtler bu tarihi fırsatı elbette en iyi bir biçimde değerlendirecektir.

Rojava Kürdistan'ında, görkemli bir halklar devrimi gerçekleşmiştir. Birçok inanç ve etnik topluluklar demokratik, özgür ve kardeşçe bir arada yaşamaktadır. Kendi demokratik yönetimlerini oluşturup, Ortadoğu halklarına örnek olabilecek bir model yaratmışlarıdır. Halkımızın Rojava'da kendi özgür statüsünü oluşturması, Kürdistan'ın diğer parçalarının özgürleşmesi ve demokratikleşmesi için son derece önemli olmuştur. Tüm halkımızın, yurtsever devrimci tüm Kürt hareketlerinin, kendi sistemini henüz inşa eden ve özgür statüsünü oluşturan, aynı zaman da düşman saldırılarına karşı halen ve kahramanca onurlu bir direniş içinde olan Rojava halkımıza, her zaman ve her düzeyde sahip çıkması bir ulusal görev olarak görülmelidir. Kürtler arasında yaşanan her türlü sorunların devrimle elde edilen kazanımların korunması temelinde diyalog, müzakere ve görüşmeler yoluyla çözülmesi, ulusal çıkarlarımıza hizmet edecektir.

Güney Kürdistan, uzun mücadele yıllarından ve Körfez savaşından sonra, Saddam rejiminin yıkılmasıyla birlikte, özgürlüğüne kavuşmuş ve statü kazanmıştır. Bu şüphesiz tüm Kürdistan halkının bir kazanımı olmaktadır. Güney Kürdistan’da, ekonomik refah, sosyal adalet ve demokratik yönetim geliştiği kadar, halkımız gerçekten mutlu olacak ve Kürdistan'ın diğer parçaları da bunda büyük mutluluk duyacaktır. Bunun için siyasetin demokratikleştirilmesi, büyük öneme haizdir. Gerek kendi içinde gerekse Irak yönetimiyle var olan sorunların müzakere ve görüşmeler yoluyla çözülmesi doğru bir tutum olacaktır.

İran rejimi, Doğu Kürdistan'da halkımızın özgürlük ve demokrasi taleplerine hiçbir biçimde olumlu bir yaklaşım göstermemiştir. Aksine demokrasi ve özgürlük adına verilen mücadeleye, yoğun operasyon, sindirme, asimilasyon ve idamlarla karşılık vermektedir. Demokratik ulus bilinciyle halkımızın kendi özgür statüsünü oluşturmak için verdiği mücadele önemli bir düzey kazanmıştır.

Kuzey Kürdistan'da, Reber Apo, 2013 yılı Newroz’un da bir demokratik çözüm sürecini başlatmıştır. Ne var ki, AKP devleti, Önderliğimizin ve hareketimizin başlatmış olduğu, demokratik çözüm sürecine olumlu ve samimi bir yaklaşım göstermemiştir. Tamamen taktiksel bir yaklaşım içerisinde olmuş, her zamankinden daha yoğun ve yaygın bir psikolojik savaş geliştirmiştir. Bu nedenle süreç tıkanmış ve yeni bir devrimsel hamle sürecine girilmiştir. Türk sömürgeciliğinin, Kürdistan'da artık ne fiziki imha ne de asimilasyon ve entegrasyon politikalarıyla varlığını sürdürmesi mümkün değildir. Halkımız ve hareketimiz kendi öz gücüyle ve mücadelesiyle kendi özgür statüsünü oluşturma sürecindedir.

KNK 14. Olağan kongresi, bölgemizde ve Kürdistan'ın dört parçasında tarihi fırsatlarla dolu önemli gelişmelerin yaşandığı böyle bir ortamda gerçekleşmektedir. Halkımız hiçbir zaman özgürlüğüne bu kadar yakın olmamıştır. Şimdi Kürtlerin yüzlerce yıllık rüyası olan, Kürt Ulusal Birliğini gerçekleştirmek, tarihin önümüze koymuş olduğu en önemli görev olmaktadır. Kongrenizin bu konuda geniş bir perspektifle tartışıp, önemli kararlar alacağına dair inancımız tamdır. Kürtler tarih boyunca her zaman direnen bir halk olmuştur. Bu direnişini bugün daha önderlikli ve daha örgütlü bir düzeyde geliştirmektedir. Her zaman eksik ve yarım kalan ise diploması ayağı olmuştur. Bugün öz gücüne dayanan ilkeli ve onurlu bir diploması geliştirmek için, muazzam imkânlar ortaya çıkmıştır. Kongrenizin bu konuda kapsamlı bir tartışma yürütüp, doğru görevlendirmeler yaparak,  güçlü kararlar alacağına inanıyoruz. Bunun için kongrenin tüm bileşenleri ve delegelerinin tam bir ulusal seferberlik ruhuyla tüm imkanlarını seferber ederek ve kendilerini olanca güçleriyle katarak çalışması gerekmektedir.

KNK çok büyük zorluklar pahasına onurlu ve önemli bir mücadele vermiştir. Önder Apo, Kürt ulusal birliğinin yaratılması için her zaman yanınızda olmuş, destek vermiştir. Biz de hareket olarak KNK’nin varlığını, Kürt ulusal birliğinin yaratılmasındaki rolünü ve önemini her şeyin üzerinde tutan ve değer veren bir yaklaşım içerisinde olmaya çalıştık. Bundan sonra da aynı bilinç ve sorumluluk anlayışıyla hareket edeceğimiz tartışmasızdır. Uzun yıllara dayanan tecrübelerinize güvenerek 14. Kongrenizle, halkımızın demokrasi ve özgürlük umutlarına cevap olacağınıza inanıyor, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyor ve mücadelenizde başarılar diliyoruz.”