HDP'li Akdoğan, Bakan Ala'ya Çapraz'ı sordu

HDP'li Nihat Akdoğan, Yüksekova'da polislerce vurulan ve tedavi gördüğü esnada tutuklanan Hakkari İl Genel Meclisi üyesi Sibel Çapraz'ın sağlık durumunu ve tedavi aşamasını İçişleri Bakanı Efkan Ala'ya sordu.

YÜKSEKOVA HABER

ANKARA - HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan, Yüksekova'da hendek ve barikat operasyonu esnasında canlı kalkan olmak isterken vurulan Hakkari İl Meclisi Eşbaşkanı Sibel Çapraz'ın sağlık sorunlarını Meclis'e taşıyarak, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.

Yüksekova'da Çapraz'ın polis ateşi sonucu yaralandığını ve 96 günlük tedavisi boyunca 15 ameliyat geçirdiğini hatırlatan Akdoğan, "Sibel Çapraz, 2 Mart 2016 tarihinde İstanbul'da tedavi gördüğü hastaneden Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki ameliyatını olmak üzere  taburcu edilmiştir. Ancak ameliyata girmesi gereken Çapraz, polis tarafından gözaltına alınarak önce İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne, ardından İstanbul Adliyesi’ne götürülerek Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile Yüksekova Sulh Ceza Mahkemesi tarafından yargılaması yapılmış, yaralı olmasına ve hayati ihtiyaçlarını tek başına karşılama durumu olmamasına rağmen tutuklanma kararı verilerek, sedyeyle Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi'ne gönderilmiştir" ifadelerini kullandı.

Çapraz'ın vücuduna isabet eden kurşunlar nedeniyle bir kolunun işlevsizleştiğini, bağırsaklarında da ciddi tahribat oluştuğunu vurgulayan Akdoğan, "Vücudunda oluşan tahribat nedeniyle yürüyemeyen Sibel Çapraz’ın bir kolu da alçıda tutulmaktadır. Ahlaki ve vicdani hiçbir değer taşımayan bir yaklaşımla cezaevinde tutulan Çapraz, özellikle dışarıda olan bağırsağın tedavisi tam teşekküllü bir hastanede mümkün iken, sadece haftada bir gün hastaneye götürülerek tedavi edilmeye çalışılmaktadır. Ancak bu bile, cezaevi yönetimi tarafından bazen sudan bahanelerle “araç yok, asker yok” denilerek engellenmekte ve Çapraz, hastaneye götürülmemektedir. Götürüldüğü zaman da, ya doktor bulunmamakta ya da hastalığı ile ilgili olmayan ilaçlar verilmektedir. Devletin cezaevinde tuttuğu bir insanın bütün yaşamı ile ilgili birinci derecede sorumluluk sahibi olduğu gerçeğinden hareketle, bilhassa kendi başına yaşamını idame etme durumuna sahip olmayan bir tutukluyu tedavi ettirmesi, anayasal, vicdani ve ahlaki görevidir. Devletin bu sorumluluğuna rağmen, her an enfeksiyon kapma durumu olan ve yaşamı tehlikede olan Sibel Çapraz ölümle baş başa bırakılmıştır. Cezaevinde yaralı halde tutulan Sibel Çapraz’ın ihtiyaçları, koğuş arkadaşları tarafından karşılanmakta, bağırsaklarına takılı torbadahi doktor gözetiminde değiştirilmesi gerekirken, koğuş arkadaşları tarafından değiştirilmektedir" dedi.

HDP'li Akdoğan, Bakan Ala'ya şunları sordu:

1-Halkın oylarıyla seçilmiş olan, yerel demokrasinin en önemli kurumlarından olan Hakkari İl Genel Meclisi üyesi ve Demokratik Toplum Meclisi Eşbaşkanı Sibel Çapraz’ın yaralanma olayı ile ilgili yapılmakta olan bir soruşturma söz konusu mudur?

2- Vücuduna isabet eden kurşunların oluşturduğu yaralar nedeniyle 96 gün boyunca geçirdiği 15 ameliyatla yaşamını sedye üzerinde devam ettiren Sibel Çapraz’ı  “kaçma şüphesi var” gerekçesiyle verilen tutuklama kararı bakanlığınız tarafından incelenmiş midir? Hukuki boyutu tartışmalı olan böylesi bir kararın değerlendirmesi nasıl yapılmaktadır?

3- Sibel Çapraz’ın, ateşli silahın nedeniyle vücudunda oluşan yaraların tedavisi cezaevinde mümkün değil iken, neden tam teşekküllü bir hastanede tedavi edilmemektedir?

4- Yaşam ihtiyaçlarını dahi başkalarının yardımı olmaksızın karşılamayan Çapraz’ın tedavisi cezaevi koşullarında nasıl yapılmaktadır? Uzman doktorun dahi bulunmadığı Bakırköy L Tipi Kadın Kapalı Cezaevi bu tedaviyi sağlayabilecek potansiyele sahip midir? Teknik donanımı var mıdır?

5-  Bağırsağı dışarıda, kolu alçıda olan ve yürüyemeyen haftada bir defa hastaneye götürülerek sağlığına kavuşması mümkün olmayan Sibel Çapraz, koşulları böylesi ağır bir hastaolarak, nasıl iyileştirilecektir?

6- Sibel Çapraz’ın tutukluluğu ve yargılanması yönünde tekrardan bir değerlendirme söz konusu olacak mıdır? Sağlığına kavuşması için gerekli tedavinin koşulları oluşturulacak mıdır?

7- Devlet, cezaevinde tuttuğu bir insanın bütün yaşamı ile ilgili birinci derecede sorumluluk sahibi olmasına rağmen, hangi gerekçeyle hayati tehlikesini önlememektedir? Yaşanacak olumsuzluktan kim sorumlu olacaktır?

8- Türkiye toplumun vicdanını kanatan hasta tutsaklar konusunda bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır? Yaşam tehlikesi olan ve tedavi ihtiyacı duyan kaç hasta tutsak bulunmaktadır?