İHD ve TİHV'den 'idam cezası' uyarısı

İHD ve TİHV, "Ölüm cezasının geri getirilerek muhalifler üzerinde Demokles’in kılıcı gibi tutulması başka siyasal, sosyolojik, hukuksal sorunlara yol açacağı" uyarısında bulundu.

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) gündeme getirilen "idam cezası" tartışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

"Ölüm cezası geri getirilemez" başlığıyla yayınlanan açıklamada, "Ölüm cezası verilerek idam edilen merhum Başbakan Adnan Menderes’in siyasal takipçisi olduğunu söyleyen Sayın Cumhurbaşkanının ölüm cezasını tartışmaya açması etik ilkeler bakımından da sorunludur. Başbakanların, devrimci öğrenci gençlik liderlerinin ve daha birçok insanın ölüm cezası verilerek haksız yere idam edildiği bir ülkede ölüm cezasını tekrar geri getirmeye kalkışmanın gerek ulusal gerekse uluslararası açıdan ağır hukuksal ve siyasal sonuçlarının olacağını öngörmek gerekir" denildi.

İdam cezasının, "devlet eliyle taammüden işlenmiş cinayet" şeklinde tanımlandığı açıklamada, "Yaşam hakkı, korunması gereken en öncelikli haktır. Bizzat devletler tarafından bir ceza olarak yaşam hakkının ortadan kaldırılması, geri dönüşü olmayan ve giderilmesi olanaksız zararlara yol açarak insanlık değerlerinin yok sayılmasına neden olur, dolayısıyla insan hakları savunucuları tarafından asla kabul edilemez" denildi.

Açıklamada uluslararası sözleşmeler ve BM'nin yaşam hakkına ilişkin hükümlerine işaret edildi. Açıklamada, uzun mücadeleler sonucu Anayasa'dan idam cezasının kaldırıldığı hatırlatıldı ve idam cezasını yasaklayan uluslararası belgelere dikkat çekildi.

Açıklama şöyle devam etti: 

"Avrupa Birliğinin en önemli temel şartlarından da birisi olan ölüm cezasının kaldırılması konusunda geriye düşmek Türkiye için ağır siyasal, ekonomik, hukuksal, kültürel ve sosyolojik sonuçlar doğuracaktır. Türkiye’yi fiili başkanlık modeli altında yöneten ve giderek tek adam yönetimine yönelmekte olan Sayın Cumhurbaşkanının anti demokratik önerileri tartışmaya açması karşısında özellikle AKP içindeki demokratların sessiz kalması Türkiye demokrasi tarihinde unutulmayacak bir kötü örnek olarak kalacaktır. Sadece AKP değil, tüm siyasal partilerin bu tip anti demokratik ve insan haklarına aykırı önermelere karşı sesini yükseltmesi ve tutum alması gerekmektedir. Türkiye başta Kürt sorunu olmak üzere temel sorunlarını çözememiş ve bu nedenle bir şiddet ortamını sürekli yaşamaktadır. Ölüm cezasının geri getirilerek muhalifler üzerinde Demokles’in kılıcı gibi tutulması başka siyasal, sosyolojik, hukuksal sorunlara yol açacaktır. Her şeye rağmen şu unutulmamalıdır ki; Türkiye’de insan hakları ve demokrasi mücadelesi yürütenlerin ölüm cezasının geri getirilmesine kararlı biçimde karşı çıkacaklarının bilinmesi gerekir."