1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. HDP'li Irmak'tan İnce, Çapraz ve cenazeler hakkında önerge
HDP'li Irmak'tan İnce, Çapraz ve cenazeler hakkında önerge

HDP'li Irmak'tan İnce, Çapraz ve cenazeler hakkında önerge

HDP'li Selma Irmak, Yüksekova'da dün vurularak hayatını kaybeden Sürmi İnce'yi, Erzurum'da karıştırıldığı iddia edilen YPS'lilerin cenazelerini ve yaralı tutuklu Sibel Çapraz'ın durumunu Meclis'e taşıdı.

A+A-

YÜKSEKOVA HABER

ANKARA - HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak, dün Yüksekova'ya bağlı Büyükçiftlik'te vurularak hayatını kaybeden 57 yaşındaki Sürmi İnce ile Erzurum'da karıştırıldığı iddia edilen YPS'lilerin cenazelerini Meclis'e taşıyarak İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın açıklaması talebiyle soru önergesi verdi.

HDP'li Irmak ayrıca, Yüksekova'da gürültü eylemi sırasında vurulan ve ardından yaralı halde tutuklanan Hakkari İl Genel Meclisi üyesi Sibel Çapraz'ın da durumunu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a sordu.

YÜKSEKOVA'DA VURULAN SÜRMİ İNCE

Önergenin gerekçesinde Irmak şu ifadeleri kullandı:

"Yazılı basına yansıyan haberlere göre Hakkari’nin Yüksekova İlçesi’inin Büyükçiftlik Beldesi'nde bulunan Hêratun bölgesinde, 55 yaşındaki Sürmi İnce, ot biçen çocuklarına kahvaltı götürürken askerlerce taranarak öldürüldüğü belirtilmektedir.  Sabah saat 08.00 sıralarında 2 askeri zırhlı araçtan inen askerlerin yaklaşık 5 dakika boyunca İnce ile eşi Hasan İnce (58) İnce'nin oğulları Ahmet (17) ile İsmail (30) İnce ve gelin Asya İnce'yi (25) taradıkları belirtilmektedir. İnce'nin tek kurşun ile saldırı sırasında yere yığıldığını aktaran görgü tanıkları, kendilerinin ise canlarını zor kurtardıklarını anlattı"

55 yaşındaki Sürmi İnce'nin, eşinin ve oğlunun gözleri önün de yaklaşık 5 dakika boyunca tarandığı belirten Hasan İnce, "Karakol başçavuşunun aralarında bulunduğu yaklaşık 7 ile 8 asker bizleri tanımasına rağmen taradılar. Yardım talep ettik fakat araçlarına binip gittiler" dedi. Asker saldırısına maruz kalanlar arasında olan ve aynı zamanda katledilen İnce'nin eşi olan Hasan İnce, daha önce biçtikleri otları topladıkları esnasında saldırıya uğradıklarını söyledi. Eş İnce, "Yol ile aramızdaki mesafe 15 ya da 20 metreydi. Baktık yoldan 2 askeri araç geldi ve yanımızda durdu. Yaklaşık 7 ya da 8 kişiydiler. Yanlarında da karakol başçavuşu olan soyadını bilmediğim Muharrem vardı. 'Hepiniz teröristsiniz' dedikten sonra askerlere dönerek 'ateş' emrini verdi" sözleriyle olaya aktarmıştır.

Asker saldırısının başlaması ile birlikte kendilerini yere attıklarını dile getiren eş İnce, "Yere attıktan sonra eşim bağırdı. Eşim bağırdıktan sonra bende yardım edin diye bağırdım. Ateş kesildikten sonra yardım çağrısında bulundum. Askerler hiç yardım etmeden, tek bir şey demeden araçlarına binerek oradan ayrıldılar. Kıyamet günü de olsa iki elim Muharrem başçavuşun yakasındadır. Allah bunu onun yanına bırakmasın" sözleri ile tepkisini dile getirdiği belirtilmektedir.

Oğul İsmail İnce ise, yaşadıklarını şu sözlerle aktarmıştır: "Ot topluyorduk. Bizleri de çok net görüyorlardı askerler. Aramızda en fazla 20 metre vardı. Hiçbir şey demende direk taradılar. Zaten ilk ateşte annem yere düştü. Karakol herkesi tanır. Bizi de tanır. Bizlerde onları tanırdık. Tanımamaları gibi bir imkân yok. 5 dakika boyunca bulunduğumuz bölgeyi taradılar. Ondan sonra da ne kadar yardım edin, yaralı var dediysek de gittiler" diye bilgi vermiştir."

SORULAR

* Sayın bakan basına yansıyan bu olaydan haberdar mıdır?

 * Bu olayla ilgili bir inceleme başlatılmış mıdır?

* İnce Ailesiyle ile bir irtibata geçilmiş midir?

* Bu askerler hangi karakola bağlıdır?

* Karakol komutanı Muharrem Başçavuş kimdir? Hangi karakolun komutanıdır?

* 15 Temmuz Kalkışmasıyla bağlantılı olarak bu askerlerin bir provokasyon girişiminde bulunma ihtimalleri var mıdır?

* İnsan canına kasteden bu menfur uygulamalarında bu kişiler bu gücü kim veya kimlerden almaktadırlar?

* Hak ihlallerinin had safhaya ulaştığı bölgede vatandaşların canına ve malına kasteden saldırılara karşı ne gibi tedbirler almayı düşünüyorsunuz?

ERZURUM'DA DEFNEDİLEN CENAZELER

Önergenin gerekçesinde "Yazılı basından edinilen bilgiye göre; Hakkkari’nin Yüksekova İlçesi’ndeki abluka ve sokağa çıkma yasakları sürecinde çıkan çatışmalarda ölen ve daha sonra cenazesi Erzurum Adli Tıp Kurumu’na (ATK) kaldırılan Mevlüt Selazer’in ailesi gittikleri ATK’de kendilerine 5 farklı cenazenin verildiğini belirtmişlerdir. Yaklaşık 1 ay önce verdikleri DNA örneğinin eşleşmesi üzerine Erzurum’a giderek kendilerine gösterilen cenazeyi teslim alan aile, cenazeyi defnetmek için getirdikleri Van’da cenazenin çocuklarına ait olmadığını fark etti. Bir kadına ait olan cenazeyi alarak tekrar Erzurum’a burada da bir gün içinde, 3’ü kadın olmak üzere 5 farklı cenaze gösterildi." diyen Irmak, Bakan Ala'ya şunları sordu: 

* Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne ait Abdurrahman Gazi Mezarlığı’na defnedilen 53 cenazenin DNA örnekleri alınmış mıdır?

* -Defnedilen 53 cenazenin kaçının ailesi tespit edilip ailesine teslim edilmiştir?

* Bu 53 cenaze ile ilgili kaç aileden kan örneği alınmıştır?

* Mevlüt Selazer ailesinin yaşadığı bu durumdan haberdar mısınız?

* Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne ait Abdurrahman Gazi Mezarlığı’na numaralandırılarak defnedilen 53 cenazenin gömülmesinde karışıklık olduğu iddiasından haberdar mısınız?

* Erzurum Adli Tıp Kurumu (ATK), Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Erzurum Mezarlıklar Müdürlüğü hakkında bir inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa inceleme hangi aşamadadır?

YARALI TUTUKLU SİBEL ÇAPRAZ

" 15 Ameliyat geçiren ve 4 dört ameliyat daha geçirmesi gereken Çapraz’ın Menemen R Tipi Cezaevi’ndeki tek kadın hükümlü olduğu belirtilmektedir. Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) “sağlık koşulları nedeniyle cezaevinde kalması uygun değildir” raporu vermesine rağmen Çapraz, 5 aydır cezaevinde tutulmakta ve Yüksekova Savcılığı söz konusu iddianame yeni hazırlanmıştır. Halen kalın bağırsağı dışarıda olan ve kolostomi torbası ile yaşayan Çapraz, banyo, yeme, içme, elbise giyme, saç  tarama gibi genel insani ihtiyaçlarını bile kendi başına karşılayamayacak durumdadır. Sağ kolunu kullanamadığı gibi sağ kolunun iki parmağını da hareket ettiremeyen Sibel Çapraz’ın iki parmağının ve kolunun hayat bulması için de tendon, sinir ve estetik cerrahi olmak üzere en az üç ameliyat geçirmesi gerekiyor. Dışarıda olan kalın bağırsağının içeri alınması için olması gereken kalın bağırsak ameliyatının üzerinden üç ay geçtiği belirtilmektedir." diyen Irmak, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a şunları sordu

1-Sibel Çapraz’ın hayati risk altında ve kendi ihtiyaçlarını karşılayamayacak durumda olmasına rağmen neden cezaevinde tutulmaktadır?

2-Çapraz, Bakırköy Cezaevi’nden neden İzmir Menemen R Tipi Cezaevi’ne nakledilmiştir?

3-Çapraz’ın Menemen R Tipi Cezaevi’nde kalan tek kadın tutuklu olduğu doğru mudur?

4-Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) Çapraz’ın sağlık koşullarının cezaevinde kalmaya müsait değildir raporu neden dikkate alınmıyor? Çapraz’ın sağlık durumuna dair Adli tıpın herhangi bir raporu mevcut mudur?

5-Hasta olarak 5 aydır cezaevinde olan Çapraz’ın davası hangi aşamadadır?

6-Sibel Çapraz’ın vurularak yaralanmasıyla ilgili herhangi bir soruşturma açılmış mıdır? Açılmışsa hangi aşamadadır?

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.