1. HABERLER

  2. MAKALE

  3. Her Sunninin Alevilere özür borcu var
Her Sunninin Alevilere özür borcu var

Her Sunninin Alevilere özür borcu var

Hepimizin Alevilere özür borcu var. Hem de defalarca.O özrü dilemenin vakti bugünlerdir. ”Ama”’sız,”Fakat”’sız dayanışma göstermek en yerinde özür olacaktır.

A+A-

Özcan Kırbıyık yazdı

Bir an düşünün,

Ülkenin kuruluşundan bugüne dek, devlet katında camiilerin birer kültür merkezi olarak kabul edildiğini,

Ve itirazı olan Sunnilere “İşine gelirse kardeşim!”  dendiğini..

***

Her yerde Cem Evleri... Ama her yerde

Üstelik, devlet destekli yapılmış bu Cem Evlerindeki Dedelere her ay devlet tarafından maaş ödendiğini..

Başını çevirdiğin her yerde, gözün alabildiği her yer Cem Evleri.

Gelen her başbakan Alevi inanç liderlerini övüyor, İstanbul’un en yüksekçe yerlerine, en büyük Cem Evleri yapmakla övündüğünü,

Olayı abartıp;bütün Ortadoğu semalarında görünecek bir Cem Evinin yapılmasından bahseden çılgın başbakanlarca yönetildiğini ,

Camii’den, Sunnilikten, ibadetlerinden bahsedince sana tuhaf,i ğrenerek bakan güruhlarının arasında yaşamak zorunda kaldığını düşün.

Hatta yeri geldiğinde, bu güruha meydanlarda senin Sunniliğinden dem vurarak yuhalatan radikal Alevici bir başbakanı heran televizyonlarda  görmek zorunda olduğunu düşün.

Gurbette değil ha! Kendi özyurdunda bütün  bunların olduğunu düşün.

***

Hıncını almıyor, alamıyor bir kere Alevici hükümet ve devlet,

Ve Diyanet İşleri Başkanlığı diye garip bir ucube keşfedip, Aleviliği ders kitaplarından, ev yaşımına kadar bir Sunni olan sana yaşam alanının her evresinde dayatıyor da dayatıyor.

Bilboardlarda Alevici bir jargon,

Ecdad lakırdılarında Alevici bir jargon..

Daha neler neler..

Hem de bütün bunların hepsinin  bir Sunni olarak senin de, tıpkı bir Alevi gibi verdiğin vergilerle yapılıyor olduğunu düşün. .

Bu acıya hergün artan bir yobazlıkta maruz kaldığını düşün..

***

Sivas’ta  Sunni alimlerin kaldığı bir otelde sloganlarla yakıldığını,

Çorum’da kırıma maruz kaldığını,

Maraş’ta annesinin karnı deşilerek çıkarılan hiç yaşayamayan  bebeği düşün,

Malatya’da evlerinin işaretlendiğini,

Dersim’deki yüzbinleri..

Evet Gazi’de de onlarcası..

Yetmemiş!

Bütün bunlarla büyük şehirlere göçe zorlanmış, orda da  en izbe, en kuytu  yerlerde yaşamak zorunda bırakılmış, devlet kadrolarında es geçilmiş oldunuğu düşün.

Ve bütün bunları sadece Sunni olduğun için, çoğunluk ol(a)madığın için yaşamak zorunda bırakılmış olduğunu düşün..

***

İstanbul Fatih Camii’n de bir cenaze töreni sırasında camii yakınlarında eylem yapan göstericilerin üzerine hedef gözeterek polislerce  ateş açıldığını, kafasından vurulanlar, bacağından vurulanlar...

Ölenler,

Ölemeyenler,

Sakat kalanlar,

Ölüp saatlerce sokak ortasında öylece kalanlar,

Ölemeyip polisin başucunda zafer kazanmış edasıyla bekleyip yerde yatanları,

Sakat kalıp hastanede ve adliyede yemediği  hakaret ve küfür kalmayanları,

Geride bıraktığı ailesi ve yakınları devlet nezdinde  sırf Sunni olmalarından dolayı, çok öncesinden fişlenmiş olduklarını düşün.

Fatih Camiisi yerine Okmeydanı’nda bir Cem Evi,Sunni yerine Alevi yazarsak bu zulümlerin hepsi bu hafta içinde Alevilere, ’ İslamcı’ hükümetimizce “müstehak” görüldü.

Kulağa hiç hoş gelmiyor bunlar,ama Alevilerin bir gününün küçük bir  özeti bile olamaz bu.

***

Son zamanlarda AKP hükümetinin devlet eliyle  Aleviler üzerinde yoğulaştırdığı mezalimliği görmeyen,görmek istemeyen,susan,pısan bütün İslam alimleri,dindar çevreler  bu zulmün,bu kültürel,inançsal soykırımın ortağı ve bu zalimlerin yol arkadaşı olarak anılacaktır.Başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere...

.***

Sosyolojik olarak Türkiye Cumhuriyeti’nde makbul vatandaş prototipi şu şekildedir: Ulusu: Türk,Mezhebi: Sunni ve Cinsiyeti: Erkek bireyler. Kısaca “Sünni/Müslüman Türk erkek devleti” şeklinde bir ülkede yaşıyoruz.

Ezilenlerin ezici çoğunluğunun bu kategoriye dahil olmayışından, yukardaki  önermenin doğruluğunu görmek mümkün.

Hepimizin Alevilere özür borcu var. Hem de defalarca.O  özrü dilemenin  vakti bugünlerdir. ”Ama”’sız,”Fakat”’sız dayanışma göstermek en yerinde özür olacaktır.

Ben öyle yapacağım..

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum