HDP ve DBP heyeti Yüksekova'da incelemelerde bulundu

HDP ve DBP heyeti Hakkari'nin Yüksekova ilçesi'nde 3 gün önce zırhlı polis aracından açılan ateş sonucu yaşamını yitiren 4 kişinin ailelerini ziyaret ederek başsağlığı diledi.

İMAD TAŞ / YÜKSEKOVA HABER

YÜKSEKOVA - Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde geçtiğimiz Cumartesi günü zırhlı araçtan açılan ateş sonucu 4 kişi yaşamını yitirmiş, 3 kişi de yaralanmıştı. Olayın ardından HDP ve DBP heyeti ilçeye gelerek olay yerinde incelemelerde bulundu, yaşamını yitirenlerin ailelerine baş sağlığı diledi. 

Olay yerindeki incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, "Bu katlimadan hem Hakkari Valiliği hemde Yüksekova kaymakamlığı birebir sorumludur. Biz artık bu lafları çok duyduk, laf dinletemiyoruz. İçişleri Bakanlığı Valiliğine, Valisi kaymakamına, Kaymakamı emniyet birimlerine laf dinletemiyor gibi bir yaklaşım gerçeği gizlemekten başka bir durum değildir. Son bir yıldır uygulanan savaş stratejisi, halklar arası savaşı derinleştirmek, milleyteçi-şovenizm yaklaşımlarla Kürt-Türk çatışmasına zemin hazırlayan yaklaşımların bir sonucudur.  Burada ki yurttaşlarımız sadece oturdukları, sadece burada kendilerine ait bir mekanda, kendilerine ait sokakta, kendilerine ait caddede durdukları için yaşam hakları elinden alınmıştır. Bu kabul edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu sokaklar,bu kentler bu halkındır. Emniyetin görevi halkın güvenliğini tehtid etmek değildir, yaşam hakkını elinden almak değil güvenliğini sağlamaktır ama şuan emniyet birimleri bu ülkede yurttaşın güvenliği hakkını ortadan kaldıran, güvenliğini ortadan kaldıran bir politakanın sahibi haline gelmiştir" dedi.

i-1-20161011163406.jpgDemokratik siyasetin olanaklarının tamamen ortadan kaldırıldığını kaydeden Tuncel, "Savaş çatışma tamamen derinleşmiştir. Artık demokratik siyasette insanalrın kendini ifade etme durumu ortadan kalkmıştır. Bugün yapılması gereken şey bu politikadan vazgeçilmesidir. Eğer bir yerde devblet zorla kalıyorsa, panzerlerin içinde sıkışmışsa orada gerçek anlamda demokrasi ve özgürlük yoktur. İşçişleri Bakanı, katliamdan sorumludur. Devletin acımasızlığının getirdiği nokta Türkiye’de sorunları daha karmaşık hale getirmektedir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan milletçilikten dem vurdukça, buradaki bir memur da kendisine iş çıkartıyor. Sokaklara yansımasını görüyoruz. 1’i çocuk 4 insan burada yaşamını yitirdi. Bunun hesabını nasıl verecek devlet. Sadece bir kişiyi tutuklayarak bu işin sorumluluğundan kurtulamaz. Çünkü bu meseleye zemin sunan, iktidarın kendisidir. Bu ülkenin gidişatına dur denilmesi gerektiğini düşünüyoruz. AKP’li bir yöneticinin dün televizyonda söylediği şey bence çok çarpıcıdır. Ölen askerlerin ölmesinin doğal olduğunu çünkü para aldıklarını söylüyor. Aslında zihniyetleri budur. Bunu Türkiye halkının görmesi gerekir. Bu ülkede gençlerin ölümünden kim çıkar sağlıyor, herkesin görmesi lazım. Türkiye halkınnın da dönüp Kürdistan’a bakması lazım. Bu ülkeyi parlamento yönetmiyor. Fiili olarak Başkanlık sistemine geçilmiş durumda. Biz bir kez daha bu katliamı lanetliyoruz.  Biz şimdi açıklama yapıyoruz, orada bir panzer bekliyor. Bu panzerin namlusunun tekrar bize dönmeyeceğinin garantisini kim verebilir? Kimse vermez. Bunun ortadan kaldırılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

i-2-20161011163406.jpgTuncel ve beraberindeki heyet, açıklamaların ardından hayatını kaybeden Serhat Buldan, Nejdet İşözü ve Aydın Tümen için Yeni Mahalle’deki Karaylar Camisi’nde kurulan taziyeye katıldı. Taziye ziyaretinin ardından heyet, hayatını kaydeben diğer vatandan Rahmi Sefalı’nın taziyesine katılmak üzere Esendere Beldesi’ne bağlı Güvenli (Şahê) köyüne hareket etti.