HDP'li Altan Tan: Siyasi çalışmalarıma devam edeceğim

HDP'li Altan Tan yazılı açıklama yaparak, "Bundan önce de yaptığım gibi bundan sonra da siyasi çalışmalarıma, istişare ve girişimlerime devam edeceğim. Aktüel meseleler ile ilgili görüş, kanaat ve fikirlerimi de kamuoyuyla paylaşmayı sürdürecegim." dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, yazılı bir açıklama yaparak hakkındaki çıkan haber ve eleştrilere yanıt verdi, "Siyasi çalışmalarıma devam edeceğim" dedi.

Altan Tan'ın yazılı açıklaması şöyle:

"Bugün sadece Kürt siyaseti değil, topyekûn Türkiye ve Ortadoğu siyaseti derin bir kriz ve buhran yaşamakta ve ciddi bir yol ayrımında bulunmaktadır.

Türkiye'de son seçimlerde seçmenin %50’sinin oyunu alarak Mecliste büyük bir çoğunluk elde eden ve 14 yıldır iktidarda olan AKP yöneticileri ülkedeki kutuplaşma, kamplaşma, ayrışma ve gerginliği ortadan kaldırarak sosyal uzlaşı ve toplumsal mutabakatı sağlayacaklarına; ısrarla kullanmaya devam ettikleri çatıştırıcı, ayrıştırıcı ve ötekileştirici dil ve siyasetle gerginliği tırmandırarak kendileri bizzat kutuplaşmanın sebebi olmaktadırlar.

Kürt sorununa demokratik çözümlerden uzak politikalarla Alevi-Sünni, Dindar-Laik çelişkisinden ve geriliminden oy devşirme, tabanı konsolide etme ve iktidarı sürdürme hesabı bir müddet sonra en büyük zarar ve hüsranı bu hesabı yapanlara verecektir.

Kürt sorununun yıllardır içinden çıkamadığı şiddet sarmalı ve çatışmalı süreç geçmişte on binlerce insanımızın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanımızın yerinden, yurdundan olmasına neden olmuştur. Sorun bugün de aynı şekilde can almaya, ev yıkmaya devam etmektedir.

Maalesef ülke adım adım büyük bir kaosa, krize, keşmekeşe ve sonuçları ülkede yaşayan herkes için felaket olacak kanlı ve karanlık bir iç savaşa doğru sürüklenmektedir.

Bu tarihi kavşak noktasında tüm aklı selim sahiplerine büyük görevler düşmektedir.

Türkiye’yi tarihi, kültürel, dinsel, etnik ve mezhebsel farklılıkları ve değerleriyle barışık, Batı Dünyası’nın tüm müspet tecrübe ve kazanımlarını içselleştiren; Müslim-Gayrimüslim, Dindar-Laik, Türk-Kürt ,Alevi-Sünni… İşçi, köylü, memur, esnaf, öğrenci… Herkesin hakkını, hukukunu, hürriyet ve kimliğini tanıyan ve gözeten; adil, şeffaf, meşru ve demokratik bir cumhuriyet haline getirmesi beklenen AKP iktidarı, bunun tam tersi bir yönde tek adam yönetimine dayalı otoriter ve totaliter bir 3. Dünya ülkesi olma yolundadır.

Bunun yanı sıra bir bütün olarak Kürt siyasi partileri, çevreleri ve siyasetçileri de bir yol ayrımındadır.

Şiddet, çatışma ve topyekûn savaş ile demokratik ve meşru siyaset arasında nihai bir tercihte bulunmak gerekmektedir.

Çare ve çözüm tüm etnik-dini-mezhebi-sınıfsal ve ideolojik farklılıkları birlikte barış içinde yaşatmayı hedefleyen demokratik, barışcıl, legal ve vesayetin olmadığı bir siyaset olmalıdır.

Bu amaç doğrultusunda bugün yapılması gereken derhal ve behemehal, hak, adalet, hürriyetleri öne çıkaran yeni adil bir demokratik Türkiye perspektifi ortaya koymak ve bu çerçevede bir birliktelik ve hukuk oluşturmaktır.

Son günlerde başta Sayın Rıza Türmen, Tarık Ziya Ekinci, Mehmet Altan, Mücahid Bilici, Ali Bulaç, Vahap Coşkun, Mesut Yeğen, Tarhan Erdem, Levent Gültekin ve Taha Akyol olmak üzere her kesimden çok sayıda aydın ve siyasetçinin demokrasi bloğu oluşturma ve sorunları “sakin, bilgece ve rafine” bir şekilde çözme çağrıları hayati derecede önemlidir. Bu çağrılar mutlaka karşılık bulmalıdır.

İçinde tüm farklı kesimlerin ve çevrelerin yer alacağı böyle bir demokrasi bloğu/cephesi ancak bu ülkedeki tansiyonu ve gerilimi düşürerek toplumsal uzlaşmayı ve barış iklimini sağlayabilir.

Açıklamalarım ile ilgili spekülatif değerlendirmelerin muhatabı değilim.

Bundan önce de yaptığım gibi bundan sonra da siyasi çalışmalarıma, istişare ve girişimlerime devam edeceğim. Aktüel meseleler ile ilgili görüş, kanaat ve fikirlerimi de kamuoyuyla paylaşmayı sürdürecegim."